Türkan Hüseynova
1 year ago - 3 Dakika, 32 Saniye
tr
az
en
kk
ky
uz
ru
tk

Şifalı Siyah Altın: Naftalan

Yeraltı ve yer üstü kaynak zenginliklerine sahip olan Azerbaycan’ın bir diğer zenginliği de siyah altın diye bilinen ''Naftalan'' petrolüdür. Naftalan petrolünü yakıt petrolünden farklı kılan onun tedavi amaçlı kullanılmasıdır.

Şifalı Siyah Altın: Naftalan


Tedavi edici yönüyle ünlenen Naftalan petrolü, Azerbaycan’ın ikinci büyük şehri olan Gence’den 50 kilometre aralıkta konumlanan Naftalan şehrinde, 12 kuyudan çıkarılmaktadır. 

Naftalan Petrolünün Kısa Tarihçesi

Eski dönemlerde Asya’nın çeşitli bölgelerinden, Hindistan’dan Azerbaycan’a gelen binlerce kişi çeşitli hastalıklardan kurtulmak için buradan Naftalan petrolünü kendisi ile götürür, kendi ülkelerinde bu petrolün sayesinde birtakım hastalıktan kurtulmak için tedavi oluyorlardı.

III. yüzyılda yaşamış ünlü İtalyan gezgin Marko Polo Azerbaycan topraklarından geçerken Naftalan yakınlarında kuyulardan çıkarılan şifalı petrolün, deve kervanlarıyla başka ülkelere taşındığını yazmıştı. 

XIX. yüzyılda Naftalan petrolünün buluşu, üretimi başlamıştır. Onun tedavi edici ünü Batı dünyasına da yayılmıştı. 1890’da Alman dağ mühendisi E. İ. Yeger petrolün tedavi edici yönlerini görerek üretimi için küçük fabrika kurar. Fabrikada Naftalan ve Kojelan isimlerinde merhemler hazırlanıp dünyanın ünlü doktorlarına gönderilir.  List isimli ünlü profesör, Yeger’in fabrikasının ürettiği tüm ürünleri satın almaya başlar.

Rus-Japon savaşı zamanı Japon askerlerinin çantalarında içinde Naftalan merhemi olan ve üstünde “Kimde bu merhem varsa o, hiçbir yaradan korkmasın” yazılı küçük kaplar bulunurdu.

1911’de Kvel isimli bir Alman girişimcisi “German-Naftalan” anonim şirketini kurarak çeşitli ilaçlar, deri için kremler, haplar, sabunlar, kozmetik ürünler üretmeye başlamıştır. Kısa zamanda tedavi edici petrolün ünü Almanya, İngiltere, Fransa, Japonya, Avusturya ve diğer ülkelere de ulaşmıştır.

XX. yüzyılın 40’lı yıllarında Azerbaycan’da petrol-kimya biliminin kurucusu Yusuf Memmedaliyev Naftalan petrolünü katrandan, aromatik karbohidrojenlerden arındırarak onun tedavi edici özelliklerini çoğaltmış, toksik etkisini ve diğer olumsuz yanlarını azaltmıştır.

Naftalan Petrolünün Bileşimi

Naftalan merhemi %70 Naftalan petrolü, %18 parafin ve %12 parafin yağından oluşur.

Naftalan petrolünde yakıcı maddeler yoktur, bu nedenle deride yakıcı izler bırakmamaktadır. Aynı zamanda bu petrol çeşidi katranlı, parafinsiz, az kükürtlüdür ve potasyum, kalsiyum, magnezyum, iyot, klor, potasyum-karbonat, çinko gibi mineralleri barındırmaktadır. Barındırdığı bu maddeler Naftalan petrolünü tedavi edici kılmaktadır. Ona şifa verici özellik katan esas mineral ise çok halkalı yapıda olan “naften” karbohidrojenleridir.

Tedavi Ettiği Hastalıklar

Şifalı Siyah Altın: Naftalan


Naftalan’da petrolle tedavi merkezi ilk defa 1929 yılında kurulmuştur.

Naftalan’ın petrolle tedavi merkezlerinde birtakım hastalıkların tanısı ve tedavisi, bu siyah-kahve renkli petrolle yapılmaktadır. 70 farklı hastalığın önlenmesi ve tedavisinde kullanılan Naftalan petrolü %92'lik bir verimliliğe sahiptir. 

Naftalan petrolü deri, kas, karaciğer, jinekoloji, üroloji ve sinir hastalıklarının, eklemlerin, yumşak dokuların tedavisinde kullanılmaktadır.

Naftalan petrol banyosu esas olarak kronik deri, eklem hastalıkları zamanı tavsiye edilmektedir. Bu petrol banyosu, kan dolaşımını iyileştirmekte, kan hücrelerini güçlendirmekte, deriye sürüldüğünde ağrıkesici etkisi vermekte ve onu dezenfekte etmektedir.

Alerji aleyhine iyi gelen ve metabolizmayı hızlandıran Naftalan petrolü cinsel hastalıklarda da olumlu sonuçlar vermektedir.

Naftalan petrolünün tedavi ettiği hastalıkları uzmanlık alanlarına göre bölebiliriz: Periferik damar hastalıkları, Dermatoloji, Üroloji, Anjiyoloji, Nöroloji, Jinekoloji, Kulak, Burun ve Boğaz.

Uygulanan Tedavi

Dünyada eşi benzeri bulunmayan Naftalan petrolü Azerbaycan’da sağlık turizmi için de geniş fırsatlar sunmaktadır. Naftalan’da sanatoryumların yanı sıra beş yıldızlı oteller de sağlık turizmine hizmet vermektedir. Naftalan sanatoryumlarına genellikle Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkelerinden, Birleşik Arap Emirlikleri, İsrail, İran, Katar, Suudi Arabistan ve Türkiye'den misafirler geliyor.  

Hastalar öncelikle doktor kontrolünden geçiyor, sonuca göre hastaya uygulanacak tedaviye, fizik tedavi metoduna, petrol banyosunun süresine ve petrolün cinsine ve masaja karar veriliyor. Tedavinin merkezinde “petrol banyosu” olsa da, kalp, damar ve guatr hastalarıyla böbreğinde ve safra kesesinde taş olanlara katranı ayrıştırılmış Naftalan petrolüyle masaj ve kür tedavisi uygulanmaktadır. Naftalan petrolünün etkisi ile vücutta oluşan reaksiyonların normal seyrini bozmamak adına hastaların tedavi süresince alkollü içkiden, çok yağlı ve ekşi yemeklerden, sigaradan kaçınmaları gerekir. Tedavi süresi genellikle 15 günlük olmakla, hastalara özel beslenme programları uygulanmaktadır.

Naftalan petrolü sağlığın yanı sıra güzellik sektöründe de kullanılmaktadır. Ham petrol fabrikalarda işlenerek ilaç, krem, sabun gibi mamulatlar elde edilmektedir.