Sevde Kalafat
1 year ago - 3 Dakika, 7 Saniye
tr
az
en
kk
ky
uz
ru
tk

Bugün Ozanların Ustası Neşet Ertaş'ın Aramızdan Ayrılışının 6. Yılı

Gönüllerimizin içli nidası, kendi tabiriyle “dertlerimizin ortakçısı”, türkülerinde kendimizden bir iz bulduğumuz, saz ve söz ustası, abdallık geleneğinin son temsilcisi, bozkırın tezenesi Neşet Ertaş. Hakkında sayfalarca yazı yazsak da anlatmayla bitmeyecek bir sanat insanı o…

Bugün Ozanların Ustası Neşet Ertaş


Neşet Ertaş, Kırşehir’in Çiçekdağı, Kırtıllar Köyü'nde dünyaya gelir. Babası saz üstadı Muharrem Ertaş, annesi Döne Ertaş’tır. Çocukluk yıllarını köyünde geçirir. Babasıyla birlikte düğünlere gitmeye başlayan Ertaş, ilk olarak zil alır eline. Sonrasında kaşık çalmaya başlasa da kemanla yön verir müzik hayatına. Sanatının zirvesi ve hayatının baş kahramanı ise bağlamasıdır. Babasından aldığı müzik ve kültür birikimini sazının tellerinde konuşturur. "Yüreğin emrinde parmak yürüyecek"  diyen Ertaş, ilk bestesi olan “Anam Ağlar Baş Ucumda Oturur” ile içindeki söz yazarıyla da tanışmış olur. Babası Neşet’in bir şeyler ürettiğini hisseder, Ertaş babasına; "Sonunda ne diyeyim baba" diye sorar. “Bize garip derler yavrum gönül de garip” der ve Ertaş kendine “Garip” mahlasını alarak gönüllerimize sevdayı, hasreti bu mahlasla işlemeye başlar. Hayat öyle kolay olmaz büyük usta için. İstanbul’a gider ekmek parası kazanmaya, türlü zorluklar çekse de yolu Şençalar Plak ile kesişir. 1957 yılında babasının bestesi olan “Neden Garip Garip Ötersin Bülbül”e ilk plak kaydı yapılır. Bir eksiklik, bir yalnızlık hisseder hayatında, İstanbul’a olan yabancılığı gittikçe büyür. Kırşehir’e geri dönen Ertaş’ın, TRT’nin “Yurttan Sesler” programında Hacı Taşan’ı (onun tabiriyle Hacı Emmisini) görmesi bambaşka bir hayatın kapılarını aralayacağına işaret eder. Sazını alıp Ankara’ya gider ve TRT’de okuduğu bozlakla birlikte artık sesini tüm Türkiye'ye duyurmaya başlar. Ankara’da çalıştığı gazinoda Leyla ile tanışıp evlenir, babası bu evliliği onaylamasa da üç çocuğu olur ve on yıl evli kalırlar. Bu on yıl süren beraberliğin ardından gelen ayrılık, Neşet Ertaş’ı Neşet Ertaş yapan türkülerin ortaya çıkmasına sebep olacaktır. "Mevlam ayrılık vermesin gökte uçan kuşa Leylam" sözleriyle anlatır bize sevdayı, ayrılığın acısını. Üstadı yoran gece hayatı ve alkol sahnede felç geçirmesine neden olur ve tedavi için Almanya’ya kardeşinin yanına gider. Uzun bir süre hayatına gözlerden uzak şekilde Almanya'da devam eder. 2000 yılında İstanbul’a dönerek verdiği ilk konserle sanat hayatına kaldığı yerden devam eder. 25 Eylül 2012 tarihinde İzmir'de tedavi gördüğü hastanede prostat kanseri nedeniyle yaşamını yitirir. Bir ayrılık bir yoksuzluk bir de ölüm gelmiştir şimdi Garip başa...


Bugün Ozanların Ustası Neşet Ertaş


Unesco Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi kapsamında yapılan ulusal envanterlerden Yaşayan İnsan Hazineleri Türkiye Ulusal Envanterine alınarak "Yaşayan İnsan Hazinesi" kabul edilen Neşat Ertaş, 25 Nisan 2011 tarihinde İTÜ Devlet konservatuvarı tarafından fahri doktora ödülüne layık görülmüş, bağlamadaki tavrı ve türküleri konservatuvarlarda ders olarak okutulmuştur. Hayatı ve eserleri Doç. Dr. Erol Parlak tarafından iki ciltlik bir kitap halinde yayımlanmıştır. Hayatını anlatan bir belgesel projesiyle (Garip) onu Almanya'dan getiren ve sevenleriyle tekrar kavuşmasına vesile olan kişi ise Bayram Bilge Tokel'dir.

Neden Garip Garip Ötersin Bülbül, Gitme Leylam, Türküler Yolcu, Sazlı Oyun Havaları, Türkülerle Yaşayan Efsane Deyişler Bozlaklar Türküler, Gönül Ne Gezersin Seyran Yerinde, Kendim Ettim Kendim Buldum, Kibar Kız, Hapishanelere Güneş Doğmuyor, Sazlı Sözlü Oyun Havaları, Gel Gayri Gel, Şirin Kırşehir, Kova Kova İndirdiler Yazıya, Seçmeler 2, Seçmeler 3, Seher Vakti, Altın Ezgiler 3, Benim Yurdum, Nostalji 1, Ölmeyen Türküler 2, Ölmeyen Türküler 3, Gönül Yarası Neşet Ertaş'ın ölümsüz albümleridir. 

Üstada saygı ve özlemle...