Yusuf Güldür
7 months ago - 2 Dakika, 17 Saniye
tr
az
en
kk
ky
uz
ru
tk

Fatih Sultan Mehmed'in Sır Ölümü ve Unutulan Naaşı

Peygamber müjdesine mazhar Fatih Sultan Mehmet’in hayatı pek iyi bilinir de vefatı ve sonrasında yaşananlar çok bilinmez. Zira Fatih’in ölümü sonrasında gerçekleşen Bayezid-Cem Sultan kavgası, Osmanlı siyaset tarihçileri için son derece ilgi çekici unsurlar barındırır. Cem Sultan’ın Memluklere sığınması, önce Rodos Şövalyeleri’ne sonra da Papalığa satılması gibi olaylar, Fatih’in başına gelen hadiseleri bir anlamda perdeler.

Fatih Sultan Mehmed


Fatih Sultan Mehmed Öldürüldü mü?

27 Nisan 1481’de ordusunu büyük bir sefer için hazırlayan ancak seferin nereye yapılacağıyla ilgili kimseciklere hiçbir şey söylemeyen Koca Hünkâr, daha 49 yaşında ve son derece sağlıklı bir insan olmasına rağmen daha seferin başında hastalanmış ve 4 Mayıs 1481’de daha ordusu Gebze dolaylarındayken hayatını kaybetmiştir.

Yıkılmaz denilen surları yıkan, alınmaz denilen şehri alan, koskoca Karadeniz’i bir Türk Gölü hâline getirip, Balkanların tamamına yakınını fetheden, Ortodoks Dünyası’nı ele geçirip, Ege’den Adriyatik Denizi’ne ve İtalya’ya kadar hüküm salan Fatih Sultan Mehmet, çıktığı bu gizemli seferin başında –kuvvetle muhtemel- zehirlenerek öldürülmüştür.

Fatih Sultan Mehmed

Fatih Sultan Mehmed'in kesilerek alınan kaftanı
 Bu elim cinayetle ilgili bir Rûm hekimden şüphelenilmekle birlikte, Fatih’in üzerindeki kaftanının naaşın üzerinden kesilerek çıkarılması, padişaha saygı dolayısıyla olabileceği gibi, cilde temas hâlinde insanı zehirleyen bir zehirle öldürüldüğünü de düşündürtmektedir.

Osmanlı tarihçileri, çıkacağı bu büyük seferi tehdit olarak görenlerin, içteki bazı hainleri de kullanarak Fatih’i şehit ettikleri konusunda hemfikirdir. Bu seferle ilgili, kimisi Memluk, kimisi de İtalya üzerine sefere çıkacaktı derken, bizim şahsi kanaatimiz de İtalya’ya olabileceği yönündedir.

Fatih Sultan Mehmed


 Zira İtalya’nın Otranto şehrine kadar uzanan Fatih’in eli, İtalya’yı tamamen zaptedip, Papa’yı avuçlarının içine alarak, tıpkı Ortodokslar gibi Katolik dünyasını da tamamen kontrol altına almak isteğini göstermektedir. Bir anlamda Doğu Roma’ya (Bizans) son veren Fatih, asıl Roma’yı da fethetmek istemiştir.

Fatih'in Ölümü Herkesten Saklandı

İşin ilginç ve acıklı olan kısmı ise, Fatih’in ölümünden sonra bu vefatın –teamüller gereği- herkesten saklanmasıdır. Ancak yeni Padişah’ın Payitaht’a celp edilme sürecinde maalesef Fatih’in naaşı unutulmuş ve üç gün boyunca naaş bekletildiği –daha doğrusu defin işlemi unutulduğu için- koskoca Fatih’in cesedi kokutulmuştur.

Konuyla ilgili saray görevlisi Baltacılar Kethüdası Kasım Bey’in yeni Sultan 2.Bayezid’e yazdığı şu sözler bu konudaki en acıklı kanıttır;

“Ol halde hünkâr müteveffa oldu (öldü), üzerinde üç gün üç gece mum yanmadı. Vardım Kapıcılar Kethüdasına söyledim. Ol dahi İshak Paşa’ya söyledi. Emir eylediler, mum yaktım, rayihasından (kokusundan) kimse yanına varamadı. Ben fakir usta ile bilece içini ayırtladım.”