Berkay Kutay KARATAY
1 month ago - 2 Dakika, 43 Saniye
tr
az
en
kk
ky
uz
ru
tk

Ben Ülkü Ocaklıyım

Ben Ülkü Ocaklıyım


İlk çıkış, ilk ocağa giriş, o merdivenlere adım atarken ilk heyecan... İçeride ne olduğunu merak eden duygularla girer herkes ilk seferinde ocağa. Sonraları koşar adımlarla çıkılır zaten o merdiven. Bir köşede kalmıştır artık dışarıda söylenenler, çünkü o kut'lu dergahın eşiğinden ötesi bambaşkadır. İçeride herkes herkesin öz kardeşidir. Az olan ekmek bölüşülür, çaylar beraber içilir. O soğuk kış günleri Ocak'ta beraber söylenir türküler... Her şeyin ölçüsü vardır ocakta. Ülküsü nizam-ı alem olanın yurdunda nizam olmayacak mı? Bir düzen vardır her şeyden, herkesten evvel. Silsile halinde kopup gelen, her ferdi birbirine ve herkesi Başbuğ Türkeş'e bağlayan bir düzen.

Ülkü Ocaklı olmak hep zor olmuştur bizler için. Ağabeylerimize yani reislerimize karşı sorumluluklarımız olmuştur hep. Her şeyden önce ahlak sahibi olmamız istenmiş, ahlakın ne olduğunu birebir anlatmış, yaşatmıştır reislerimiz bizlere. "Yaptığınız iş ne olursa olsun; en iyisini yapmak zorundasınız, çünkü siz ülkü ocaklısınız" diyerek bitirirler seminerlerimizi. Harçlıksız zamanlarımızda az olan paralarını bizimle bölüşür, gençliğimizin baharında o ilk aşklarımıza dertlenişlerimizi sanki dünyanın en önemli derdiymiş ciddiyetiyle dinlerler hep...

***

İlk görevin heyecanı bambaşkadır mesela. Daha önce defalarcasına şahit olduğun, her defasında içten içe; "bir gün ben de..." diye aşkla iç çektiğin görev. Ocak'ta görev alınmaz, verilir. En donanımlısına, en olgununa... O yüzden iki elle sarılırız her verilene, her yazıya, atsız'a, gökalp'e... en iyisi olabilmek için. Kutsaldır çünkü; kutsal saydığın, saygısızlık olmasın diye göğsünden aşağı tutmadığın mushaf; uğruna onlarca insanın kanıyla boyadığı kutsal bayrağa sarılır. Onu öperek yemin edersin. Varlığını bir kez daha yeniden armağan edersin Türk varlığına. Sorumlulukları ağırdır, ağabeylerinin güvenini boşa çıkarmaman gerekir. Küçüklerinin gıpta ettiği olmuşsundur, onlara örnek olmak zorundasındır. Zordur, cefalıdır ama bir o kadar da sefalıdır görev. Her geçen gün ömrünü değiştirecek tecrübeler, ağabeyler, anılar katar sana.

***

Ülkü Ocaklı çocuklar, sokaklarda slogan atarak geçerken göründüklerinden ibaret değildir. Varlığını, Türk varlığına adamaya yemin etmiş, yaptığı iş her ne olursa olsun en iyisini yapmaya kendini adamış çünkü bunun vatana hizmet olduğu benimsetilmiş vatan evlatlarıdır. Ankara Erkek Teknik Yüksek Okulunda Dursun ÖNKUZU, Ege Üniversitesi koridorlarında Fırat Yılmaz ÇAKIROĞLU'dur bu çocuklar. Lisede "aman hocalar kızmasın ocağa gittiğimize diyen ama bir yandan da dersleri aksatmayalım beyler, reis kızar" diyen yüreği ay-yıldız kadar ak, temiz çocuklar. Üniversitelerde sözde karşıt görüş diye dillendirilen kavgalarda; uğruna kanların akıldığı, gelecek nesillerinin yani kendileri için atalarının döktüğü kanlarla boyanan bayrağı kimse çekip indirmesin diye kavga eden çocuklar...

Ben ise bu çocuklardan biri olmaktan gurur duyan, kavgacı gürültücü çocuklar olmadığımızı, tek derdimizin bu kutsal topraklara layığıyla hizmet etme derdi olan çocuklar olduğumuzu anlatmaktan hiç vazgeçmeyecek olan ülkü ocaklıyım. Eserleriyle, sözleriyle, şehadetleriyle önümüze ışık tutan reislerimize rahmet, bu yazıyı yazma potansiyelini bana katan reislerime saygıyla...