Berna Usta
1 year ago - 3 Dakika, 43 Saniye
tr
az
en
kk
ky
uz
ru
tk

Tarihçilerin Kutbu Halil İnalcık

Osmanlı tarihinin dünyada ve Türkiye’de en önde gelen isimlerinden biri olan Halil İnalcık, Türk bilim dünyasına çok şey katmış, "Tarihçilerin kutbu" olarak anılan nadide bir isimdir.  

Tarihçilerin Kutbu Halil İnalcık


Halil İnalcık Kimdir?

Kırım göçmeni olan Halil İnalcık, 7 Eylül 1916 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. İlk, orta ve lise eğitimini Ankara’da tamamladı ve 1935 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’nde ( DTCF) Tarih eğitimine başladı. Timur üzerine hazırladığı bir seminerle Mehmet Fuad Köprülü’nün dikkatini çekti ve 1940 yılında mezun olunca tarih bölümünde asistan olarak akademik hayatına başladı.

1942 yılında “Tanzimat ve Bulgar Meselesi” adlı doktora tezini verdi. 1943’te “Viyana’dan ‘Büyük Ricat’e Osmanlı İmparatorluğu ve Kırım Hanlığı” başlıklı teziyle doçent oldu.

1945 yılında AÜDTCF Şark Dilleri bölümünden Şevkiye Işıl hanımla dünya evine girdi ve bu evlilikten kızı Günhan dünyaya geldi. Çalışmalarında eşi Şevkiye hanımın desteğini her fırsatta dile getiren Halil İnalcık, hayattaki tek pişmanlığının akademik çalışmalarından dolayı eşine gerekli ilgiyi göstermemesi olduğunu söylüyor.

Tarihçilerin Kutbu Halil İnalcık


Halil İnalcık'ın Çalışmaları

Akademik çalışmalarını Osmanlı Devleti’nin sosyal ve ekonomik meseleleri üzerinde yoğunlaştıran İnalcık, İstanbul ve Bursa Şer’iyye Sicilleri üzerinde çalışmalar yaptı. 1947 yılında Türk Tarihi Kurumu (TTK) üyeliğine seçildi.

1949 yılında araştırma yapmak amacıyla İngiltere'ye gitti. Burada British Museum’da Türkçe yazmalar üzerinde çalıştı ve Calendar of State Papers serisinde Osmanlı tarihine ait kayıtları toplayarak 1951 yılında Türkiye'ye döndü.

1952 yılında “Viyana Bozgun Yıllarında Osmanlı-Kırım Hanlığı İşbirliği” teziyle profesör oldu.

Harvard, Princeton, Columbia, Pennsylvania gibi üniversitelerde ziyaretçi profesör olarak dersler verdi. 1972 yılında Ankara Üniversitesinden emekli olarak Chicago Üniversitesinde Osmanlı Tarihi Kürsüsünü kurdu. 1973 yılında kitabı “The Ottoman Empire The Classical Age 1300-1600” yayımlandı.

Osmanlı-Türk tarihi alanında daha iyi çalışmalar, araştırmaların yapılabilmesi için “International Association for Social and Economic History of Turkey” adlı uluslararası bir birlik kurdu, ilki 1977'de Hacettepe Üniversitesi'nde olmak üzere 11 uluslararası kongrenin toplanmasına öncülük etti.

1986 yılında Chicago Üniversitesinden emekliye ayrılarak 1993 yılında Bilkent Üniversitesi’nde Tarih Bölümünü kurdu.

2003 yılında Bilkent Üniversitesi’nde “Halil İnalcık Center for Ottoman Studies” adlı bir merkez kurdu. Halil İnalcık, uzun yıllar boyunca çeşitli arşivlerden topladığı materyalleri bu merkeze bağışladı.

Çok iyi düzeyde Osmanlı Türkçesi, iyi düzeyde; İngilizce, Fransızca, Almanca, orta düzeyde de; Arapça, Farsça ve İtalyanca bilen İnalcık’a dünyanın çeşitli üniversitelerinden çok sayıda fahri doktora unvanı verildi.

Halil İnalcık'ın Başlıca Kitapları

Halil İnalcık, 99 yıllık ömrüne 25 kitap 300’ü aşkın makalesığdırdı. Çalışmalarını osmanlının siyasi sosyal ekonomik yapısı, devlet kurumları, teşkilatı, toplumlar tabakaları üzerine yapmıştır.

Prof. Dr. Halil İnalcık'ın başlıca eserleri arasında “Tanzimat ve Bulgar Meselesi”, “Tarihli Suret-i Defter-i Sancak-ı Arvanid”, “Fatih Devri Üzerinde Tetkikler ve Vesikalar”, “Gazavât-ı Sultân Murâd b. Mehemmed Hân İzladi ve Varna Savaşları”, “Tursun Beg, The History of Mehmed the Conqueror, Chicago-Minnesota: American Research Institute” ve “Türkiye’nin Sosyal ve Ekonomik Tarihi”

25 Temmuz 2016'da çoklu organ yetmezliği nedeniyle Ankara'da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Cenazesi alimlere yakışır şekilde Fatih Camii Haziresi’ne defnedildi.

Tarihçilerin Kutbu Halil İnalcık

Mezar taşına hattat Sabri Mandıracı tarafından Osmanlıca “tâlik yazı” ile:

Kutb-ı aktâb-ı müverrîhîn idi
Cümle âsârı buna muhkem delîl
Rıhletiyle artık öksüzdür ilim
Böyle emretti bunu nazm-ı celîl
Şimdi mutlak Fatih’in bağrındadır
Fethi ondan dinliyorken biz melîl
Hüzn içinde söyledim tarih-i tâm
Kalbi yıkdı hicr göçdü Mîr Halîl-1437"

Günümüz Türkçesi ile:

“O, tarihçilerin kutublarının kutbu, hepsinden yüksek mertebede idi ve yazdığı bütün eserler bunun böyle olduğunun delilidir. Vefatıyla ilim artık öksüz kalmıştır, herkesin günü geldiğinde öleceğinin bir emir olduğu da Kur’an’da zaten geçmektedir. Halil İnalcık, şimdi mutlaka Fatih Sultan Mehmed’in yanında, onun bağrındadır; İstanbul’un fethini bizzat ondan dinliyordur ama biz üzgün ve boynu bükük haldeyiz. Böyle bir hüzün içerisinde tarih düşürdüm ve hicrî 1437’ye karşılık gelen ‘Ayrılık kalbi yıktı, Halil Bey göçtü gitti’ sözü vefatının tarihi oldu.”