Yusuf Güldür
3 weeks ago - 2 Dakika, 56 Saniye
tr
az
en
kk
ky
uz
ru
tk

Teşkilat-ı Mahsusa Gerçeği

Tarihte bazı alanlar vardır ki gri bölgededirler. Yani kimileri onları ak kimileri ise kara olarak nitelerler, o konuyu birbirlerine tam zır bir çerçevede değerlendirebilirler. Sözgelimi Cengiz Han kimileri için kan dökücü bir barbarken, kimileri için büyük bir hakandır. Aynı şekilde Lozan Barışı kimilerine göre büyük bir zaferken, kimileri bunu hezimet olarak tanımlar. Tıpkı 2.Abdülhamid karakterindeki Ulu Hakan ve Kızıl Sultan görüşleri gibi…

Teşkilat-ı Mahsusa Gerçeği


Söz konusu İttihat ve Terakki Cemiyeti hatta daha özelinde Enver Paşa olunca hiç şüphesiz böyle bir kırılma burada da yaşanıyor. Gelin isterseniz burada İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin daha da özelinde Enver Paşa’nın gayretleriyle oluşturulan Teşkilat-ı Mahsusa’yı ele alıp anlamaya çalışalım.

Teşkilat-ı Mahsusa Neden Kuruldu?

Bilindiği üzere meşrutiyet taraftarı ve Abdülhamid karşıtı olarak vücuda gelen İttihat ve Terakki Cemiyeti, 31 Mart Vakası olarak bilinen (13 Nisan 1909) olaydan sonra kansız bir darbeyle Abdülhamid’i devirmiş (27 Nisan 1909) ve bundan sonra devletin ipleri büyük oranda İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne geçmiştir.

Abdülhamid Devri’nin izlerini yok etmek isteyen bu cemiyet, Sultan’ın çok iyi çalıştığı bilinen Yıldız İstihbarat Teşkilatı’nı lağvetmiş fakat bu durum çok ciddi bir istihbarat boşluğu doğurmuştur.

1913 yılında Bâb-ı Âli Baskını denilen ikinci bir darbeyle Enver Paşa’nın idareyi tamamen ele geçirmesi ve Osmanlı Tarihi’nde Üç Paşalar Devri (Enver, Talat, Cemal) başlamasıyla, Osmanlı için son derece hareketli bir dönem başlamıştır.

Son derece maceraperest ve siyasi alanda acemi olan İttihatçılar, büyük sorunlara ve güçlü düşmanlara karşı mücadele edebilmek için bir istihbarat teşkilatının gerekliliğine inanmışlar ve yeni bir teşkilat vücuda getirmişlerdir.

Teşkilat-ı Mahsusa Kuruluyor

Enver Paşa tarafından 1913’te “Umur-ı Şarkiyye Dairesi” adıyla kurulan ve başına Süleyman Askeri Bey atanan bu kurum, 1914 yılında Teşkilat-ı Mahsusa adıyla resmiyet kazanmıştır.

Teşkilat-ı Mahsusa Gerçeği

Süleyman Askeri Bey
Özellikle düşmana karşı gayr-i nizami harp ve istihbarat çalışmaları yürütmek amacıyla kurulan bu teşkilat, gerek Batı Trakya, gerekse Arap bölgelerinde çok aktif bir çalışma yürütmüştür. Özellikle işgal altında ya da işgal tehdidi altındaki yerlerde halkı örgütleyerek milis güçleri oluşturan, düşmana sansasyonel baskınlarla zarar vermeye çalışan ve Osmanlı için ciddi bir istihbarat ağı oluşturan bu örgüt 1.Dünya Savaşı’nın sonuna kadar çalışmış, işgaller karşısında Kuvay-ı Milliye ruhunun temelini oluşturmuştur.

Bilinenin aksine, Teşkilat-ı Mahsusa sadece Türkçü bir örgütlenme değil, aynı zamanda İslâmcı çizgisi olan bir yapılanmadır. Öyle ki Ümmetçi Şairimiz Mehmet Akif Ersoy bile Teşkilat-ı Mahsusa’da görev almış ve namlı teşkilatçı Kuşçubaşı Eşref’le birlikte Necid Çölleri’nde Arapları düşmana karşı örgütlenmeye ve Osmanlı’ya bağlı kalmaya çağırmıştır.

Teşkilat-ı Mahsusa'nın Üyeleri

İttihatçıların devletin yıkılmasındaki rolü asla yadsınamasa da Teşkilat-ı Mahsusa içerisinde vatana aşk derecesinde bağlı ve vatan için canlarını orataya koyan pek çok kahraman olduğu da aşikârdır. Kuşçubaşı Eşref, Zenci Musa, Mehmet Akif, Gazzeli Cemal gibi nice kahraman vardır ki bu teşkilatın emri altında vatan için canlarını ortaya koymuştur.

Siz siz olun, söz konusu tarih olduğunda hiçbir konuda peşin hükümlü olmayın dostlar! Bazen birkaç hainin varlığı binlerce kahramanın varlığını gölgeler. Ya da bunun tersi de böyledir. Kimileri kandırılmış, kullanılmış olabilir. Burada bize düşen, eğer niyetleri halisse ve vatan için de mücadele etmişlerse onlara saygı duymaktır.