Oğuzhan Er
1 week ago - 1 Dakika, 59 Saniye
tr
az
en
kk
ky
uz
ru
tk

“Dil Yoksa Millet De Yoktur“ : Bahtiyar Vahapzade

Bahtiyar Vahapzade, Rusların Azerbaycan'da ve Kafkaslarda hakimiyet kurmaya başladığı bir dönemde, 1925 yılında dünyaya gelmiştir.

“Dil Yoksa Millet De Yoktur“ : Bahtiyar Vahapzade


Azerbaycan'da sosyal alanlarda değişiklere gidildiği bu dönemde Azerbaycan okullarında da çeşitli milletler arasında bağ kurmak ve Sovyetler Birliği içinde dostluğu sağlamlaştırmak adına Rus dili öğretiminde iyileştirmeye gidilir. Bütün yazarlar resmi ideolojiye uygun olarak yazmak zorunda kalmıştır. Bu "Sosyalist realizm" dir.

Bu tarihten itibaren milli edebiyat ve ana dil yerine Lenin'in dili, komünist dünyanın dili olan Rusça ön plana çıkarılmaya başlanmıştır. Rus edebiyatına "emekçinin, işçinin, inkılabın edebiyatı" nitelendirilmesi yapılmıştır.

Azerbaycan edebiyatının vazifesi bu dönemde Rusların edebiyatını örnek almak olmalıydı. Rejime karşı çıkan bir çok ilim adamı, gazeteci vb. bir şekilde yok ediliyordu. Vahapzade, çocukluk döneminde cereyan eden bu olaylardan oldukça etkilenmiştir. Gençlik dönemlerinde ise yazmış olduğu şiirleri saklamış, rejim karşısında bunları bastıramamıştır.

Vahapzade, ana dilini bilmeyen bir insanın o millete ait olduğunu iddia etmeye hakkı olmadığını söyler. Ona göre dilini bilmeyen, milli düşünce ve vatanperverlik bakımından onursuz olurdu. Onlar için vatan şahsi ev, millet düşüncesi de yakın akraba anlamına gelmektedir. 

O, bir milletin varlığı ve bekasını dil ile mümkün görürdü. Onun için dil yoksa millet de yoktur.

Vahapzade, 1959 yılında yazdığı "Gülistan'' şiirinden dolayı gözaltına alınır. Üniversiteden uzaklaştırılırken, kitabı da toplatılır. Bu dönemde çok zor günler geçiriren Vahapzade’ye halk, gizli gizli yardım eder. Bu olaydan sonra şair daha ihtiyatlı olmak durumundadır. Kendisi mercek altına alınmıştır. Sık sık sorguya tabi tutular ve ifadesi alınır.

Vahapzade, ana dili hususunda yapılan yanlışlıklara hiçbir zaman göz yummamıştır. Bu durumdan rahatsız olmuş ve şikayetini Milli Eğitim Bakanlığı'na bir dilekçe ile bildirmişir.

Dilinin layık olduğu değeri bulması için mücadele veren Vahapzade, kelimelerin de yerli yerince kullanılması tezini savunmuştur.

Vahapzade'nin ana dili üzerine yazdığı eserlerinde, yarım asrı geçen bir mücadelenin seyrini görmek mümkündür. Bu mücadele tehlikeli olduğu kadar heyecanlı, heyecanlı olduğu kadar onurlu bir baş kaldırış niteliği de taşımaktaydı.

40'ın üzerinde şiir kitabı, 11 ilmi eseri, 2 monografi, piyesleri, çevirileri ve yüzlerce makalesi bulunan Vahapzade, 13 Şubat 2009 tarihinde Bakü'de hayata veda etmiştir.


bir ananın iki oğlu,

bir amalın iki qolu.

o da ulu, bu da ulu

azerbaycan-türkiye...

Bahtiyar Vahabzade