Oğuzhan Er
8 months ago - 2 Dakika
tr
az
en
kk
ky
uz
ru
tk

Türklerin Kutsal Mezarları: Kurganlar

Toprak zemine açılan bir çukur içine taş örgü duvarlar ve kalın kütük ağaçlar yardımıyla çevrilen odalarla oluşturulan sandık türü mezarlara ”Kurgan” adı verilir.

Türklerin Kutsal Mezarları: Kurganlar


Üzerlerine taş ve toprak yığılı biçimde bulunan bu mezarların yükseklikleri, 1 metreden başlayıp 70 metre kadar uzunluğa sahip olabilirler. Anadolu’da kimi zaman “Tümülüs” olarak da karşımıza çıkar. En önemli özelliği başta Asyadakiler olmak üzere yerleşik düzenden uzak, yayla hayatı yaşayan ekonomisi hayvancılığa bağlı topluluk mezar anıtları olmasıdır. İçlerinde ölü hediyeleri vardır. Bundan dolayı Kurgan ve buluntular, tarih adına oldukça önemlidir. "Kurgan" doğu Türkçesinde "kale"anlamına gelir. Öz Türkçede"korugan" fiilinden gelmiş olduğu düşünülür.

Esik Kurganı (Issık), Kazakistan’da, Alma-Ata şehrinin doğusunda ve 50 kilometre uzaklığında akan Issık nehrinin sol kenarındaki Esik mezarlığı kompleksi içinde bulunmaktadır. 3 kilometrelik alanı kaplayan kurganlar, genellikle "hakanların" gömüldüğü urganlar olarak bilinir. Rus arkeologları S.V.Kisilev, L.R. Kızlasov ve N.L.Çlenova’nın temel araştırmalarına göre bu geniş bölgelerin kültürel yakınlıklarını kanıtlamıştır.

Türklerin Kutsal Mezarları: Kurganlar


Esik Kurganı, hem sanat tarihi bakımından hem de dil ve kültür tarihi bakımından Türkoloji için mühim bir keşif olarak karşımıza çıkar.
 

Erken iç Asya Tarihinde kimilerine göre sadece küçük bir topluluktan ibaret olan Türkler (Proto-Türkler), Orta Asya coğrafyasında konar-göçer atlı göçebe bir topluluktur. Ancak bu görüş ve buna paralel diğer görüşler, Türklerin kültür tarihinin yanlış bilinenlerinin değişmesi ile büyük ölçüde azalmıştır. 

Esik kurganı buluntuları tespit edilen Türk Kültür tarihinin zenginliğine ışık tutması açısından da çok önemlidir.

Türklerin Kutsal Mezarları: Kurganlar


Esik Kurganı'ndan çıkan bulguların çoğunluğu, tıpkı Hun kurganlarında çıkan eşyalarda olduğu gibi altınla kaplanmıştır. Havan üsluplarında görülen paralel benzerliklerle beraber eserlerin altınla kaplanma tekniği, Esik’te evvelce yaşamış toplulukların, Hunlarla ortak bir kültür ve sanat anlayışı içinde olduklarını açıkça ortaya koymaktadır. Esik kurganın Türk dil bilimi açısından da önemi büyüktür. Bütün bu kalıntıların en önemlisi, üzerinde bir tasvir(betimleme, halk azında resim) olan gümüş kâsedir. Bu ise Kazakistan topraklarında keşfedilmiş yazılı dil ile ilgili en önemli Eskiçağ kanıtıdır.