Berna Usta
1 year ago - 3 Dakika, 9 Saniye
tr
az
en
kk
ky
uz
ru
tk

Hürriyet Kahramanı Enver Paşa

Tarihimizin en ünlü simalarından birisi olan Enver Paşa, 97 sene önce bugün Pamir Dağları eteklerinde ateş kusan bir Rus mitralyözüne karşı dörtnala ilerlerken şehit düştü.

Hürriyet Kahramanı Enver Paşa


Enver Paşa Kimdir?

İsmail Enver Bey 1881'de başkent İstanbul'da Divanyolu’nda dünyaya geldi. Annesi Ayşe Hanım, babası ise Ahmed Bey idi. İstanbul’da başladığı eğitimine babasının tayini ile Manastır’da devam etti. İsmail Enver’de o yıllarda pek çok Osmanlı genci gibi subay olmak istemişti. Askeri İdadi ve Rüştiyeyi Manastır'da tamamladıktan sonra İstanbul'a geri dönerek Harbiye'ye girdi.

O dönemde Jön Türk hareketi genç Osmanlı subayları arasında oldukça yaygındı. Subaylar gizli gizli padişah II. Abdülhamit’i ve devlet yöneticilerini eleştiriyorlardı. Bu muhalif faaliyetleri sebebiyle bir gün amcası Halil Bey (Halil Kut Paşa) ile padişaha suikast planlayan iki anarşist evlerinde saklamak suçuyla tutuklanarak Yıldız’a götürüldüler.

1903 yılında harp okulundan ikisi de Kurmay Yüzbaşı olarak mezun oldular ve Enver Bey Manastır'a, amcası Halil Bey de Makedonya'ya tayin olundu.

İsmail Enver, Manastır’daki görevi sırasında Rum, Arnavut ve Bulgar çetelerine karşı büyük başarılar elde etti. 1905'te Kolağalığı (Kıdemli Yüzbaşı), 1906'da ise Binbaşılığa terfi etti.

Bu yıllarda İttihat ve Terakki’nin temeli atacak faaliyetlerde bulunmaya başladı. İkinci Abdülhamid'i Meşrutiyet'in yeniden ilânına zorlamak için 1908'in 24 Haziran gecesi dağa çıktı.

İkinci Meşrutiyet’in ilan edilmesinden sonra “Hürriyet Kahramanı” olarak tanınmaya başlandı.

1909 yılında askeri ataşe görevi ile Almanya’ya gitti. Libya’yı işgal eden İtalyanlara karşı Trablus’a gelerek düşmana karşı savaştı.

Hürriyet Kahramanı Enver Paşa

Trablus'ta Enver Paşa ve Mustafa Kemal

Balkan Savaşları’nın başlaması üzerine İstanbul’a döndü. 23 Ocak 1913'te İttihat Terakki önderleri ile birlikte düzenlediği Bab-ı Ali baskını ile Kamil Paşa hükümetini devirdi. Sadrazamlığa Mahmud Şevket Paşa getirildi.

Enver Bey, Sadrazam Mahmud Şevket Paşa’nın Divanyolu üzerinde suikaste uğramasıyla İttihat ve Terakki en önemli ismi haline geldi.

1914'te "Paşa" ve "Harbiye Nazırı", daha sonra da "Başkumandan Vekili” görevine gelen Enver Paşa gücünün zirvesine ulaşmıştı. Sultan Abdülmecid’in torunların Naciye Sultan ile evlenerek hanedana damat oldu.

Hürriyet Kahramanı Enver Paşa

       Eşi Naciye Sultan

Osmanlı Devleti’nin en güçlü ismi haline gelen Enver Paşa’ya yurt dışında “Enverland” denilmeye başlanmıştı.

Ağustos 1914’te başlayan Harbi Umumi’nin ( Birinci Dünya Savaşı) kaybedilmesinden sonra savaşın faturası Enver Paşa ve İttihat Terakki’ye kesildi.

Özellikle “Sevk ve İskan Kanunu” sebebiyle İtilaf Devletleri tarafından yargılanacaklar ve idama mahkum olacaklardı. İttihat ve Terakki son toplantısını yaparak kendini feshetti. Ekim 1918'de imzalanan Mondros Ateşkesi’nden sonra Enver Paşa ve önde gelen İttihat Terakki liderleri 1918'in 1 Kasım gecesi Türkiye’den ayrıldı.

Enver Paşa 1 Ocak 1919 tarihinde padişah emriyle askerlikten uzaklaştırıldı. Yurt dışına giden Enver Paşa’nın amacı geri dönüp Milli Mücadele’ye katılmaktı. Bu fikrine başta Mustafa Kemal ve diğer Kuvva-yı Milliye önderleri sıcak bakmadı.

Türkiye’ye geri dönemeyen Enver Paşa, Türkistan’a giderek Ruslara karşı Türkistan Türkleri’nin mücadelesine katıldı.

Buhara'da Ruslar'a karşı Asya'nın Müslüman halkını teşkilâtlandırmaya çalıştı. 4 Ağustos 1922 sabahı Pamir Dağları'nın eteklerindeki Çegan Tepesi'nde bir Rus birliğinin saldırısına uğradı, ön safta çarpışırken mitralyöz kurşunlarıyla can verdi ve bugün Tacikistan'ın sınırları içerisinde bulunan bıderyâ Köyü'ne defnedildi.

Naaşı 1996 yılında Türkiye’ye getirildi. İstanbul'daki Hürriyyet-i Ebediyye Tepesi'ne dava arkadaşlarının yanına defnedildi.

Hürriyet Kahramanı Enver Paşa


Enver Paşa’nın ölüm tutanağı

"Şehîd-i muhterem Enver Paşa Hazretleri pek mukaddes ve yüksek bir maksad peşinde Buhara'da Belcivan Vilâyeti'nin Çegan isimli mahallinde Kurban Bayramı'nın ikinci günü olan 4 Ağustos 1922'de, öğle vaktine yakın bir zamanda, temiz kanını toprağa akıta akıta, kahraman ve mert bir şekilde şehâdet rütbesine nâil olmuştur"