Yusuf Güldür
2 weeks ago - 2 Dakika, 28 Saniye
tr
az
en
kk
ky
uz
ru
tk

Kültürün ve Medeniyetin Başkenti: Semerkant

Bilindiği üzere farklı coğrafyalardaki Türk topluluklarına çeşitli gerekçelerle farklı isimler verilmiş, dahası bu isimlendirmeler zaman zaman maksatlı olarak kullanılmıştır. Kazak, Özbek, Azeri derken, tüm bu kavimlerin ortak özellikleri olan Türklük gerçeği bazen maksatlı olarak ikinci plana atılmış ve bir anlamda bu toplumların ayrışması istenmiştir. Oysa işin kökenini bilenler, bu isimlendirmelerin ayrışmadan ziyade her Türk kavmini ayrı ayrı yüceltmek için verildiğinin bilincindedirler.

Kültürün ve Medeniyetin Başkenti: Semerkant


Özbek İsmi Nereden Gelir?

Orta Asya’da özellikle Buhara ve Semerkant gibi efsanevi Türk-İslâm beldelerini içinde barındıran Özbekistan, Oğuz Türkleri tarafından kurulmuş bir devlettir. Öyle ki etimologlar Özbek-Üzbek isminin ortaya çıkışında farklı teoriler ortaya atmışlar, kimileri bunu Altın Orda Devleti hakanlarından Özbek Han’a, kimileri de bu bölgede yaşayan Türklerin bağımsızlık ve dirayetine atıfla Oğuz-Bek(Güçlü Oğuz), Özü Bek (özü sağlam), Öz-Bek (Kendi kendisinin beyi) gbi isimlendirmelerle anmışlardır.

Tüm bu isimlendirme ve etimoloji çalışmalarına bakıldığında bile Özbeklerin de diğer Türk toplulukları gibi hürriyet düşkünü ve Türk soyundan, Oğuz boyundan oldukları anlaşılmaktadır.

Özbekistan’ın Gözbebeği Semerkant:

Kültürün ve Medeniyetin Başkenti: Semerkant

Registan Meydanı
Orta Asya’da ismi bir efsane gibi anılan şehirdir Semerkant. Ortaçağ’da Türk-İslâm bilim ve sanatının zirveye çıktığı, tüm ilim meftunlarının yönünü çevirdiği bir merkezdir.

Zerefşan Irmağı’nın kıyısında kurulu olan bu nadide şehir, tarih boyunca pekçok medeniyetin ilgisini çekmiştir. M.Ö 329’da Büyük İskender’in işgaliyle karşılaşmış, 6.yy’da Türk akınlarıyla, 8.yüzyılda ise İslâmiyet’i Orta Asya’ya taşıyan Abbasilerin hâkimiyetiyle karşılaşmıştır.

İslâmiyetle birlikte Türk Yurdu’nda ilmin büyük bir önem kazanması sonucu, gerek Selçuklu hâkimiyeti döneminde –ki Nizamülmülk tarafından burada bir rasathane bile kurulmuştur- gerekse Timur Devleti Döneminde Semerkant tam bil ilim cenneti hâline gelmiştir.

Kültürün ve Medeniyetin Başkenti: Semerkant

Şah-ı Zinde Türbesi
Emir Timur
, Semerkant’a ayrı bir önem vermiş, bu nadide şehri imar etmiş ve bu dönemde Semerkant, tüm ilim âşıkları için tam bir cazibe merkezi hâline gelmiştir. Hatta Timur, bu şehri başkent yapmış ve adeta İmparatorluğunun tüm kaynaklarını bu şehrin ihyası için harcamıştır.

1437’de Emir Timur’un torunu olan Uluğ Bey döneminde de bir rasathane kurulan Semerkant, bugün hâlâ Türk-İslâm bilim ve mimarisi açısından bir açık hava müzesi gibidir. Gerçi 1964 yılında yaşanan büyük sel felaketinde pek çok tarihsel yapı maalesef tahrip olmuştur.

Özbekistan coğrafyasının bu adla anılması, 14.yy’da hüküm sürmüş Özbek Han zamanına dayanmaktadır ki, bu bölge tarih boyunca pek çok işgal ve istilaya uğramasına, hatta gerek Çarlık gerekse Sovyet Rusya dönemlerinde uygulanan katı asimilasyon politikalarına rağmen ayakta kalmayı başarmış ve buradaki kandaşlarımız, 1991 yılında meftun oldukları istiklâl şerbetini tatmışlardır. Allah, bir daha hiçbir Türk-İslâm devletine esareti tattırmasın.