Selman Yamak
4 months ago - 5 Dakika, 50 Saniye
tr
az
en
kk
ky
uz
ru
tk

Allah İçin Sevmek

Bu yazımızda Allah için sevginin önemi, kıssalar ve Allah için sevenlere Peygamber Efendimiz(s.a.v)'in müjdelerini derledik. 

Allah İçin Sevmek


Sevgilerin en güzeli Allah için sevmektir. Bu sevgide sevilenin sevgisi, Allah sevgisinin önüne geçmemesi gerekir. Çünkü kalbin tek sahibi vardır. O da Allah'u teâlâ'dır. Zaten Rabbimiz hadisi kutside :

" مَا وَسِعَنِى سَمَاۤئِى وَلاَاَرْضِى وَلٰكِنَّ وَسِعَنِى قَلْبُ عَبْدِىَ الْمُؤْمِنِ “

" Ben göklere ve yere sığmam, fakat mü’min kulumun kalbine sığarım.”1 buyuruyor.

Mü’min sevdiğini Allah'ın rızasını kazanmak için sevmelidir; buda mü'minin en belirgin vasfıdır. Sevdiğini Allah rızâsı için sevmesi ise esasen Allâh sevgisinden kaynaklanır.

Peygamber Efendimiz (S.A.V)'e duyulan muhabbetin kaynağı da Allah'a olan muhabbetten kaynaklanır. 

İnsan; sevdiği kişiyi akrabası olduğu için, aralarında iş ve menfaat bağı bulunduğu için değil, müslüman olduğu için sevmelidir.

Îmânın zevkine varabilmenin önemli şartlarından biri, sevdiği kimseyi Allah için sevmektir. 2

Müslümanın; sevmediği kimseyi de başka bir sebeple değil, sırf Allah rızâsı için sevmemesi de Cenâb-ı Hakk’ın değer verdiği fazîletli bir davranıştır.3

Demek ki sevgi de nefret de dünyevî bir maksat için değil, sadece Allah rızâsı için gösterilmelidir.

Maddî bir menfaatle birini sevmenin veya menfaatine engel olduğu için birinden nefret etmenin, Allah katında hiç önemi yoktur.

Allah için beslenen sevgi, sevilenin bir iyiliği sebebiyle artmayacağı gibi, verdiği bir sıkıntı yüzünden de azalmaz. 


Allah için sevenleri müjdeleyen hadis-i şerifler:

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

Hiç şüphesiz Allah Teâlâ kıyâmet günü:

“Nerede benim rızâm için birbirlerini sevenler? Gölgemden başka gölgenin bulunmadığı bugün onları, kendi arşımın gölgesinde gölgelendireceğim”4 buyurur.

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivâyet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Canım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selâmı yayınız!”5

Berâ İbni Âzib radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Nebi sallallahu aleyhi ve sellem Medineli müslümanlar hakkında şöyle buyurdu:

“Ensarı (Medineli müslümanları) ancak mü’min olan sever, onlara ancak münâfık olan düşmanlık eder. Ensarı seveni, Allah da sever; onlara düşmanlık edene de Allah düşmanlık eder. ”6

Muâz radıyallahu anh, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken dinledim dedi:

Allah Teâlâ; “Benim rızâm uğrunda birbirlerini sevenler için peygamberlerin ve şehidlerin bile imreneceği nurdan minberler vardır” buyurmuştur.7

Ebû İdris el-Havlânî rahımehullah’dan şöyle dediği nakledilmiştir:

Dımaşk mescidine girmiştim. Bir de ne göreyim, güleç yüzlü bir delikanlı ve başına toplanmış bir grup insan. Bunlar bir konuda görüş ayrılığına düştüler mi hemen o delikanlıya başvuruyor ve fikrini kabulleniyorlardı. Bu gencin kim olduğunu sordum. “Bu Muâz İbni Cebel radıyallahu anh’tır” dediler.

Ertesi gün erkenden mescide koştum. Baktım ki o genç benden evvel gelmiş namaz kılıyor. Namazını bitirinceye kadar bekledim sonra önüne geçerek selâm verdim ve:

– Allah’a yemin ederim ki ben seni seviyorum, dedim.

– Allah için mi seviyorsun? dedi.

– Evet Allah için, dedim. O yine:

– (Gerçekten )Allah için mi seviyorsun? dedi. Ben de:

– Evet, ( gerçekten) Allah için seviyorum, dedim.

Bunun üzerine elbisemden tutarak beni kendisine doğru çekti ve şöyle dedi.

– Kutlarım seni. Zira ben Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken dinledim:

“Allah Teâlâ, “Sırf benim için birbirini seven, benim rızâm için toplanan, benim rızâm uğrunda birbirini ziyaret eden ve sadece benim rızâm için sadaka verip iyilik edenler, benim sevgimi hakederler” buyurmuştur. ”8

Ebû Kerîme Mikdâd İbni Ma’dîkerib radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Nebi sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Din kardeşini seven kişi, ona sevdiğini bildirsin!”9

Muâz İbni Cebel radıyallanu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Muâz’ın elini tutmuş ve şöyle buyurmuştur:

“Ey Muâz, Allah’a yemin ederim ki, ben seni gerçekten seviyorum. Sonra da ey Muâz sana her namazın sonunda: “Allahım! Seni anmak, sana şükretmek ve sana güzelce kulluk etmekte bana yardım et!” duasını hiç bırakmamanı tavsiye ediyorum. ”10

Enes İbni Mâlik radıyallahu anh şöyle dedi:

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in huzurunda bir adam vardı. Bir başka şahıs ona uğrayıp geçti. (Arkasından, Hz. Peygamber’in huzurundaki kimse):

– Ey Allahın Resûlü! Ben bu kişiyi gerçekten seviyorum, dedi. Peygamber aleyhissalâtü ve’s-selâm:

– “Peki, sevdiğini ona bildirdin mi?” buyurdu. Adam:

– Hayır, dedi. Hz. Peygamber:

– “Ona bildir”, buyurdu.

Adam derhal kalkıp o şahsın arkasından yetişti ve:

– Ben seni Allah için seviyorum, dedi. O da:

– Beni kendisi için sevdiğin Allah da seni sevsin, karşılığını verdi.11

Allah İçin Sevmek

Sevgi ile ilgili kıssa:

Vaktiyle adamın biri, bir başka köydeki din kardeşini ziyaret etmek için yola çıktı. Allah Teâlâ, onu gözetlemek ve kendisiyle konuşmak için bir meleği görevlendirdi.

Melek, adamın geçeceği yol üzerinde onu beklemeye başladı. Yanına gelince;

“–Nereye gidiyorsun kardeş?” diye sordu:

“–Şu ilerideki köyde bir din kardeşim var, onu ziyarete gidiyorum.”

“–O, senin akraban mı?”

“–Hayır!”

“–Ondan elde etmek istediğin bir menfaatin mi var?”

“–Hayır. Ben onu sırf Allah rızâsı için seviyorum, ziyaretine de bu sebeple gidiyorum.”

O zaman melek, şunları söyledi:

“–Sen onu nasıl seviyorsan Allah da seni öyle seviyor.

Allah için beslenen sevginin karşılığı, Allah tarafından sevilmektir.

Muhabbeti büyütüp geliştiren sebeplerden biri, sevgiyi dillendirmektir. Bunu bize Sevgili Efendimiz öğretmiştir.

Rabbim bizleri kendi rızası için bir araya gelen ve sırf onun rızası için ayrılan kullarından eylesin. Bizlere bahşetmiş olduğu bu güzel ömrüde onun rızası üzere yaşamayı ve rızasına uygun olarak huzuruna varmayı acizane bize ve sizlere nasip eylesin. Rabbim gönlünüzdeki hayır duaları sizin içinde hayırlı ise Rabbim nasip eylesin. (Amin) 


Dipnotlar:——————————————————————————————————————

(1) El-Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ 2:165; İmam-ı Gazâlî, İhyâ-u Ulûmiddîn

(2) Buhârî, Îmân, 9, 14

(3) Ebû Dâvûd, Sünen, 3

(4) Müslim, Birr 37. Ayrıca bk. Tirmizî, Zühd 53 

(5) Müslim, Îmân 93-94. Ayrıca bk. Tirmizî, Et’ime 45, Kıyamet 56; İbni Mâce, Mukaddime 9, Edeb 11 

(6) Buhârî, Menâkıbu’l-ensâr 4; Müslim, Îmân 129. Ayrıca bk. Tirmizî, Menâkıb 65 

(7) Tirmizî, Zühd 53 

(8) Muvatta’, Şa’r 16

(9) Ebû Dâvûd, Edeb 113 ; Tirmizî, Zühd 54

(10) Ebû Dâvûd, Vitr 26; Nesâî, Sehv 60. Ayrıca bk. Tirmizî, Zühd 30 

(11) Ebû Dâvûd, Edeb 113