Yusuf Güldür
3 months ago - 2 Dakika, 16 Saniye
tr
az
en
kk
ky
uz
ru
tk

Bilge Vezir Nizamülmülk ve Haşhaşiler

Büyük Selçuklu Veziri Nizamülmülk’ü duymayanınız yoktur. Adeta Ortaçağ’a damgasını vuran, Alparslan ve Melikşah gibi dev karakterlere vezirlik yapan ve Selçuklu Devlet-i Azimesi’nin en kudretli döneminde bu kudretin arkasındaki deha olan emsalsiz siyaset üstadını…

Nizamülmülk Kimdir?

Bilge Vezir Nizamülmülk ve Haşhaşiler


 Gerek devlet yönetimine olan hâkimiyeti, gerek bilime verdiği önem ve gerekse Selçuklu için küresel bir vizyon belirlemiş olması, hem Alparslan’ı hem de Melikşah’ı bir hayli rahatlatmış ve bu bilge adam sayesinde pek çok sorun kolaylıkla çözülmüştür.

Devlet yönetimindeki tecrübesini Siyasetnâme adlı kitabına satır satır döken Vezir Nizamülmülk, özellikle bu dönemde ortaya çıkan ve sapkın fikirleriyle kandırdığı fedaileriyle Türk Yurdu’nu kan gölüne çeviren Hasan Sabbah ve onun oluşumu olan Haşhaşilerle boğuşmuştur.

Selçuklu ülkesinde hergün onlarca cinayet işleyen, Selçuklu Sarayı’na kadar sızıp, uyurken Sultan’ın gırtlağının yanına hançer saplayarak mesaj veren bu kanlı örgüt, başta İran olmak üzere pek çok yerden cahil gençleri toplamış ve onları ezoterik bir eğitimle inisiye ettikten sonra bir katil sürüsü olarak Türk Yurdu’na salmıştır.

Bu cahiller ve katiller ordusuna karşı, gerek kurduğu istihbarat ağıyla, gerek aldığı akıllıca tedbirlerle, gerekse bataklığı kurutmak ve cehaleti bitirmek için açtığı Nizamiye Medreseleri’yle mücadele eden Nizamülmülk, doğal olarak Hasan Sabbah’ın da en önemli hedefi hâline gelmiştir.

Tüm bunların farkında ve bilincinde olan Nizamülmülk, buna rağmen Alamut’taki şeytandan asla korkmamış, Selçuklu’yu yükseltip yüceltmek için sağlam bir teşkilat kurmuş, dahası kendi döneminde Semerkant’ta rasathane bile açarak cehalet hastalığının ilacını göklerde aramıştır.

Nizamülmülk'ün Öldürülmesi

Bilge Vezir Nizamülmülk ve Haşhaşiler


 Bu bilge vezir var olduğu sürece Selçuklu’ya istediği ölçüde zarar veremeyeceğini anlayan Hasan Sabbah, 1192 yılında vezir için ölüm fermanını vermiş ve Nizamülmülk’e dilenci kılığında sokulan bir haşhaşi, ihanet hançerini Bilge Vezir’in bağrına saplayıp onu şehit etmiştir.

İşte ondan sonradır ki, Selçuklu’nun eski insicamı bozulmuş, devlet işleri topal-aksak bir hâl almış ve güçlü Sultan Melikşah bu zamana kadar akılcı tedbirlerle haşhaşilerin şerrinden korunurken, Nizamülmülk’ün şehadetinden kısa bir süre sonra gencecik yaşında sözümona mühürlü –güvenli- yemeğini yedikten sonra zehirlenip ölmüştür.

Melikşah’tan sonra da devlet iyice güç kaybetmiş ve en nihayetinde de dağılıp gitmiştir. Özetle diyebiliriz ki, Selçuklu’yu ayakta tutan Alparslan ve Melikşah’ın kahramanlıkları kadar aynı zamanda Nizamülmülk’ün zekâsı olmuştur. Melikşah, devletin kalbiyse, Nizam onun beynidir. Nizam-ı Âlem, ancak Alparslan kadar cesur ve Nizamülmülk kadar bilge olanlarla mümkündür.