Yusuf Güldür
3 months ago - 2 Dakika, 51 Saniye
tr
az
en
kk
ky
uz
ru
tk

Azerbaycan'ın Kısa Tarihi

Bilindiği üzere Azerbaycan’la olan kardeşliğimizi “İki devlet tek millet” sözüyle özetleriz. Zira gerek Anadolu Türkçesi’ne en yakın dil özelliğiyle, gerek ortak yas ve kıvançlarımızla uzun zamandan beri etle-tırnak, kanla-can olmuşuzdur Azerbaycan’la. Peki bu kardeş ülkeyle ilgili neyi ne kadar biliyoruz? Onları yeteri kadar tanıyor muyuz? Nasıl ki bir insan evvela öz kardeşini tanıyorsa, o halde gelin biz de bu öz kardeşlerimizi biraz daha yakından tanıyalım.

Azerbaycan


Azerbaycan İsmi Nereden Geliyor?

Azerbaycan isminin ilk ortaya çıkışı ile ilgili farklı teoriler, farklı fikirler öne sürülmüş ve net bir kanaate varılamamıştır. Zira Kafkasların kalbi olan bu coğrafyada özellikle Pers etkisinin hâkim olduğu dönemde Zerdüştlük (ateşperestlik) bir hayli yaygınlaşmış ve bu bölgedeki insanlar ateş muhafızları yani azer (ateş) baygan (muhafız) olarak anılmışlardır.

Bir diğer rivayette ise, bu bölgenin Büyük İskender tarafından fethinden ve İskender’in M.Ö 323’te ölümünden sonra bu bölgenin yönetimini İskender’in komutanlarından birisi olan Antropates üstlenmiş, ancak bu isim Sasani söyleyişinde Azurbazagan, Arapların söyleyişinde de Azerbaycan’a dönmüştür.

Azerbaycan’ın Bağımsızlık Süreci

Azerbaycan

Bakü Bayrak Meydanı
Yukarıda bahsettiğimiz Azerbaycan kelimesini yüzyıllar içinde benimseyen Azerbaycan Türkleri, uzun yüzyıllar boyunca özellikle Pers, Sasani, Safevi gibi devletlerin idaresi altında kalmıştır. Bir dönem Osmanlı idaresiyle de tanışan bu bölge, 18.yy’dan itibaren Rus nüfuzuna girmeye başlamış ve Çarlık Rusya burada güçlü bir yönetim kurmuştur.

Bolşevik İhtilâli’yle Çarlık Rusya’sının devrilmesi üzerine 1918’de bağımsızlıklarını ilân eden kandaşlarımız, 1920’de Sovyet Kızıl Ordusu’nun saldırılarıyla yeniden Rus hâkimiyetine girmiştir.

Rusya, 1930’lu yıllara kadar kandaşlarımızı Türk olarak anarken, sonrasında onları farklı bir kimlik oluşturup Türk Dünyası’ndan kopartmak amacıyla onlara Azeri (sanki başka bir milletmiş gibi) olarak nitelemeye başlamışlardır ki, Sovyetlerin bu söylemi hâlâ günümüzde bile yaygın bir geçerliliğe sahiptir. Hatta Rus tarihçiler, maksatlı bir şekilde Azeri olarak niteledikleri bu Türklerin Medlerin soyundan geldikleri tezini işlemişler ve bu surette onları bir anlamda Fars kökenli oldukları konusunda iknaya çalışmışlardır.

Azerbaycan

Şirvanşahlar Sarayı
Özellikle Orta Asya’da Hazar Denizi’ne egemen olmak isteyen Rusya’nın bu politikası, bir anlamda Azerbaycanlı kandaşlarımıza kimlik bunalımı yaşatma amacını taşımıştır. Dahası, bu bölgedeki Azerbaycan petrolleri keşfedilince işin rengi büsbütün değişmiş ve Ruslar, buradaki Müslüman Türklerin yerine Taşnak ve Troşak Ermenileri’ni destekleyerek bu bölgede onların egemen olmalarını sağlamaya çalışmışlardır.

Rusların böylesine sindirmeye çalıştığı kandaşlarımız, 1920-1924 yılları arasında bile Ruslara karşı 54 kez isyan çıkartmışlar ve bir anlamda bu bağımsızlık arzularıyla Türk olduklarını dost-düşman herkesin gözüne sokmuşlardır.

Ebulfez Elçibey ve Azerbaycan’ın Bağımsızlığını Kazanması

Azerbaycan

Ebulfez Elçibey
Neticede 1991 yılında Sovyetler’in dağılmasıyla bağımsız olan Azerbaycanlı kardeşlerimiz, bu süreçte Yanvar Katliamı, Dağlık Karabağ Meselesi gibi çok trajik olaylarla gündeme gelmiş ve istiklâl uğrunda ağır bedeller ödemişlerdir. Özellikle Azerbaycan’ın istiklâlinde kilit rol oynayan Ebulfez Elçibey’i bir kez daha rahmetle anarak Azerbaycan’ın kısa tarihine yaptığımız geziye bir nihayet verelim. Dileyelim ki kalemlerimiz can Azerbaycan ve Türkiye’nin istikbâlde birlikte yapacağı büyük hadiseleri de yazsın birgün.