S KENC
4 months ago - 2 Dakika, 42 Saniye
tr
az
en
kk
ky
uz
ru
tk

Kars'a Kaşar Peynirini Öğreten Sürgün İnsanlar: Molokanlar (Malakanlar)

Malakan nedir, Malakanlar kimlerdir? Sürgün bir halkın hazin öyküsü.

Kars


Kafkasya’nın Anadolu’ya geçiş noktasında bulunan Kars, soğuğu, kaşar ve tereyağı gibi süt ürünleri ve kaz etiyle bilinen bir kentimiz. Dönem dönem farklı kimliklere sahip insanların yerleştiği kent, kültürel bakımdan daima zengin bir yerleşim yeri olmuştur. Yolu Kars’tan geçmiş ve bu topraklara değer katmış topluluklardan birisi de Molokanlar’dır. 

Molokan kelimesinin kökenimoloko” olup Rus dilinde süt anlamına gelir. Molokan ise süt içip, oruç bozan demektir. Rusların haftanın iki günü süt içme geleneğine karşılık, Molokanlar haftanın her günü süt içmede bir beis görmemişlerdir. Halk arasında Malakanlar olarak da adlandırılan bu grup İncil, Zebur ve Tevrat’ın sentezi olarak bilinen “Güneş” kitabını kutsal kitap olarak gören bir mezhebin temsilcileridir. Ortodoks kilisesinden ayrılmaları onlar için sürgün hayatının başlangıcı olmuştur.

Kars


Molokanlar’ın Hayat Felsefesi

Savaş karşıtlığı ile tanınan bu topluluk, yardımseverliği, kardeşliği, çalmamayı, dış görünüme ehemmiyet vermemeyi, kanunlara saygıyı, kıskanmamayı kendilerine ilke edinmiş insanlar olarak bilinmektedir. Özel mülkiyeti reddeden Molokanlar, birikim yapmanın mutluluk getirmeyeceğine inanırlar. Toplumsal dayanışmaları çok güçlü olup “devlet” olgusunu kabul etmediklerinden mahkemede ifade vermeyi ve vergi vermeyi kabul etmiyorlardı. Doğuştan gelen bir eşitlik anlayışına sahip bir topluluk olarak insanın içinde olan yeteneğini çıkarma dışında güce önem vermiyorlardı. Gerçek anlamda eşitlik olmayınca ahlakın olmayacağından hareketle bunun devlet kontrolünde sağlanamayacağına inançları tamdı. Askerliği zulüm olarak gördükleri için askere gitmeyi de reddetmişlerdir.

Kars


Sürgün ve Göç Zamanı

Molokanlar, Azak Denizi civarında kendi halinde yaşayan Rus kökenli bir toplulukken, 1800’lerde dönemin yönetimi tarafından din değiştirmeleri konusunda baskı yaşamaya başladılar. Edindikleri ilkeler ve yaşam biçimlerinin gereği olarak bunu kabul etmedikleri için halkının neredeyse tamamı Kafkaslara sürgün edilmiştir. Kafkasya ile birlikte Osmanlı toprakları, Tiflis, Bakü, Erivan ve İran civarlarına yerleştiler. Daha sonra Kanada, Avustralya ve Amerika’ya da göç edenler oldu. 1921 yılında bu kez Ruslara karşı bizimle savaşmaları istenen Molokanlar, askere alınmayı reddettiler. Kafkaslardan kaçış nedenleri yeni topraklarında da kaderleri oldu ve farklı ülkelere göç etmek durumunda kaldılar. Bazıları Kars’ın Arpaçay ilçesine bağlı 3 köye yerleştiler. Takvimler 1962 yılını gösterdiğinde ise bu kez kendi istekleriyle vatanlarına dönme kararı aldılar. Bu tarihte göçenlerin sayısı 1500 civarında olduğu biliniyor.

Malakanlar'ın Kars ve Türk Kültürüne Katkıları

Bugünkü Türkiye topraklarında Kars, Iğdır, Ardahan, Erzincan ve Erzurum’a gelen Molokanlar Anadolu insanı ile uyumlu bir yaşam sürdüler. Geldikleri bölgelere kültürleriyle katkı sağlayan bu topluluk, mecbur kalmadıkça şehir merkezine inmiyorlardı. Şehir yaşamını kendi kültürleriyle bağdaştırmadılar. En uygun yaşam biçimi onlar için köyler olsa bile yaşam tarzları ve yetenekleriyle tam bir şehirli gibi yaşıyorlardı. Kars ve yöresine tarım ve hayvancılıkla birlikte arıcılık ve peynirciliği öğrettikleri bilinen Molokanlar, lahana, patates ve ayçiçeği yetiştirmeyi de ihmal etmediler. Yöre halkı buğdaylarını Molokanların değirmenlerinde yıllarca öğüttüler. Kimilerine göre semaverin kültürümüze girişi Molokanlar sayesindedir. Bugün dünyada 3 milyon Molokan olduğu söyleniyor. Günümüzde resmi olmayan rakamlara göre Kars’ta 15 civarında Molokan yaşadığı biliniyor.