S KENC
9 months ago - 3 Dakika, 7 Saniye
tr
az
en
kk
ky
uz
ru
tk

Ord. Prof. Dr. Süreyya Tahsin Aygün ve Türk Bilim Tarihine Katkıları

Ord. Prof. Dr. Süreyya Tahsin Aygün, Birinci Dünya ve Kurtuluş Savaşlarına katılmış, istiklal madalyası ile ödüllendirilmiş kahraman bir komutandır. Aynı zamanda değerli bir bilimadamı olan Aygün, Türkiye'nin kök hücre kavramıyla tanışmasını sağlayan ve bu alanda çalışma yapan ilk kişi olarak Türk bilim tarihinde çok önemli bir yer edinmiştir. 

Ord. Prof. Dr. Süreyya Tahsin Aygün ve Türk Bilim Tarihine Katkıları


Fakat Süreyya Tahsin Aygün'ün tanınmasını sağlayan esas girişimi, Thalomid (Thalidomide) adlı ilacın Türkiye'ye girişini engelleyerek milyonlarca insanı büyük bir faciadan kurtarması hadisesidir.

Gelecek Nesilleri Kurtaran Bilim İnsanımız

Thalomid, kimi kaynaklarda gebelik sürecinde bulantıyı önleme, kimilerinde ise gebelik sürecini engelleme amacıyla üretiliyordu. Ancak bebeğin beyin gelişimini durduran ilaç, aynı zamanda uzuvların tam olarak gelişmemesine neden oluyordu. Tıp dilinde bu duruma fokomeli adı veriliyor. 1959-1962 yılları arasında ilacın kullanımının yasal olduğu Batı Almanya’da 2500, Britanya’da ise 500 bebek uzuvları küçük veya işlevsiz şekilde doğdu. 

Ord. Prof. Dr. Süreyya Tahsin Aygün ve Türk Bilim Tarihine Katkıları


Bu durumunda farkına vararak çalışmalara başlayan Tuğgeneral Tahsin Aygün, ilacın ülkemize girişini yasaklatma adına Sağlık Bakanlığı’na resmi başvuruda bulundu. İlacın Türkiye’ye girişi tam da onay aşamasında iken Aygün’ün çabaları sonuç vermiş ve ABD dışında bu ilacın giremediği ikinci ülke Türkiye olmuştur.

Süreyya Tahsin Aygün ve Kök Hücre Tedavisi

Thalomid adlı ilacın Türkiye'ye girişini engelleyerek büyük bir felaketi engelleyen Aygün, Türkiye'de kök hücre tedavisi uygulayan ilk kişi olmasıyla da ünlüdür. Birçok ülkenin o dönem farkına varamadığı Kök hücre tedavisi üzerine çalışmalar yaparak Türk bilimi adına büyük bir adım atan Aygün, Türkiye'yi bu alanda özel bir konuma yükseltmiştir. 

Ord. Prof. Dr. Süreyya Tahsin Aygün ve Türk Bilim Tarihine Katkıları


Süreyya Tahsin Aygün Kimdir?

1895 yılında İstanbul’da doğan, ilk ve orta öğrenimini burada tamamlayan Aygün, Haydarpaşa Askeri Veteriner Okulu’na kaydoldu. 1910-1914 yılları arasında sürdürdüğü öğrenimini, 1914’te I.Dünya Savaşı’nın patlak vermesi üzerine 1920’de tamamlamak durumunda kaldı. 

Veteriner Hekim Üsteğmen olarak orduya katıldıktan sonra Kurtuluş Savaşı sürecinde Ankara Serum ve Aşı Enstitüsü’nde müdürlük yaptı. Kurtuluş Savaşı sırasında yaptığı başarılı çalışmalar kendisine İstiklal Madalyası da kazandırdı.

Aygün, 1924 yılında açılan sınavda başarılı olarak Almanya Berlin Hıfzısıhha Enstitüsü’nde “viroloji, bakteriyoloji ve bulaşıcı hastalıklar” alanında ihtisasını yaptı. Doktorasını ise 1926 yılında Berlin Yüksek Veteriner Okulu’nda tamamladı. Aygün ayrıca;

  • • Fransa Pasteur Üniversitesi
  • • Almanya Frankfurt Experimentelle Therapi Enstitüsü
  • • Berlin Robert Roch Enstitüsü
  • • Avusturya Viyana Mödling Serum Aşı Enstitüsü

gibi uluslararası bilim çevrelerinde çalışmalarda bulundu. Türkiye’de ise;

  • • Etlik Askeri Bakteriyoloji Serum ve Aşı Enstitüsü Lab. Şefliği
  • • Ziraat Vekaleti Fen Müşavirliği ve Etlik Merkez Laboratuvarı Şefliği
  • • Veteriner Sağlık Müşavere Heyeti ve Sağlık Şurası üyeliği
  • • Yüksek Ziraat Enstitüsü Ankara Veteriner Fakültesi öğretim üyeliği

yaptı. 1934’te Doçent, 1937’de Profesör, 1944’te Ordinaryüs unvanı aldı. 1946’da Tümgeneral rütbesini alan Tahsin Aygün, 1950’de ordudan ayrılarak akademik çalışmalarda bulunmaya başladı. Aygün, değerli bilimsel çalışmalarına istinaden, Atatürk’ün doğumunun 100. yılı anısına düzenlenen “Hizmet ve Onur Plaketi” ödülüne layık görüldü. 

Adına Almanya’da Aygün İnstitüte adını taşıyan bir enstitü kurulmasının sebebi ise kök hücre tedavisi ile 200 Alman çocuğunu tedavi etmiş olmasıdır. Süreyya Tahsin Aygün 1981 yılında hayata gözlerini yumdu.

“İlmin ana yolları hiçbir milletin değildir, tüm kültür insanlarının ortak malıdır. Ne var ki uluslararası bilgilerin yurttaki uygulamasına ulaşmak amacıyla yurt için çalışmak ve ulusal bir yurt bilgisi kurmak gereklidir.” Ord. Prof. Dr. Süreyya Tahsin Aygün