Meryem Sehbal
5 months ago - 4 Dakika, 35 Saniye
tr
az
en
kk
ky
uz
ru
tk

Kaşgarlı Mahmut'un Topraklarındaki Zulüm: Doğu Türkistan

Gün geçtikçe bu konu benim canımı sıkıyor. Şu an Doğu Türkistan'daki zulüm için elden bişey gelmiyor, dolayısıyla zulmü engelleyemiyorsanız duyurun diyerek lafa giriyorum.

Kaşgarlı Mahmut


Günümüzde ‘Doğu Türkistan’ olarak isimlendirilen bölge, aslında Büyük Türkistan’ın bir parçasıdır. Türklerin “ana yurdu” şeklinde tanımlanan coğrafya Çin ile hemhudûd olduğundan târih boyunca hâkimiyet mücadelesine sahne olmuştur.

‘Büyük Türkistan’ dediğimiz saha, batıda Hazar Denizi’nden, doğuda Altay ve Altın Dağları’na; güneyde ise Horasan ve Karakurum Dağları’ndan kuzeyde Ural Dağları ve Sibirya’ya kadar uzanmaktadır. Bu coğrafyanın doğusunda kalan kısım ise, Asya kıtasının tam ortasına tekâbül eder ki, bugün “Doğu Türkistan” dediğimiz saha tam da burasıdır. Güneyinde Pakistan, Hindistan, Keşmir ve Tibet, güneybatı ve batısında Afganistan, kuzeyinde Sibirya ve kuzeydoğusunda Çin ile Moğolistan yer alır.

Bu coğrafyada Uygur Türkleri yaşamaktadır ki, takriben otuz beş milyonluk bir nüfusları bulunmaktadır. Çinliler burayı ilk istilâ ettikleri 19. asrın sonlarında bölgeye “yeni toprak” mânâsında “Şin Jiang” demişlerdir. Bölgenin tarihî açıdan en mühim tarafı, İpek Yolu’nun kavşağı olmasındandır. Burada Türklerin ekseriyetini Uygurlar oluşturmakla birlikte, Kazak, Kırgız, Özbek ve Tatarlar da Uygurlarla beraber mevcûdiyetini muhâfaza eden diğer Türk unsurlarıdır.

Kaşgarlı Mahmut

              ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~

1 Milyon Uygur Türkü Toplama Kamplarında Tutuluyor

Çin'in 1949 yılından bu yana hakimiyeti altında tuttuğu Doğu Türkistan'ın kırsal kesimlerinde etrafı yüksek duvarlarla çevrili inşaatlar devam ediyor. Uydu görüntüleri, Doğu Türkistan çöllerinde inşa edilen ve içinde yüz binlerce Uygur Türkü'nün tutulduğu toplama kamplarının son bir yılda tam 3 katı büyüdüğünü ortaya koyuyor.

Birleşmiş Milletler'e (BM) göre 1 milyon civarında Müslüman Uygur Türkü Çin'in 'eğitim merkezi' olarak dünyaya lanse ettiği toplama kamplarında tutuluyor.

Kaşgarlı Mahmut


Sincan
bölgesinde ve Çin'in değişik yerlerinde gerçekleşen saldırıların ardından bu eylemlerden Uygurları sorumlu tutan Çin, 2014 yılından itibaren 'teröre karşı halk mücadelesi' adı altında yeni bir süreç başlattı. Ancak Uygurlara yönelik kültürel ve dini kısıtlama ve baskılar 2009 yılından itibaren giderek hız kazandı.

Erkeklerin sakal bırakması ve kadınların uzun kıyafet giymesi kısıtlanırken halkın düğünlerde alkol kullanmaya zorlanması da bu uygulamalardan bazıları.

Kaşgarlı Mahmut


Müslüman Uygur Türklerini kamplarda topladığı yönündeki suçlamaları reddeden Pekin, Doğu Türkistan genelinde inşa edilen söz konusu yapıları, dünyaya "eğitim merkezi", "rehabilitasyon merkezi" ya da "mesleki eğitim merkezi" olarak lanse ediyor.

Reuters ekibi kamplardan 7'sini ziyaret etmek istedi. Etrafı kalın duvarlarla çevrili kamplarda güvenlik kulübesinden gözetleme kulelerine ve dikenli tellere her şey mevcut.

Çin yönetimi, kampların mesleki eğitim merkezi olduğunu iddia ediyor.

Kaşgarlı Mahmut


Doğu Türkistan genelinde on binlerce kişi hükümet tarafından işe alındı

Komünist Parti'ye yakın kişiler, halkın arasına giriyor, istihbarat topluyor ve şüpheli gördükleri kişileri güvenlik görevlilerine bildiriyor.

Geçmişte okul, hastane ya da kamu binası olarak hizmet veren bir çok bina da küçük kamplara dönüştürüldü.

Çin'in Doğu Türkistanlıları tuttuğu ve ülkeden kaçan Uygurların ifadesiyle işkence gördükleri kampların sayısı net olarak bilinmiyor.

Çin'den toplama kampı savunması: Uygur Türklerine bedava mesleki eğitim veriyoruz!

Çin'de Uygur Türklerinin tutulduğu kamplar 'cephanelik' gibi

Kaşgarlı Mahmut

Daha önce toplama kamplarından birinde tutulan Kayrat Samarkan, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:

"Sorgulama sırasında ağır işkence gördük, ufacık hücrelerde çok sayıda insan bir arada tutulduk ve kimilerini intihara sürükleyen Komünist Parti rejiminin acımasız uygulamalarına maruz kaldık."

Şu anda Kazakistan'da yaşayan Kayrat, 2017 yılının ekim ayında ziyaret amaçlı Doğu Türkistan'a döndüğünde hemen bir yerel polis karakoluna çağrılmış.

Metal bir sandalyeye zincirlenerek 3 gün boyunca uykusuz bir şekilde sorgulandığını dile getiren Kayrat, sorgu sırasında sık sık, Çin'den neden ayrıldığı, Kazakistan'da ne iş yaptığı ve hangi sıklıkla camiye gittiğinin defalarca sorulduğunu belirtti.

Sorgusu tamamlanınca da kendisine Kazakistan'a yakınlığı nedeniyle 3 ile 9 ay arasında Altay bölgesindeki bir "yeniden eğitim merkezine" gönderileceği tebliğ edilmiş.

Toplama kampında 15 kişinin kaldığı bir hücreye konulmuş. O andan itibaren de günlük rutin Çince şarkılar ezberleyip söylemiş, Çince yazılar yazmış, Komünist doktrinler okumuş ve her gün Çin Komünist Partisi hakkında saatler süren konuşmaları dinlemek zorunda kalmış.

Şu anda 30 yaşında olan Kayrat, "Beni alıp bir odaya götürdüler, metal, sandalyeye benzer bir cihaza bağladılar. Bu cihaza zincirlendiğinizde ayakta kalıp hareket edemiyorsunuz. Göğsünüz açıkta kalacak şekilde kollarınızdan metal cihaza bağlanıyorsunuz. Cihaza bağlı kaldığım 6 saat sonra tüm vücudum perişan haldeydi. Sadece 10 dakika bu cihaza bağlı kaldıktan sonra bedeniniz dayanamaz hale geliyor. Hareket ettikçe demirler vücudunuza temas ediyor. 6 saat sonra ise acı dayanılmaz hale geliyor." dedi.

Kamp şartlarına daha fazla dayanamayan Kayrat Samarkan, 3 ay sonra intihar edince kendini toplama kampının revirinde bulmuş. 2018'in şubat ayında kamptan salıvermişler ve mart ayında da Kazakistan'a gitmesine izin verilmiş.

Ayrıca bunun gibi bir sürü örnek var maalesef...

Kaşgarlı Mahmut


Ayrıca Çin'in, bölgedeki geleneksel İslam ve Orta Asya mimarisinin en iyi korunan yerlerinden biri olarak kabul edilen Kaşgar'daki tarihi birçok yapıyı yıkarak, Uygur tarihinin izlerini silmeye devam ettiği ifade ediliyor.

Hiç düşünmeden yardım etmek isteriz ama dış ülkeler olsun veya Çin'in savunma olarak kullanabileceği bazı etkenler dolayısıyla yardım edemiyoruz.Bizden başka yardım edebilecek olan da yok zaten, etmezler...

Bu yüzden kardeşlerimizin, kandaşlarımızın kurtulması için dua edelim. Zulme sessiz kalmayalım ve zulmü duyuralım!