S KENC
2 years ago - 2 Dakika, 13 Saniye
tr
az
en
kk
ky
uz
ru
tk

Ankara’da Bir Selçuklu İzi: Arslanhane Camii

Selçuklu mimarisinin en nadide örneklerinden olan Ahi Şerafeddin Camii, inşa edildiği 13. yüzyıl Ankara’sında etrafında çokça aslan heykeli bulunduğu için Arslanhane Camii adıyla anılmaktadır. 

Ankara’da Bir Selçuklu İzi: Arslanhane Camii


Ahşap minberindeki kitabesine bakılacak olursa, Selçuklu Sultanı Giyaseddin II. Mesud b. Keykavus devrinde ahi kültürünün bir örneği olarak Ahi Hüsameddin ve Ahi Hasaneddin adlı iki kardeş tarafından yaptırıldığı görülmektedir. Mimarı bilinmeyen camiyi yapan kişi (bani) ise Emir Şerafeddin Çaşnıgir’dir. Harika bir ceviz işçiliğe sahip olan minberin ustası ise Neccar Ebubekir oğlu Mehmet’tir.

Arslanhane (Ahi Şerafeddin) Caminin Bazı Eşsiz Özellikleri

Ankara’da Bir Selçuklu İzi: Arslanhane Camii


Eğimli bir araziye kurulu olan caminin esas girişi, kesme taştan imal edilmiş bir taç kapı olan kuzey kapısıdır. Bu mermer kapı orijinal olup, doğrudan kadınlar mahfiline açılır. Caminin Batı ve doğu yönündeki kapıları ise cami harimine açılmakta olup tuğla malzemeden yapılmıştır. Genel olarak moloz taştan imal edilmiş olan camide Roma ve Bizans dönemi malzemeler de dikkat çeker. Buna sütün başlıklarını örnek gösterebiliriz. 

Ankara’da Bir Selçuklu İzi: Arslanhane Camii


Oldukça itinalı bir tavan işçiliği örneğinin mevcut olduğu Arslanhane Cami, ahşap direkli Anadolu camilerine harika bir örnektir. Bilindiği gibi ahşap direkli camiler Orta Asya çadır geleneği ile güçlenen dini ve kültürel varlıklar olarak dikkat çeker. Cami bu bakımdan Orta Asya geleneği ile Anadolu mimarisinin bir sentezi hükmündedir. Yapımında “altın oran” kullanıldığı tespit edilmiş olan mihrap, süsleme ve çini işçiliğiyle dikkat çeker. 

Ankara’da Bir Selçuklu İzi: Arslanhane Camii


Anadolu’da bir benzeri bulunmayan mihrabın en üst kısmındaki sterilize edilmiş olan “ejder motifi” göz kamaştırır. Minber kapısı ise iki yan aynalıklar, korkuluklar ve tacı ile camide dikkat çeken diğer unsurlar arasındadır. Sekiz köşeli bir pabuç üzerinde yükselen kalın gövdeli minare lacivert ve gök mavi çinilerle inşa edilmiştir.

Ahi Şerafeddin Türbesi

Ankara’da Bir Selçuklu İzi: Arslanhane Camii


Cami haziresindeki Ahi Şerafeddin Türbesi ise 1350 yılında yaptırılmıştır. Türbede metfun bulunan Ahi Şerafeddin, camiyi yaptıran kardeşlerden Ahi Hüsameddin’in oğlu, Ahi Hasaneddin’in ise yeğeni olarak bilinmektedir. Kimi kaynaklarda camiyi inşa ettiği, kimilerinde ise camiyi tamir ettiği geçmektedir. Kesme taş ve tuğla ile inşa edilmiş olan türbe 1947’de aslına uygun restore edilmiştir. Türbedeki üstün sanat tekniği ile yapılmış olan oymalı sanduka bugün Etnografya Müzesi’nde sergilenmektedir.

Sadece Ankara değil, dönemi itibariyle Selçuklu coğrafyasında da dikkat çeken bir eser olan cami günümüze kadar varlığını korumayı başarmıştır. 1331, 1694, 1704 ve 1876 yıllarında onarım görmüş, 1972’de sit alanı ilan edilerek koruma altına alınmıştır. 1999’da etrafı yeniden düzenlenen Arslanhane Cami, Ankara’nın en eski camisi unvanıyla bugün Samanpazarı semtinin Atpazarı yokuşunda hizmet vermeye devam ediyor.