Yusuf Güldür
1 year ago - 2 Dakika, 33 Saniye
tr
az
en
kk
ky
uz
ru
tk

Talas Savaşı ve Türklerin İslam'ı Kabulü

Türkler’in İslâmlaşma serüveni tarih boyunca üzerinde durulan bir konu olmuştur. Hele hele Türk’ün sinesindeki iman nurunu söndürmek isteyen bazı bedbahtların “Türkler kılıç zoruyla Müslüman yapıldı” diye öne sürdükleri safsatalar, Türk-İslâm Tarihçilerini bu konuda araştırmaya ve Talas Savaşı’nı yazmaya itmiştir.

Talas Savaşı ve Türklerin İslam


Mete Han’ın çocuklarına, Kürşad’ın torunlarına atılan bu kılıç zoruyla Müslüman yapılma meselesi, Türk Milleti’ni korkaklıkla suçlamak ve canını kurtarmak için din değiştirmeyi kabul etmek gibi bir zilletle necip Türk Milleti’ni itham etmektedir. 

Oysa dost düşman herkes bilir ki, Türkler; ‘Ya devlet başa, ya kuzgun leşe” felsefesiyle yaşamışlar ve “Ya istiklâl ya ölüm” diyerek en zor zamanlarda bile bir aslan gibi kükremişlerdir. Bu işin tek bir istisnası varsa, o da belki daha sonra değinebileceğimiz Kösedağ Savaşı’dır.

Türklerin Müslüman Oluşu

Peki, Türkler nasıl Müslüman oldular? Dilerseniz önce bu nokta üzerinde duralım. İlk Türk-İslâm etkileşimi, Hz. Osman dönemlerine kadar dayanmaktadır. Sonrasında ise Emeviler döneminde İslâm Orduları sık sık özellikle Maveraünnehir Bölgesi’ne akınlar düzenlemişler ancak Emevilerin Mevali Politikası denilen ırkçı-Arapçı politikaları nedeniyle bu iki unsur kaynaşamamışlardır.

İslâmiyet’in ruhuna aykırı hareket edip, Arap olmayan Müslümanları Mevali yani Azatlı Köle olarak isimlendiren Emeviler, bu ırkçı politikalarından dolayı aslında gönlü imana açık olan Türkleri Müslüman yapamamışlardır. Hele hele bu dönemde yaşanan Türk-Arap çatışmaları ve bu savaşların sonunda hâlâ Türklerin Müslüman olmaması, dini kılıçla kabul etme tezini çürütmüştür.

Talas Savaşı ve Türklerin İslam


Eski Türklerin Gök Tanrı İnancı ve Tengricilik

Türkler, İslâmiyet’ten önce de Kök Tengri denilen tek bir ilaha inanmışlar, Uçmak (cennet), Tamu (cehennem), Aldacı (Azrail) gibi inanç unsurlarıyla ve tıpkı İslâm kaidelerine benzeyen Töre’leriyle İslam inancına yakın bir hayat sürmüşlerdir.

Emevilerin ırkçı politikaları sebebiyle kısa zamanda yıkılıp, yerine İslâmiyet’e uygun ve hoşgörülü bir yönetim anlayışı getiren Abbasilerin kurulması, hiç şüphesiz Türklerin Müslüman olma süreci açısından hız kazandırıcı bir etken olmuştur.

Nitekim Orta Asya’ya yapılan Müslüman akınları karşısında, Orta Asya’nın İslâmlaşmasını engellemek isteyen Çinlilerle 751 yılında yapılan Talas Savaşı’nda, Arap Ordularının çok az olduğunu gören ve güçsüze yardım psikolojisiyle ve harbe adalet getirmek için Karluk Türkleri de savaşa dâhil olmuş ve 5 gün süren savaşların sonunda Abbasiler, Türklerin yardımıyla dev Çin Ordusu’nu dağıtmayı başarmıştır.

İşte bu efsanevi savaş sırasında iki topluluk kaynaşmış ve Türkler, Kelime-i Şehadet getirerek Müslüman olmuşlardır. İşte o günden bu günedir ki Türkler, İslâmiyet’in en büyük muhafızı ve sancaktarı olmuşlardır. İslâmiyet’in gururu olan Hilâl, hâlâ kanımızla renk verdiğimiz sancakla göklerdedir. Allah, onu kıyamete dek başımızdan eksik etmesin.