Türkan Hüseynova
3 years ago - 1 Dakika, 1 Saniye
tr
az
en
kk
ky
uz
ru
tk

Vatanında Hiç Bulunmamış Dil Bilimciyi Konuşturan Mucize

XI. yüzyılda Doğu'nun büyük dil bilimcisi ve filozofu olan Tebriz doğumlu Hatip Tebrizi'nin başına gelen ve sonradan nestâlik* ile yazılmış bir kağıdın hafızasına taşıdığı olayda, ilim adamı Al Maari'nin vatan ve dil sevdası konuşulmaktadır.

Vatanında Hiç Bulunmamış Dil Bilimciyi Konuşturan Mucize


Hatip Tebrizi, bir gün alanında kendini kanıtlamış ünlü bilim adamları ile görüşmek, tanışmak için Şam şehrine gider. Orada döneminin en büyük bilim adamlarından Al Maari ile görüşür, ondan Arapçanın ses bilgisi ve sentaks kurallarını öğrenir. İki yıl Şam'da yaşayan Tebrizi orada hemşehrilerinden kimseyi göremezken bir gün namaz kılarken komşusunu görür ve sevince boğulur. Bunun üzerine üstadı, Tebrizi'den hemşehrisiyle sohbet etmesini ister. Komşusuyla Türkçe (şimdiki Azerbaycan dili) konuşan Tebrizi geri geldikten sonra görme engelli Al Maari onların hangi dilde konuştuğunu sorar, bu dili bilmemesine rağmen tüm kelimeleri ezber olarak tekrar eder.

Hatip Tebrizi, dilcinin bu hareketinden sonra onun büyüklüğüne, biliminin gücüne, vatanında hiç bulunmamış olmasına rağmen bir dil bilimciyi konuşturan ana dilinin mucizesine hayran kalır. Al Maari gibi bir üstad dil bilimci olmak için ömrünün sonuna kadar Şam'da yaşayarak Arapça'ya hakim olur.

*İran'da kullanılan bir yazı türü

Kaynak: azedu.az