Dilek Özdemir
1 year ago - 1 Dakika, 56 Saniye
tr
az
en
kk
ky
uz
ru
tk

Nerede O Eski Bayramlar?

Çocukluğumda bayram denildiğinde memleketimiz gelirdi aklıma. Dede, anneanne, babaanne ziyaretleri... Bir de tek bir parça dahi olsa alınan yeni kıyafet. Büyüklerimizi ziyaret için yaptığımız uzun süren otobüs yolculukları bile yormuyordu bizleri. Şimdi ise kısa süreli uçak seyahatleri dahi büyüklerimizi ziyaret etme konusunda bir külfet oluyor. 

Nerede O Eski Bayramlar?


Eski Bayramlar

Memleketimizde ailenin erkekleri bayram namazına gider, evde kalanlar da onlar gelene kadar büyük kahvaltı masaları kurardı. Günler öncesinden hazırlıklar bittiği için geriye sadece ikram etmek kalırdı. Camiden çıkan büyükler mezarlığı ziyaret eder, köyün büyüğü olan dedemizin evinde kahvaltı masasına buyur edilirdi. Onların gelmesiyle tatlı koşturmaca hız kazanır, hizmette kusur edilmezdi. Sonrasında tek tek bayramlaşılır, eller öpülür, harçlıklar alınırdı.

Ardından yaşıtlarımızla bayram gezmesine çıkardık. Kiminde çanta kiminde poşet. Karşılaştığımız başka gruplarla kimin harçlık, kimin leblebi veya çikolata verdiği konusunda istihbarat alış verişi yaşanırdı. Alınan istihbarata göre yönümüzü değiştirirdik. Büyük bir keyif ve mutlulukla bayram ziyaretlerimizi tamamlayıp belki de çok azını yiyebildiğimiz şeker torbalarımızı kıyaslardık.

Ya şimdilerde... Bayramlar aile akraba ziyaretlerinden ziyade tatil kaçamakları haline geldi. Belki de şartların ağırlığı da insanları buna itmekte. Peki ya unutulan manevi değerler?

Kapı çaldığında "aman açmayalım çocuklardır" fısıltıları yada en ucuz şekerlerin gelecek çocuklar için özensizce bir kaseye doldurulması. Özellikle "aman kim uğraşacak gelen gidenle" düşüncesiyle kaçış arayışları. Bunları gördükçe el üstünde tutulduğumuz bayramları özlememek mümkün mü?

Nerede O Eski Bayramlar?


Bu noktaya gelmemizde tabiki yaşam koşullarının zorluğunun da payı var, bizlerin de. Günümüzde istendiğinde birçok şeye zaman ayırabildiğimizi düşündüğümüzde, bayramlara da hakettiği değeri vermek hem geleneklerimize hem de geleceğimiz olan çocuklarımıza karşı önemli bir sorumluluk olarak karşımızda duruyor. 

Gelin bu bayram sevdiklerimizi, büyüklerimizi telefonla aramak ya da mesaj atmak yerine mutlaka ziyaret edelim. Çocukların yüzünde tebessüm olup onlara özel ve güzel olduklarını hissettirip bayramların paylaşımcı manevi yüklü havasını teneffüs ettirelim. Onlar da bizim gibi bayramları sabırsızlıkla beklesinler. 

En azından bunları yapalım ki bayram bayram olsun, hak ettiği değeri bulsun.

Şeker tadında, maneviyat yüklü nice bayramlara...

Bayramınız mübarek olsun...