Yusuf Güldür
4 months ago - 2 Dakika, 49 Saniye
tr
az
en
kk
ky
uz
ru
tk

Eski Türk Sporları

Türk Tarihinin zengin unsurlarından birisi de hiç şüphesiz spor alanındadır. Zira tarih boyunca savaşçılığıyla ön plana çıkmış, cengâverliği herşeyin üstünde görmüş Türk Milleti, o ele avuca sığmaz milli mizacıyla savaş idmanlarını eğlenceli sporlara dönüştürmeyi başarmıştır.

Eski Türk Sporları


Spor
, Türkler için hem bir eğlence unsuru olmuş hem de savaşçıların savaşçılık yeteneklerinin pekiştiği, vücutların idmanlı kalmalarının sağlandığı bir vesile olmuştur. Bu meyanda Türk sporlarının hiç de kolay sporlar olmadığı, gerçekten de bireyleri ciddi anlamda zorlayıcı özelliklerinin bulunduğu bilinmelidir.

Söz konusu bu spor türlerinin bir kısmı hâlâ yaşatılmaya çalışılsa da günümüz dünyasının öncelikleri farklı olduğu için bazıları büyük ölçüde unutulmuştur. Şimdi isterseniz atalarımızın oynamaktan keyif aldıkları ve eğlenirken aynı zamanda çelik gibi birer vücuda sahip oldukları eski sporlarımıza bir göz gezdirelim.

Unutulan Ata Sporları

Cirit Oyunu

Eski Türk Sporları


Takım hâlinde oynanan bu oyun, aslında organize bir savaş oyunudur. Zira zaman zaman yaya olarak da oynanabildiği gibi, çoğunlukla atlı olarak oynanmış, iki gruba ayrılan oyuncular, ellerindeki cirit denilen sopayı birbirlerine fırlatarak rakiplerini vurmaya çalışmış ve rakibi her vurma, o takıma bir sayı kazandırmıştır.

Son derece hareketli, aksiyonu yüksek bir oyun olan cirit, özellikle Türklerin mızrak savurma konusundaki ustalığını pekiştiren bir savaş oyunu olmuştur. Oyunda ciriti sadece rakip süvariye atmak buna karşılık ata cirit değdirmemek de oyunun en önemli kurallarındandır. Ata cirit değdirenler oyundan atılmıştır.

Cirit Oyunu zaman zaman öylesine kızışır, cirit öylesine hızlı atılırdı ki, bu oyunda yaralanmalar sık sık yaşanırdı. Buna rağmen Türkler, bu eğitici oyundan asla vazgeçmezlerdi. Öyle ki zaman zaman aşırı hızlı cirit bir süvariyi öldürse bile…

Çevgan

Eski Türk Sporları


Polo Oyununun atası
olduğu bilinen Çevgan oyunu da Kadim Türklerin tutukuyla oynadığı atlı oyunlar arasındadır. Çevgân denilen şey, ucu eğri bir sopadır ve bu sopayla gûy denilen top sürülmektedir ki bu oyunun tam ismi gûy-u çevgandır. Neticede iki rakip arasında sopalarla sürülen top, rakip kalelere atılmakta ve atılan her sayı atanı zafere yakınlaştırmaktadır. Bu oyun daha sonra Avrupa’ya da geçmiş ve bugünkü anlamda Polo adını almıştır.

Matrak

Eski Türk Sporları


Aslında Matrakçı Nasuh tarafından formülize edilen bu eforu yüksek oyunda, iki rakip ellerinde tahta değneklerle ve diğer ellerinde kalkan niyetine kullandıkları yastıklarla birbirlerini kollar, adeta dans eder gibi figürlerle birbirlerini tartar ve âni hareketlerle rakiplerinin kafalarına sopalarıyla dokunmaya çalışırlardı.

Bir nevi eskrime benzeyen bu sporun zaman zaman kılıçla da yapıldığı ve ciddi yaralanmaların yaşandığı bilinmektedir. Bu oyunu çok iyi oynayıp, rakibinin kafasına sürekli darbe indiren yarışçılar için “rakibiyle matrak geçiyor” gibi ifadeler kullanılmıştır ki bu ifade hâlâ birisiyle dalga geçme anlamında kullanılmaktadır.

1826 yılında Vakay-i Hayriyye denilen olayla Yeniçeriler’in ortadan kaldırılması üzerine, özellikle Yeniçeriler arasında revaçta olan matrak oyunu da yasaklanmış ve tarih içinde yavaş yavaş unutulmuştur.

Ata sporları arsında bahsettiklerimiz dışında tepük, yağlı güreş, yamba kapma ve tomak gibi çeşitli sporlar vardır ki hepsi de yoğun bir fiziksel güce ve harekete dayanmaktadırlar. Özetle ecdadımız, sporu bile bir nevi savaşçılık eğitimi olarak görmüş ve en eğlenceli zamanlarını böyle geçirmiştir.