Aiperi Seiitbekova
3 years ago - 7 Dakika, 2 Saniye
tr
az
en
kk
ky
uz
ru
tk

19. Yüzyılda Kırgızların Bağımsızlık Savaşçısı Ormon Han

Ormon Han, 19. yüzyılda Kuzey Kırgızları'na liderlik yapan ve sıradışı savaş taktikleri ile ün kazanan büyük bir Kırgız hanıdır. 

19. Yüzyılda Kırgızların Bağımsızlık Savaşçısı Ormon Han

Hayatı boyunca Rus Çarlığı, Çin ve Hokand Hanlığı üçgeninde sıkışıp kalan halkının bağımsızlığı ve geleceği için büyük mücadele veren Ormon Han 1791 yılında dünyaya gelmiştir. Babası Niyazbek Kuzey Kırgızları'nın, diğer değişle Arkalıklar'ın Sarıbagış boyunun aksakalıydı. Dedesi Esengul Biy (bir boyun beyi) ise Kalmuk baskınlarına karşı mücadele etmiş büyük bir savaşçıydı.

İtibarlı ailenin sekiz evladının bir olan Ormon küçüklüğünden beri akıllı ve cesur olarak büyümüştür. Yaşıtlarından daha iri ve güçlüydü.

6 yaşındayken ata binmiş ve savaş sanatlarını öğrenmeye başlamıştır. Bunların dışında babasının atlarına ve develerine bakmıştır. Ormon ilk kez 15 yaşındayken er meydanına çıkmıştır. 

Ormon Han, bir gün develeri güderken köyündeki tüm atlar çalınır. Bunu duyar duymaz hırsızları kovalayan kalabalığın peşine düşer. Çatışmaya çoban sopası ile giren Ormon herkesin önünde hırsızların çoğunu bertaraf eder. Böylece yiğitliğe geçiş yapar. Ormon artık bir savaşçı olarak savaşlara katılmaya başlar. 

Kazaklara karşı ilk savaşında orduya komutanlık yapmıştır. Yaşadığı dönemde erken yaşta evlililk yaygın olduğundan Ormon da 15 ya da 16 yaşında evlendirilmiştir. Bu evlilikten Ümötaalı ve Çargın isimli iki oğlu olmuştur.

Savaşçı Ormon

Genç Ormon savaşlarda kullandığı taktikleri ve zaferleri tez zamanda bir kahraman olarak ün kazanmıştır. Aynı zamanda Kuzey Kırgızları'nı Hokand Hanlığı'nın sömürgesinden korumaya başlamıştır. Bu durumdan rahatsız olan ve bu bölgeyi elinden çıkarmak istemeyen Hokand Hanlığı Ormon'u kendi tarafına çekmek için çok çaba göstermiştir. Kırgız boylarının arasındaki anlaşmasızlıkları kendi aleyhine kullanarak, birtakım kanlı çatışmaların yaşanmasına sebep olmuştur. Çatışmaların birinde Hokand askerlerine esir düşen Ormon, hanlığın Kırgız komutanı Medet Datka'nın girişimleri ile serbest bırakılmasından sonra, birkaç kez Hokand kalelerine baskın düzenleyerek onları yıkmıştır. Sonunda hanlık Ormon'un otoritesini kabul etmiştir.

Ormon'un Han İlan Edilmesi

Gençliğini hem iç hem dış savaş meydanlarında geçiren Ormon yüzyıllardır bir araya gelemeyen Kırgız boylarını birleştirmek için kutlu bir mücadele başlatmıştır. Hokand Hanlığı ile mesafeli ilişkileri yürüterek Bugu, Tınımseyit, kendi boyu Sarıbagış, Çerik gibi günümüzdeki Kırgızistan'ın kuzeyindeki Kırgız boylarının beyleri ile iletişim kurmaya başlamıştır. Bugu beyi Boronbay'ın oğlu ile kızını, Kakşaal Kırgızlarının lideri Turduke'nin kızı ile oğlunu evlendirerek akrabalık ilişkilerini oluşturmuştur. Güneyde Andican, Kaşkaal; kuzeyde Rusya'nın Omsk şehrine kadar ticaret yaparak bölge halkının saygısını kazanmıştır.

Sonunda Ormon, 1842 yılınınyazında Koçkor yakınlarındaki Orto-Tokoy bölgesi ile Balıkçı şehrinin yakınındaki Kötmaldı'da (bu yerler günümüz Kırgızistan'da da vardır) binlerce boz üy (çadır) kurarak Kırgız boylarının ilk Kurultayı'nı gerçekleştirmiştir. Kurultaya Bugu boyundan Boronbay ve Murataalı, Saruu-Kuşçu boyundan Acıbek, Sarbagış boyundan Cantay, Kalıgul, Törögeldi, Sayak boyundan Alıbek, Solto boyundan Cangaraç, Şoruk Biy katılmıştır. Ormon Han kurultayda Kırgızların dört yandan baskı altında olduğunu belirterek, bir halk liderinin seçilmesini önermiş ve üç gün süren istişareler sonunda Kırgız beyleri Ormon'un kendisinin 'han' olmasını teklif etmişlerdir.

Teklifi kabul eden Ormon ak keçeden yapılmış bir kilimin üstüne oturtulmuş ve dokuz farklı cins hayvan kurban olarak kesilmiştir. Bunun gibi ezelden beri süregelen han ilan etme töreninin tüm geleneklerinin yerine getirilmesinin ardından Ormon, Kırgızlar'ın hanı olarak ilan edilmiştir.

Devlet İşleri

Ormon Kırgızların Hanı ilan edilmesinin ardından, tüm boyların aksakallarının arasında görev dağılımı yapıp yeni kuralları koymuştur. Bazı kaynaklarda küçük bir anayasa oluşturduğu da söylenir. Çok fazla zaman kaybetmeden Kuzey Kırgızları yaşadığı bölgelerdeki Hokand Hanlığı'nın kalelerini yıkıp askerlerini bertaraf eden Ormon, kendin hanlığının dış ticaret, vergi ve ordu işlerini geliştirmiştir. Isık-Gölü'n kıyısında kumdan metal toplattırmış ve devletin en iyi demir ustalarına tüfek, kılıç, balta gibi savaş silahlarını yaptırmıştır.

Özellikle Ormon Han Kırgız boylarını gezip halkın dertlerini dinlemiştir. Halkı bilinçlendirme işlerine önem veren han, çocukların eğitim görmesini de teşvik etmiştir. Ufa'dan Nogay imamları getirerek köy çocuklarının eğitilmesi için çaba göstermiştir. Asıl amacı Kırgız çocuklarının Andican, Namangan, Buhara, Hokand, Kazan ve Ufa'da eğitim alması olmuştur. Ormon Han kendi kaynaklarıyla medreseler kurdurarak eğitim kurumlarının sayısını da arttırmıştır

"Ormon'un Gözdağı" ve Savaş Taktikleri

Kırgız tarihinde Ormon Han'ın düşmanlarını yanıltmak ve onların gözlerini korkutmak için kullandığı devlet işlerini yürütme tarzı ile sıradışı savaş taktikleri ''Ormon'un Gözdağı'' olarak anılmaktadır.

Çünkü han, göçebe halkı bir görkemli sarayda oturarak yönetilmeyeceğiniçok iyi biliyordu ve bu sebeple devletini birkaç çadırdan oluşan ve sürekli yer değiştiren sıradan bir obada oturarak yönetmiştir. Bu obaya dışarıdan gelen kimse giremezdi, hatta hana gelen elçiler bile oba dışında kabul edilmiştir. Hanı merak eden elçilere göstermek amaçlı elçilere han şapkasından daha büyük bir han şapkası diktirilmiştir. Göç sırasında develerle taşınan devlet cephanesinin sayısını daha çok göstermek için yükü olmayan develere boş sandıklar yüklenip üzerleri kilimlerle örtülmüştür.

Özellikle o zamanlarda Kırgızlar bir yandan Hokand Hanlığı, diğer yandan barış tekliflerini bir türlü kabul etmeyen Kazakların Üç Cüz boyunun hanı Kenesarı'nın ordusu ile savaşıyordu. Bu arada Ruslar bir yandan, İngilizler ise Afganistan üzerinden Kırgız topraklarını ele geçirmek için çabalıyordu.

Bu durumda Ormon Han ordusunun sayısını fazla göstermek için birtakım savaş taktikleri üretmiştir. Han, bu taktiklerini 1845-1847 yıllarında gerçekleşen Kırgız-Kazak savaşında kullanmıştır. Çünkü Kazak hanı Abılay Han'ın torunu olan Kenensarı egemenliğini Kırgızlara zorla kabul ettirmek için Çüy ve Talas’daki Kırgız boylarına akınlar düzenlemiştir.

Ormon Han sayısız ordusu ile baskına gelen Kenensarı'yı korkutmak için askerlere bozkırlarda atlara söğüt dallarını bağlatıp koşturtmalarını, tepelere çıkıp ateş yakmalarını buyurmuştur. Bozkırlardaki toz dumanı, geceleri tepelerde yanan ateşleri gören Kenensarı'nın ordusu, Kırgızların sayısının fazla olduğunu düşünerek geri çekilmiştir. Son olarak, Tokmok şehrinin yakınlarında 1847 yılında olan önemli savaşta Kenensarı’nın ordusu dağıtılmış, hanın kendisi ve kardeşi Nooruzbay, onlarca Kazak önderleri esir edilmiştir. Kenensarı ile kardeşi Ormon Han'ın emriyle öldürülmüştür. Ormon Han aynı yıl aynı taktiklerle Hokand askerlerini de püskürtmüştür. Bunları duyan Rus Çarlığı Kırgızlara silahlı baskın yapmaktan çekinerek siyasi görüşmeleri başlattırmış, Ormon Han'a hediyeler göndermiştir.

Ölümü

Ormon Han hem Ruslar'ın hem Hokand Hanlığı'nın hakimiyeti altında olmayı hep reddetmiştir. Ormon Han'ın güçlenmesinden rahatsız olan Ruslar Kırgızların arasına tüccar ve seyyah sıfatında Kazanlı Tatar ajanlarını sızdırmıştır. Aynı anda Ruslar'ın elçiliğini yapan bu Tatarlar, halk arasında Rusları övmüş ve Kırgız beylerini de onların egemenliğini kabul etmesinin temelini oluşturmuştur. Bu durumdan rahatsız olan Ormon Han, onları Rus hakimiyetine girme fikrinden vazgeçirmek için birkaç kez elçi göndermiştir. Ayrıca çok direnen hem Bugu boyunun beyi, hem dünürü Boronbay ile bizzat görüşmek istemiştir. Ancak han, 1854 yılında gerçekleşen bu görüşmede Boronbay ile ittifak içinde olan ve Rus hakimiyetine sıcak bakan diğer aksakalların askerleri tarafından ele geçirilir ve damadının evine hapsedilmek üzere götürülürken, kendisine karşı kini olan Balbay tarafından hançerlenir. Yaralanan Ormon Han tedavi görmesine rağmen kızının evinde hayatını kaybetmiştir.

Ormon Han'ın ölümünden sonra Kırgız boyları uzun süre bir araya gelememiştir. Ruslar hanın ölümünü fırsat bilerek emellerine ulaşmak için harekete geçmişlerdir. 1855 yılında ilk olarak Bugu boyunun Rus hakimiyetine geçmesi ile diğer Kırgız boyları da yavaş yavaş Rusların egemenliğine geçmiştir.