Chingiz Baimurzaev
1 year ago - 2 Dakika, 8 Saniye

Çin'in Yeni İpek Yolu Projesi Türk Dünyası İçin Ne Anlama Geliyor?

İpek Yolu projesi 2003 yılında Çin lideri Şi Jinping tarafından gündeme getirilmişti. Proje, Çin’in karadan ve denizden Batı’ya doğru yol alan ekonomik hamlesi olarak nitelendiriliyor. Aslında bu proje yeni bir proje değil. Tarih boyunca İpek Yolu (Çin) ve Baharat Yolu (Hind) diye bilinen bu iki yolun güzergahı yaşanan çeşitli olaylardan dolayı ya değiştirilmiş ya da bir kısmı kesintiye uğramıştır. 

Çin


Çin’in yapmakta olduğu şey bu ticaret yolunun modern anlamda yeniden canlandırılmasıdır. İpek Yolu projesinin deniz yolu kanadı şimdilik konumuzun dışında olmakla birlikte bizi asıl ilgilendiren kısmı kara yolunu oluşturan kısmıdır. Pekin’den Londra’ya kadar uzanan bu ticaret yolunun kahir ekseriyeti Türk Dünyasının yer aldığı coğrafyanın içerisinden geçiyor. 

Çin, bu güzergahda bulunan tüm ülkeleri bu projede yer almaya davet etti. Bununla alakalı olarak çeşitli ülkeler ile birçok anlaşmaya imza attı. Türkiye de bu güzergahın kilit noktasında yer almaktadır. Örneğin Bakü-Tiflis-Kars Demiryolunun kullanılmasıyla birlikte Çin’den çıkan bir malın 15 günde Avrupa’da olacağı öngörülüyor.

İpek Yolu Projesinin Türk Dünyası Açısından Önemi

Gözlemciler tarihte olduğu gibi ekonomik gücün Batı’dan tekrar Doğu’ya kaymakta olduğunu ve bunun ilerleyen senelerde daha da artacağını tahmin etmektedirler. Muhtemel bu geçiş Çin üzerinden gerçekleşecektir ki, bahsetmekte olduğumuz proje de bunun alt yapısını oluşturmaktadır. 

İpek Yolu projesinde Türk Dünyasının rolü ve konumu nedir, nasıl olmalıdır? 

Türk Dünyası bu projeden nasıl etkilenecektir? Yukarıda ifade ettiğimiz üzere, coğrafi olarak Türk Dünyası bu hattın büyük bir kısmında yer alıyor. Bu ülkelerin liderleri de gerek Çin ile gerek kendi aralarında çeşitli altyapı projelerini imzalayarak hayata geçirmeyi planlıyorlar. Dolayısıyla, alt yapı hususunda herhangi bir büyük engel gözükmemektedir. Ancak, esas mesele bu güzergahta cereyan edecek mal trafiğine Türk Dünyasının ne ölçüde katkısı olacağıdır. 

Başka bir deyişle, ne kadar üretim yapıp ihraç edebilecekleridir. Aksi halde bu ticaret yolu sadece Çin’den gelen ithal malın gelişini hızlandıracaktır. Bu nedenle, Türki Cumhuriyetler iş birliği içerisinde, kendi aralarında da ticaretin artması için büyük atılımlar yapması gerekiyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, Türkiye’nin 2017 4 Aralık tarihine kadar Türkî Cumhuriyetler ile yaptığı 11 aylık dış ticaret hacmi aşağıdaki gibidir:

Çin

Beş ülkenin toplam hacmi Türkiye’nin sadece Fransa ile olan ticaret hacminden iki kat daha azdır. Bu gösterge Türki Cumhuriyetlerinin dış ticarette daha katetmeleri gereken uzun bir mesafe olduğunu göstermektedir.

Çin