Yusuf Güldür
1 year ago - 3 Dakika, 45 Saniye
tr
az
en
kk
ky
uz
ru
tk

Yenilgisiz Türk Hükümdarı: Emir Timur

Osmanlı’ya hayran olan bizler hiç şüphesiz bir dönem ona büyük bir zarar veren Büyük Türk Hükümdarı Emir Timur’a karşı bazı önyargılarla yaklaşırız. Timur-Yıldırım Bayezid kavgasını sanki hâlâ devam ettirir, şu haklıydı bu haksızdı diye ahkâm keseriz. Biz en iyisi tarihe mâl olmuş olayları ve şahsiyetleri hatalarıyla-sevaplarıyla bir kenara bırakıp, objektif olarak değerlendirmeye çalışalım. Tâ ki büyükleri nazarımızda küçültüp öz tarihimize ihanet etmeyelim.

Emir Timur Kimdir?

Yenilgisiz Türk Hükümdarı: Emir Timur


 Batı Köktürkleri
’nin soyundan olan Emir Timur, Moğollar’ın bir kolu olan Çağatay Hanlığı’nın hâkimiyet bölgesinde Barlas Aşireti denilen bir Türk aşiretinin beyi olarak ilk kez tarih sahnesine çıkmıştır.

İdari kabiliyeti ve savaşçılık yetileri çok üst düzeyde olan Timur, özellikle kemankeşlikte (okçuluk) ün salmış ve yüzüklerin içinden ok geçirmesiyle nâm salmıştır. Harp meydanlarında amansız bir cengâver olan Timur, bir harp sırasında ayağına saplanan bir ok sebebiyle topal kalmış ve bu olay sonrasında Timur Lenk (Aksak Timur) ismiyle anılmıştır.

Her ne kadar bir ayağı aksasa da bu, Timur’un yeteneğinden de hayallerinden de hiçbirşey götürmemiştir. Aksine Timur, uğradığı birkaç büyük ihanetten de sonra iyice hırslanmış ve kısa zamanda tüm Orta Asya’yı içine alan, hatta Hindistan’a kadar uzanıp, Anadolu ve Suriye’ye kadar ulaşan dev bir imparatorluk kurmayı başarmıştır.

Yenilgisiz Türk Hükümdarı: Emir Timur

Taşkent/Amir Temur Meydanı

Emir Timur Cengiz Hayranıydı

Bir hakan soyundan olmadığı için hayatının hiçbir döneminde “Sultan” unvanını kullanmayan Timur, bunun yerine başkumandan anlamını taşıyan “Emir” unvanını kullanmıştır. Bu, aynı zamanda o gururlu hükümdar için bir tevazu gösterisidir.

Büyük bir Cengiz Han hayranı olan Emir Timur, ülkesini Cengiz Yasaları’yla yönetmiş ve mührüne “Rasti Rusti” yani “Kuvvet doğruluktur.” yazdırmıştır. Her ne kadar soyu Cengiz Han’a dayanmasa da, Cengiz Han’la akrabalık bağı kurabilmek için Çağatay Hanlığı’ndan olan ve Cengiz soyundan gelen Saray Mülk Hatun’la evlenmiş ve “Küregen-Damat” unvanı almıştır. Orta Asya’da ise herkes onu güçlü ve üstün hükümdar anlamına gelen “Sahipkıran” ismiyle tanımıştır.

Ankara Savaşı

Yenilgisiz Türk Hükümdarı: Emir Timur


 İki büyük Türk Hükümdarının cenk ettiği, kardeşin kardeşi kırdığı Ankara Savaşı, tarihin yürek yakan vakalar zümresindendir. Zira büyük bir kahraman olan Yıldırım Bayezid, bu savaşın sonunda esaret zehrini tatmış ve 7 ay gibi kısa bir zamanda da kahrından ölmüştür.

Bozguncuların aralarını açtığı bu iki Türk Hükümdarı, kendi aralarında yanlış anlaşılmaların da olduğu birçok mektubun sonucunda karşı karşıya gelmiş ve Ankara’nın Çubuk Ovası’nda, Emir Timur’un filli ordusu, Osmanlı Ordusu’nu darmadağın etmiştir.

Çok büyük bir satranç ustası olan Emir Timur, Çubuk Ovası’nı tıpkı bir satranç tahtası gibi kurgulamış ve birbirinden akılcı hareketleriyle –dahası ordusunun sayısal üstünlüğünün de etkisiyle- mutlak bir zafer kazanmıştır.

Osmanlı için Fetret Devri denilen kâbus gibi bir dönemi başlatan Timur’un bu hareketi, iki Türk Hükümdarı’nın bilek güreşidir ki, bu güreşi hiç kuşkusuz yenilgi nedir bilmeyen Emir Timur kazanmıştır. Savaşta esir aldığı Yıldırım Bayezid’in ölüm haberi üzerine çok kederlenen Timur, “Yazık! Dünya büyük bir cihangiri kaybetti.” diyerek Osmanlı Sultanı’na olan hayranlığını açıkça dile getirmiştir.

Son Hedefi Çin’di

Yenilgisiz Türk Hükümdarı: Emir Timur


 Çok kısa bir zamanda dev bir imparatorluk kuran, sert otoritesiyle tüm hasımlarına diz çöktüren, hayatı boyunca pek çok kez ihanetlere uğramasına rağmen her seferinde ayağa kalkmayı başaran ve ihanetlerin hesabını soran Emir Timur, aynı zamanda bir dönem dillere destan olan Semerkant şehrinin de en önemli banisidir. Savaşa önem verdiği kadar ilme de önem veren Emir Timur’un öz torunu olan Uluğ Bey’in de bu anlamda ne kadar önemli bir kanıt olduğuna daha evvelki yazılarımızda değinmiştik.

Emir Timur, 68 yaşına erdiğinde ve tüm hasımlarını birer birer yere serdiğinde rotasını bu kez Çin’e çevirmiş, adeta ikinci Mete olmak ve Çin Seddi’ni aşmak için Çin üzere yürümüş ancak Çin’e varmaya ömrü vefa etmeyip 18 Şubat 1405’te Otrar’da vefat etmiştir. Şunu çok net söyleyebiliriz ki, Çin, büyük bir Türk tokadından ve Türk hâkimiyetinden böylece kurtulmuştur. Zira Emir Timur’un yumruğu, Çin Seddi’ni devirecek kadar güçlüdür.