Selman Yamak
2 weeks ago - 2 Dakika, 51 Saniye
tr
az
en
kk
ky
uz
ru
tk

Biz de Sözümüzün Arkasındayız

Biz de Sözümüzün Arkasındayız


Hz.Ömer (Radıyallahu Anh) arkadaşlarıyla sohbet ederken, huzura üç genç girer, derlerki:

-Ey halife bu aramızdaki arkadaş bizim babamızı öldürdü ne gerekiyorsa lütfen yerine getirin.

Bu söz üzerine Hz.Ömer (Radıyallahu Anh) suçlanan gence dönerek:

-Söyledikleri doğrumu?

Suçlanan genç, evet doğru. Bu söz üzerine Hz Ömer (Radıyallahu Anh):

-Anlat bakalım, nasıl oldu?

Bunun üzerine genç anlatmaya başlar, derki :

-Ben bulunduğum kasaba da hali vakti yerinde olan bir insanım, ailemle beraber gezmeye çıktık kader bizi arkadaşların bulunduğu yere getirdi.

Hayvanlarımın arasında bir güzel atım varki dönen bir defa daha bakıyor, hayvana ne yaptıysam bu arkadaşların bahçesinden meyva koparmasına engel olamadım, arkadaşların babası içerden hışımla çıktı atıma bir taş attı atım oracıkta öldü, nefsime bu durum ağır geldi, ben de bir taş attım babası öldü, kaçmak istedim, fakat arkadaşlar beni yakaladı, durum bundan ibaret, dedi.

Bu söz üzerine Hz Ömer (Radıyallahu Anh) söyleyecek bir şey yok, bu suçun cezası idam, madem suçunu da kabul ettin…

Bu sözden sonra delikanlı söz alarak:

-Efendim bir özrüm var, ben memleketinde zengin bir insanım babam rahmetli olmadan bana epey bir altın bıraktı, gelirken kardeşim küçük olduğu için saklamak zorunda kaldım şimdi siz bu cezayı infaz ederseniz yetimin hakkını zayi ettğiniz için Allah indinde sorumlu olursunuz, bana üç gün izin verirseniz ben emaneti kardeşime teslim eder gelirim, bu üç gün için de yerime birini bulurum der.

Hz Ömer (Radıyallahu Anh) dayanamaz derki:

-Bu topluluğa yabancı birisin, senin yerine kim kalır ki? 

Sözün burasında genç adam ortama bir göz atar derki,

-Bu zat benim yerime kalır, o zat Hz peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)  Efendimizin en iyi arkadaşlarından, daha yaşarken cennetle müjdelen Amr ibni Asr (Radıyallahu Anh)’ dan başkası değildir. Hz Ömer (Radıyallahu Anh) Amr ibni Asr (Radıyallahu Anh)‘a dönerek

-Ey Amr (Radıyallahu Anh) delikanlıyı duydun, der.

O yüce sahabi:

-Evet, ben kefilim der ve genç adam serbest bırakılır.

Üçüncü günün sonunda vakit dolmak üzere ama gençten bir haber yoktur, Medine'nin ileri gelenleri Hz. Ömer (Radıyallahu Anh) 'a çıkarak gencin gelmeyeceğini, dolayısıyla Amr İbni Asr (Radıyallahu Anh)’a verilecek idamın yerine, maktülün diyetinin verilmesini teklif ederler, fakat gençler razı olmaz ve babamızın kanı yerde kalsın istemiyoruz, derler.

Hz. Ömer(Radıyallahu Anh) kendinden beklenen cevabı verir ve derki,

-Bu kefil babam olsa farketmez, cezayı infaz ederim.

Hz. Amr ibni Asr (Radıyallahu Anh) ise tam bir teslimiyet içerisinde, 

-Biz de sözümüzün arkasındayız.

Bu arada kalabalıkta bir dalgalanma olur ve insanların arasından genç görünür.

Hz Ömer (Radıyallahu Anh) gence dönerek derki,

-Evladım gelmeme gibi önemli bir fırsatın vardı neden geldin.

Genç vakurla başını kaldırır ve:

-Ahde vefasızlık etti demeyesiniz diye geldim, der.

Hz.Ömer (Radıyallahu Anh) başını çevirir ve Amr ibni Asr (Radıyallahu Anh)’a derki,

-Ey Amr (Radıyallahu Anh) sen bu delikanlıyı tanımıyorsun nasıl oldu da onun yerine kefil oldun?

Amr ibni Asr (Radıyallahu Anh):

-Bu kadar insanın içerisinden beni seçti, insanlık öldü dedirtmemek için kabul ettim der.

Sıra gençlere gelir derlerki,

-Biz bu davadan vazgeçiyoruz, bu sözün üzerine Hz Ömer (Radıyallahu Anh):

-Ne oldu biraz evvel babamızın kanı yerde kalmasın diyordunuz. Ne oldu da vazgeçiyorsunuz?

Gençlerin cevabı ise :

- Merhametsiz insan kalmadı demeyesiniz diye, cevap verirler.  


                                      ومنالله التوفيق