Sevde Kalafat
3 years ago - 2 Dakika, 45 Saniye
tr
az
en
kk
ky
uz
ru
tk

Bir Sinek, Bir Kartalı Salladı Vurdu Yere (Yunus Emre)

"Bir sinek, bir kartalı salladı vurdu yere
Yalan değil gerçektir, ben de gördüm tozunu."

Yazıma verdiğim bu başlık Yunus Emre’nin Çıktım Erik Dalına” isimli şathiyesinde (tasavvufi taşlama) yer alan bir beyit. Derin manalar yüklü şathiyenin içinden bu harika cümleyi alarak 21. yüzyıl düzenine bir selam vermek, Yunus’a hürmetlerimi sunmak istedim. Yunus çağının ötesinde söz varlığıyla, asırları aşıp gelen sevgi ve derin anlamlar içeren eserleriyle ta 13. yüzyıldan 21’e ışık tutan bir gönül ehli.

Bir Sinek, Bir Kartalı Salladı Vurdu Yere (Yunus Emre)


Bir sinek bir kartalı salladı vurdu yere ne demek?

Evet şu yaşadığımız yüzyılda ihtiyacımız olan ışığı yüzyıllar öncesinde yakan bir gönül insanından bahsediyorum. Pekala Yunus bu sözle ne söylemek istedi? Aslına bakarsanız meali şu: sinek bu beyitte, olgunluk sahibi ermiş kişiyi temsil ediyor. Kartal ise, zengin, yüksek mevki ve gösteriş sahibi, alim geçinen, hakikat ehlini hor gören kişiyi temsil ediyor. 

Şimdi şu soruya yanıt bulalım sinek kartalı nasıl yere vurdu? İlim ve hakikat bahsi açılır ve bir tartışma olur, fakir kılıklı olgun ve ermiş kişi, gösterişçi kişiyi yerinden kalkamayacak şekilde yener ve bilgisizliğini ortaya koyar. Evet toplumda insan önce dış görünüşüyle karşılanır lakin bilgi birikimi, tevazu sahibi oluşu ve güzel ahlakıyla uğurlanır. Sineğe kartalı kanadından tutup yere vurduracak gücü veren ise bilgisi, erdemi ve olgunluk sahibi oluşudur.

Bir Sinek, Bir Kartalı Salladı Vurdu Yere (Yunus Emre)


Günümüzde bilgiyi hızlıca tüketmek ve her şeyi bilmek gibi adetlerimiz var. Olgunluk dediğimiz kimi zaman susup yerinde ve zamanında konuşmaya karşılık gelmekte ve ne yazık ki teknoloji çağıyla bu tavır yavaş yavaş kaybedilmekte.

Yunus Emre'nin Felsefesi

Yunus Emre’nin doğduğu yıl Anadolu Selçuklu Devleti'nin hüküm sürdüğü, Anadolu’da karışıkların baş gösterdiği bir dönemdi. Türkmen kitlelerin Anadolu’ya göçüyle bu coğrafya artık gönül ehli birçok aydının merkezi halini alacaktı. Yunus, Kayseri, Maraş, Nahçıvan, Tebriz, Şiraz, Şam gibi merkezlerde tasavvufi fikirlerini yaymaya çalıştı. Yaşadığı dönem Selçuklu’nun çöküş evresine denk gelen Yunus'un; isyanlar, ekonomik sıkıntılarla, kargaşa ile dolu bir çağda olgunluk dediğimiz duruşa ve sevgiye bu denli inanıyor oluşu ibret vericidir.

Yunus’un yaşattığı inanç; Kur’an-Kerim’in özüne ulaşarak, gerçeğin Allah’ın sırlarını keşfetmek olduğu Tasavvuf ve Vahdet-i Vücud’tur. Tasavvuf ile yüzyılları aşan şu söze kulak vermek günümüzdeki bütün sıkıntıları çözecektir: “Benlik davasını bırak, muhabbetten olma ırak, sevgi ile dolsun yürek, hoşgörülü olmaya bak…

Bir Sinek, Bir Kartalı Salladı Vurdu Yere (Yunus Emre)


Benlik, bencillik bir kenara bıraktığımızda insanlığı anlamak noktasında yapacağımız en büyük iş. Sineğin kartalı sallayıp yere vurduğunu görmek yüreklerimizi ne kadar da hoş eyleyecektir. Bugün Türk-Müslüman halklarının yaşadığı acıyı anlayabilmenin yolu asırlar önce Yunus’un düşüncelerine ortak olmaktan geçiyor. 

Tabii zulüm yalnızca burada değil daha birçok coğrafyada devam ediyor. Sanma ki zalimin ettiği kârdır. Mazlumun ahı indirir şâhı. Her şeyin bir vakti vardır.” der Yunus. Ne de güzel söyler. Gelecektir o günler, mazlumun ahının şahı indirdiği, sineğin (kendini bilen olgun insan) kartalı (gösteriş meraklısı boş zat) tutup yere vurduğu zamanlar mutlak gelecektir!