S KENC
11 months ago - 1 Dakika, 57 Saniye
tr
az
en
kk
ky
uz
ru
tk

Bir Anadolu Selçuklu Yadigarı: Aksaray Ulu Cami

Bursa, Diyarbakır, Sivas-Divriği, Burdur derken neredeyse bütün illerimizde Ulu Cami ve Cami Kebir gibi isimlerle anılan camiler bulunuyor. Bu illerimizden Aksaray, ipek yolu üzerinde yer alması ve Kapadokya yöresinin başlangıç noktası olarak kabul edilmesinin yanı sıra Anadolu Selçuklu döneminden harika izler taşıyan bir ilimiz. Aksaray’daki Ulu Cami ise günümüze kadar ayakta kalmayı başarmış en iyi Selçuklu mimari örneklerinden birisidir. 

Bir Anadolu Selçuklu Yadigarı: Aksaray Ulu Cami


Aksaray Ulu Caminin yapılış tarihi
hakkında iki bilgi bulunmaktadır. Kimi kaynaklarda caminin Sultan I. Mesud zamanında inşa edildiği ve II. Kılıçarslan devrinde onarım gördüğü yer almaktadır. Ancak kitabesine bakılacak olursa “Caminin yapımı ve yenilenmesini Alaeddin Bey’in oğlu Sultan Mehmed 811 yılında emretti” yazıldığı görülmektedir. Bu tarih 1408-1409 yıllarına tekabül etmekte olup kitabede caminin Mimar Mehmed Firuz Bey’e yaptırıldığı bilgisi de yer almaktadır. Osmanlı kayıtlarına bakılacak olursa da caminin adı Karamanoğlu Mehmed Bey Camii olarak geçiyor.

Aksaray Ulu Cami’de Muhteşem Ahşap İşçiliği

Bir Anadolu Selçuklu Yadigarı: Aksaray Ulu Cami


Selçuklu dönemi ahşap işçiliği
 karakteristik özelliklerini taşıyan minber, caminin en gözde unsurları arasında yer alıyor. Minber, Nüştekin’ül Cemali adlı dönemin en meşhur sedef kakma, kalem işi ve ahşap oyma ustası olarak kabul edilen sanatkar tarafından meydana getirilmiş. Minber abanoz ağacından imal edilmiş olup, süsleme, ağaç işçiliği ve sedef kakmacılığı alanlarında eşsiz bir kültür unsurudur. Minberin hemen üzerinde yer alan ayetler ve Selçuklu sultanlarına methiyeler motifleriyle göze çarpar. Camide Selçuklular ve ilk Osmanlı döneminde kullanılmış olan halılar bugün Aksaray Müzesi’nde kültür meraklılarının beğenisine sunulmuştur.

Aksaray Ulu Caminin Mimari Özellikleri

Bir Anadolu Selçuklu Yadigarı: Aksaray Ulu Cami


Karamanoğlu Mehmed Bey’in oğlu İbrahim Bey tarafından 1482-1483 yıllarında büyük bir tadilattan geçirilen caminin kareye yakın dikdörtgen bir planı bulunuyor. Caminin “harim” yani namaz kılınan kısmı kuzey-güney istikametindedir ve mihrap ön kubbesine ünlü “Türk üçgeni” ile geçiş sağlanmıştır. Bilindiği gibi Selçuklu ve Osmanlı mimarisinin eşsiz ögelerinden birisi olan bu unsur, kare şeklindeki alt mekanların üzerine kubbe oturtulması için yapılan bir geçiş ögesidir. Düzgün kesme taştan meydana getirilmiş olan ve “Beylikler” döneminin tipik süslemelerinin yer aldığı batı cephesindeki taç kapı göz kamaştırmaktadır. Bugün Aksaray Ulu Cami, 1706, 1883, 1901, 1925 ve 1980 yıllarında geçirdiği onarımlara rağmen, özellikle iç planı bakımından özgünlüğünü muhafaza etmektedir.