Mehmet Volkan Balbay
2 years ago - 3 Dakika, 29 Saniye
tr
az
en
kk
ky
uz
ru
tk

İnsanlığın Kurtuluş Reçetesi: Türklerin Yönetiminde Tek Dünya Devleti

Birlik ve beraberlik tüm canlılar için hayatta kalmanın ve güçlü olmanın tek yoludur. Özellikle insan gibi ihtiyaçları sınırsız, imkanları ise sınırlı olan akıl sahibi bir canlı, ortak değerler üzerinden birlik ve beraberlik sinerjisi oluşturmaya mecburdur. Tüm insanlık temelde tek bir ailedir. Evrensel insani değerleri ortak payda bilerek, insanlığın tüm sorunlarına çare bulmak ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak, yaşamın esas amacı olmalıdır. 

İnsanlığın Kurtuluş Reçetesi: Türklerin Yönetiminde Tek Dünya Devleti


Bu açıdan bakıldığında tüm insanların, en önemli ortak payda olan “insanlık” çatısı altında bir araya gelmesi ve adil bir yaşam düzeni oluşturması beklenir. Ancak insanlık, bir bütün olarak hiçbir dönem bu ideal yaşam düzenini oluşturmayı başaramamıştır.

Kıskançlık ve Rekabetin Yıkıcı Etkisi

İlk insanın evlatları arasında yaşanan kıskançlık ve rekabet, onlardan sonra oluşan aile yapılarına da sirayet ederek nesilden nesle bir virüs gibi yayıldı. Aynı atadan türemiş olan ve esasında birbirlerine karşı hiçbir üstünlükleri bulunmayan aileler, rekabet duygusunun etkisinden kurtulamayarak birbirleriyle mücadele etmeyi tarih boyu sürdürdü. 

Ayrılığa sebep olacak bahaneleri üretmek tarih boyunca hiç zor olmadı. Kimi zaman farklı aileden olmak yeterli oldu ayrılık için, kimi zaman yaşanılan coğrafya. Bazen aynı coğrafyanın “batı” ya da “doğu” bölgesi bile ayrılık ve kıyasıya rekabet sebebi sayıldı birbirinden farksız olan insanlar arasında.

Zamanla aileler kendi içlerinde büyüyerek sülaleleri ve ardından da milletleri oluşturdu. Milletler genişleyip nüfus artıkça, insan için temel ihtiyaç unsurları olan ürünlere ulaşma ve bunları elde tutma konusu öncelikler sıralamasında ilk sıraya oturdu. Elbette bu durum, yaşanılan rekabetin şeklini değiştirerek mücadeleyi daha da yıkıcı hale dönüştürdü. 

Öyle ki, adına “Dünya Savaşları” denilen, insanlığın alnından silinmeyecek utanç tablolarına şahit oldu gökteki yıldızlar. Bugün çok daha sinsi ve insanlık dışı formatlarda yürütülen sıcak ve soğuk rekabet, milletlerin evrensel ortak değerlerde birleşme şansını da hızlı bir şekilde tüketmektedir.

Tek Dünya Devleti ya da Kızıl Elma

Tarihi olgular ve olaylar hepimize öğretti ki, bölünüp parçalanmak insanlığın mevcut sorunlarına çare olmadığı gibi, yeni huzursuzlukları da beraberinde getiriyor. Yapılması gereken; insanlığı evrensel ortak değerlerde bir araya getirmek ve adaleti merkeze alan bir yönetim sistemiyle tüm dünyayı tek bir elden yönetmektir. 

Teknolojinin ve ulaşımın geldiği nokta böyle bir yönetim şeklini mümkün kılmaktadır. Ayrıca, uzunca bir dönem tek kutuplu olarak dünyaya şekil vermeye çalışanların başarısızlıkları da ortadadır. İnsanlık; yaşanılan sorunlar açısından bugün, dünden daha kötü durumdadır.

Tarih şahittir ki, Türkler bulundukları her yerde ve doğal şartların zorlaması sonucu göç ederek gittikleri her bölgede, kısa sürede adaleti tesis etmeyi ve orada bulunan tüm insanları hakça yaşayabilecekleri bir yönetim altında toplayabilmeyi, karakteristik olarak başaran tek millettir. Tarih boyunca kurdukları devlet yapıları ve oluşturdukları büyük medeniyet incelendiğinde; yönetimleri altında yaşayan tüm insanların huzur ve güvenlik içinde hayatlarını devam ettirdikleri görülecektir. 

Yine, Türk yönetimi altında tüm ırkların, dinlerin ve dillerin özgürce kültürlerini sürdürebildikleri; bugün Türk hakimiyetinden çıkmış olan bölgelerdeki kültür çeşitliğine bakılarak görülebilir. Hakimiyeti altında yaşayanların yaşam tarzlarına, dillerine ve dinlerine müdahale etmeyen ikinci bir milleti dünya üzerinde göstermek mümkün değildir.

İnsanlığın kurtuluşunun reçetesi "Kızıl Elma"

Tam da bu yüzden, tarih boyunca yönetim konusunda rüştünü ispat etmiş olan Türk Milletinin önderliğinde ve yönetiminde huzurlu bir yaşamın tesis edilmesi şarttır. Türklerin asırları aşan yüce ülküsü olan Kızıl Elma, insanlığın kurtuluşu için son ve tek çaredir. Türklerin devlet yönetiminde ve askeriyedeki kadim tecrübesi, dünya milletlerinin tek çatı altında toplanması için yeterlidir. Adaleti merkeze alan ve tüm kültürlere saygı duyan yüce Türk töresi, her bireyin insanca yaşayabilmesinin yegane garantisidir.

Dünyanın şu an yaşadığı umutsuz karanlığı aydınlığa çevirecek olan tek şey, Türk’ün elinde parlayan KIZIL ELMA’dır.