Selman Yamak
1 month ago - 8 Dakika, 21 Saniye
tr
az
en
kk
ky
uz
ru
tk

Şevval Ayı Orucu


Şevval Ayı Orucu


Şevval Ayı Orucu Nedir - Şevval Ayında 6 Gün Oruç Tutmanın Fazileti

Şevval veya Kazaya Kalan Ramazan Ayı Orucuna Niyet :

Niyet ettim Allah rızası için Şevval orucu tutmaya' diyebilirsiniz. Şevval ayında kaza orucu tutacaksanız, ‘Niyet ettim Allah rızası için Ramazan ayında tutamadığım orucumun kazasını tutmaya' diyebilirsiniz." 

Müstehâb oruçlar arasında, Şevvâl ayında tutulması tavsiye edilen altı günlük orucun hususî bir yeri vardır. Bu konuyla ilgili pek çok hadîs-i şerîf vârid olmuştur. 

Sevban (Radıyallâhu Anh)dan rivayet edilen bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “Ramazan bayramından sonra altı gün oruç tutan, senenin tümünü tutmuş gibi olur. Zira (ayet-i kerimede) ‘Kim bir hayır amelde bulunursa ona yaptığının on misli ecir verilir’ (buyrulmuştur).(Müslim, Sıyam, 39; Tirmizî, Savm, 53.) 

İbnü Ömer (Radıyallâhu Anhümâ)dan rivâyet edildiğine göre Peygamber Efendimiz (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “Her kim Ramazân ayının orucunu tutar, ardından Şevvâl ayından da altı gün oruç tutarsa, sene boyunca oruç tutmuş gibidir.”(Müslim, Sıyâm, Hadîs-i Şerîf No: 201-(1164); Ebû Dâvûd, Savm, Hadîs-i Şerîf No. 2433.)

İbnü Ömer (Radıyallâhu Anhümâ)dan rivâyet edilen diğer bir müjde ise şu şekildedir: “Her kim Ramazân ayının orucunu tutar, ardından Şevvâl ayından da altı gün oruç tutarsa, annesinden doğmuş günkü gibi günahlarından sıyrılır.”(Taberânî, Mu‘cemü’l-Evsat, c. 8, s. 275, Hadîs-i Şerîf No. 8622.)

Başka bir rivâyette Peygamber Efendimiz (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in şöyle buyurduğu kaydedilmiştir: “Her kim Ramazân’ı, Şevvâl’i, Çarşamba, Perşembe ve Cuma’yı oruçlu geçirirse cennete girer.”(Ahmed ibnü Hanbel, Müsned, c. 24, s. 166, Hadîs-i Şerîf No. 15434; Beyhakî, Şu‘abü’l-Îmân, c. 5, s. 385, Hadîs-i Şerîf No. 3587.)

Ali el-Havvâs (Kuddise Sirruhû)nun bu konuyla ilgili şöyle dediği rivâyet edilmiştir: “Şevvâl ayında tutulan bu altı günlük oruca da, Ramazân-ı Şerîf’teki gibi saygı gösterilmelidir. Zira Şevvâl ayında tutulan oruçlar, Ramazân ayındaki oruçların eksiklerini tamir konumundadır.”

Peygamber Efendimiz (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem), Şevval ayı orucunun bir sene oruç tutmuş gibi sevaba vesile olacağını duyurmuş, bu yüzden de bir ay Ramazân-ı Şerîf orucu tutanlar, Şevval ayında da altı gün oruç tutmakla bütün seneyi oruçlu geçirmiş olma sevabına nail olmak istemişlerdir.

مَنْ صَامَ رَمَضَانَ وَأَتْبَعَهُ سِتًّا مِنْ شَوَّالٍ كَانَ كَصِيَامِ الدَّهْرِ

رواه مسلم وأبو دود والترمذي والنسائي وابن ماجه

“Kim oruçla geçirdiği Ramazan ayından sonraki Şevvâl ayında altı gün oruç tutarsa, bütün seneyi oruçla geçirmiş gibi olur.” (Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, İbni Mace)

Peygamber Efendimiz (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) bunu şu sözüyle açıklamıştır:

مَنْ صَامَ سِتَّةَ أَيَّامٍ بَعْدَ الْفِطْرِ كَانَ تَمَامَ السَّنَةِ: مَنْ جَاءَ بِالْحَسَنَةِ فَلَهُ عَشْرُ أَمْثَالِهَا رواه ابن ماجه

“Kim, Ramazan (orucunu tutar ve) bayramdan sonra altı gün oruç tutarsa, onun tutmuş olduğu oruç, senenin tamamının orucu olmuş olur. Her kim hayırlı bir iş ile gelirse (bir iyilik işlerse) kendisine onun (yapmış olduğu iyiliğin) on misli sevap verilir.” (İbni Mâce, Sıyâm, 33)

Şevval Ayı Orucu


Şevval Ayı Orucu Fazileti

Bütün Seneyi Oruçla Geçirmiş Gibi Sevap Almak:

Hadis-i şerifte dikkat çekilen ‘bir yıl oruç tutmuş gibi olma’ faziletinin hesabı, otuz günlük Ramazân orucu ve altı günlük Şevval ayı oruçlarının toplamının 36 günlük oruca tekabül etmesi, ayet-i kerimedeki müjdeye bağlı olarak on misliyle hesaplanması neticesinde bir hicrî yıl olan 360 gün sonucuna ulaşılması şeklindedir. Bu durum hadis-i şerifte de açıkça ifade buyrulmuştur: “Kim, Ramazan (orucunu tutar ve) bayramından sonra altı gün oruç tutarsa, onun tutmuş olduğu oruç, senenin tamamının orucu olmuş olur. Her kim hayırlı bir iş ile gelirse (bir iyilik işlerse) kendisine onun (yapmış olduğu iyiliğin) on misli sevap verilir.”(İbnü Mâce, Sıyâm, 33)

Aslında bu gibi mânevî konularda esas olan, o işi ihlâsla yapmak, büyük bir gönül arzusu ile talip olmak mühimdir. Bâzen öyle oruçlar olur ki, tutanın gönlünde beslediği derin ve sâfî ihlas yüzünden 360 gün değil, belki 360 senelik nâfile oruç sevabını alabilir. İhlâs ile kim ne isterse Rabbimiz onu verebilir.

Biz de sâfi bir niyetle altı gün orucumuzu tutarsak, belki Rabbimiz bu niyetimize, bu bağlılığımıza bütün seneyi oruçlu geçirmiş gibi sevaplar ihsan edebilir, hatâlarımızı affedebilir.

kıyâmet günü farz ibâdetlerde meydana gelmiş kusur ve noklanlıklar, nâfile ibâdetlerle telâfi edilecektir

Şevval Ayı Orucuna Nasıl Niyet Edilir?

Şevval Orucuna Niyetin Vakti ve Şekli

Oruca niyet, şekil ve vakit açısından tutulacak olan orucun türüne göre değişiklik gösterir. Ramazan orucu, tayin edilmiş adak ve mutfak nafileler için niyetin vakti güneşin batışından itibaren, ‘istivâ’ ya da ‘kaba kuşluk vakti’ olarak ifade edilen vakte kadar devam eder. Şevval orucu için; ‘niyet ettim yarın oruç tutmaya’, ‘niyet ettim nafile oruç tutmaya’ gibi, yalnızca oruca niyet edilmesi kâfidir.

Üzerinde geçmiş Ramazan aylarından oruç borcu olan bir kimsenin yetiştiği Ramazan orucunu tutması durumunda bunun geçerli olup olmayacağı konusunda ihtilâf edilmiştir. Hanefî ulularının mezhebine göre her ne kadar bu geçerli olacaksa da, diğer mezheblerin buna cevaz vermemesi önemle göz önüne alınarak münferid (tek kılınan) ibadetlerde ihtilâftan kaçınma esasına binaen oruç borçlarını kaza etme konusunda acele edilmelidir.

Bu hassasiyetler doğrultusunda gerek geçmiş Ramazan aylarına ait gerekse de gönül coğrafyamızdan henüz ayrılmış olan Ramazan ayına ait oruç borçlarımızı Şevval ayından itibaren başlayarak tutmak lehimize olacaktır.

Şevval Ayı Orucu


Şevval Orucu Kaza Orucu Yerine Geçer mi?

Bir kimse muhakkak ki Şevval ayı içerisinde kaza oruçlarını tutabilir. Böyle yaptığı takdirde ise daha önce açıklamış olduğumuz faziletlere erişemez. Zira fazileti elde etmek, eksiksiz tutulan Ramazân orucuna Şevvalde altı gün ilave etmekle olur.

Kaza ve nafileye birlikte niyet etme konusu da zaman zaman gündeme gelmektedir ki, farz ve nafileyi bir niyette cem etmek fıkhî açıdan doğru olmayan davranışlardandır.

Şevval orucunun faydaları

Ayrıca altı günlük Şevval orucunun faydalarından birisi de, Ramazan ayında tutulan farz oruçta meydana gelen kusur ve noksanlıkları telâfi etmesidir. Öyle ki hiç bir oruçlu, orucuna aksi yönde tesir eden kusur ve günah işlemiş olmaktan uzak değildir. (Bilindiği üzere) kıyâmet günü farz ibâdetlerde meydana gelmiş kusur ve noksanlıklar, nâfile ibâdetlerle telâfi edilecektir.

Demek ki, bir aylık Ramazan orucundan sonra Şevvâl’de de altı gün oruç tutarak orucunu otuz altıya çıkaran kimse, bütün seneyi oruçlu geçirmiş gibi sevap almaktadır.

Şevval Ayında 6 Gün Oruç Arka Arkaya mı?

Bu orucun arka arkaya olması şart değildir. Şevvâl ayı içinde olması yeterlidir.

Şevval ayında tutulacak altı günlük oruç peş peşe tutulabileceği gibi, ayrı ayrı da tutulabilir; fakat peş peşe tutulması Hanefilerden İmam Ebû Yusuf ve İmam Muhammed’e göre daha faziletlidir ve mezhepte fetva da buna göredir.( Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük İslâm İlmihâli, Sad. Hüsameddin Vanlıoğlu, Abdullah Hiçdönmez, Fatih Kalender, Emin Ali Yüksel, İstanbul, 2015, Yasin Yayınevi, s.356)

Peş peşe tutmaya gücü yetmiyenlerin pazartesi ve perşembe günleri oruç tutmaları da faziletlidir. Bu günlerde tutulmasının fazileti hakkında hadisi Şerif :

Ameller, pazartesi ve perşembe günleri arz olunur. Ben de amelimin oruçluyken arz olunmasını isterim. [Tirmizi]

Pazartesi ve perşembe, günahların affedildiği gün olduğu için oruç tutuyorum. [Müslim]

Cennetin kapıları pazartesi ve perşembe günleri açılır. [Müslim]

Şevval Ayı Orucu


Şevvâl Orucunun Kabirdeki Yardımı hakkında kıssa:

Süfyân-ı Sevrî (Rahimehullâh) da Şevvâl orucunun bir kimseye yardımı hakkında şöyle bir hâdise anlatmıştır:

“Ben Mekke-i Mükereme’de üç sene oturdum. Mekkelilerden bir kimse her gün Haremi Şerif’e gelir, tavaf eder, namaz kılar ve bana selam verip giderdi.

Gel zaman, git zaman, ben bu kişi ile tanıştım. Dostluğumuz daha da ilerledi, samimiyetimiz arttı.

Bir gün o kimse beni yanına çağırdı ve dedi ki:

— Şayet senden evvel ölürsem, o vakit kendi ellerinle beni yıka, namazımı sen kıldır ve beni defneyle. O gecede, ilk gece de beni terk etmeyip kabrimde geceleyerek, münkereynin sual sorması anında bana devamlı Tevhidi telkin et, diye vasiyette bulundu. Ben de o kimsenin dediklerini yapmayı kabul ettim.

Bir zaman sonra o kimse vefât etti. Ben de, bana yaptığı vasiyete uyarak verdiğim sözü yerine getirdim. Defin işi de bittikten sonra, kabrinde gecelemeye karar verdim. Çünkü buna da söz vermiştim.

O gece kabri beklerken bana bir ağırlık çöktü, hafifçe dalmışım. O gece uyku ile uyanıklık arasında iken bir ses kulağıma çalındı:

— Yâ Süfyân! Beni korumana ve senin telkinine ihtiyaç kalmadı. Artık sen gidebilirsin, diye bir ses işittim. O zaman ben de kendisine sordum:

— Ne sebeple bu lütfa eriştin, bu fazilete nail oldun? Cevaben dedi ki:

— Ramazân-ı şerîfin orucunu tutup, Şevvâl altı gün daha ekleyerek oruç tutmam sebebiyle.

O zaman ben uyandım. Yanımda kimseyi görmedim. Gördüğüm bu zuhurata tabi olayım mı, olmayayım mı, tereddüt geçirdim.

Abdest aldım, iki rekât namaz kıldım, tekrar uyudum. Böylece hafiften gelen sesi üç kere duydum. Anladım ki bu Rahmânîdir; şeytandan değildir. O zaman kabrin yanından ayrıldım. Şevvâl orucunun fazîletini, yardımını böylece kavramış oldum ve şöylece duâ ettim:

‘Yâ Rabbi! Beni Ramazân ayının orucuna ve Şevvâl’den altı gün oruç tutmaya muvaffak kıl.’ Elhamdülillâh, Allâh-u Te‘âlâ beni bu işe muvaffak kıldı ve bunu bana nasip etti.”