Oğuzhan Er
2 years ago - 2 Dakika, 11 Saniye
tr
az
en
kk
ky
uz
ru
tk

Ahıska Türkleri ve Büyük Sürgün

Ahıska, herhangi bir boy ya da soy yahut kabilenin adı değildir. Ahıska yakın zaman içerisinde Osmanlı toprakları içersinde bulunurken, günümüzde ise Gürcistan sınırları içerisinde kalan bir coğrafyadır.

Ahıska Türkleri ve Büyük Sürgün


Dil ve köken bakımından Anadolu ve Azerbaycan Türkleri ile aynı grupta yer alırlar. Sovyetler Birliği döneminde ve günümüzde Türkiye Türklüğü’nün bir parçası olarak kabul görmüş ve onlara ” Türk” denilmiştir.

“Repressiya “ kurbanı olan ve bugün Ahıska, Aspinza. Adıgün şehirlerinin bulunduğu yerlerden alınarak 1944 yılı Kasım ayında Kırgızistan, Özbekistan ve Kazakistan başta olmak üzere çeşitli yerlere sürülmüşlerdir.

Ahıska Türkleri; Azerbaycan ve Türklerin izinsiz olarak köylerini terk etmesi üzerine sürgün kararının alındığına raporlarda rastlanmaktadır. Ve bununla beraber  76.024 kişi göç ettirilmiştir.

Stalin, kendisine gönderilen bu raporu onaylamış ve 86.000 kişiden oluşan nüfusun 40.000’i Kazakistan, 30.000'i Özbekistan ve 16.000 'ini Kırgızistan'a göndermiştir.

Ahıska Türkleri ve Büyük Sürgün


 Trenlere doldurularak sürgüne gönderilenler içerisinde çocuk, kadın ve  bebekler de bulunmaktaydı.

Ani bir kararla evlerinden apar topar çıkarılarak yurtlarından çıkarılan Ahıska Türkleri, kendilerini bilmedikleri ve tanımadıkları bir yerde bulmuştur. Suçlarının ne olduğunu dahi bilmeden.

Sürgün boyunca da aç ve susuz bırakılmışlardır. Hasta ve yaşı ilerlemiş kişiler ise yollarda trenlerden atılmış, türlü kötü muameleye maruz kalmaktan kurtulamamıştır. Yeri gelmiş hayvanlarla aynı vagona doldurulan insanlar, bilmedikleri istasyonlarda indirilmiş, aç ve susuz bırakılmıştır. Bırakıldıkları coğrafyalarda Türk soylu halklar tarafından evlerine alınan ve sahip çıkılan insanlar sayesinde hayatta kalmaları sağlanmıştır.

Ahıska Türkleri ve Büyük Sürgün


Kırım Türklerinde
 olduğu gibi Ahıska Türkleri arasından da küçük yaştaki çocuklar, Sovyet ordusuna alınarak ön saflarda görev verilmiştir. Sayısız başarı gösteren bu askerler vatanlarına döndüklerinde ise gerçek ile karşı karşıya kalmıştır. Döndüklerinde ailesini bulamayan askerler, acı gerçek ile yüzleşmiştir.

Geçersiz suçlar ile itham edilerek yurtlarından sürdürülen bu göç, Müslüman halkın tamamına yakınının içine alındığı bir sürgündür. Bu bakımdan Gürcistan’da etnik bir temizlik yapıldığı kimi tarihçiler tarafından dile getirilmektedir.

Yurtlarına dönmek isteyen Ahıska Türkleri ise yıllara sonra geri dönüşün hiç de kolay olmadığını görmüşler, bir umut ile Türkiye’ye gelmeye çalışmışlardır.

Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra ‘vatansız sürgün” olarak görülen halk, Türkiye’ye gelerek vatanları olarak gördükleri Anadolu topraklarına ölmek istemekteydi. Bu dileklerine karşılık 150 aile 1993 yılında Türkiye’ye getirilmiştir.