Berna Usta
1 year ago - 2 Dakika, 47 Saniye
tr
az
en
kk
ky
uz
ru
tk

Türk Ordusunun Ebedi Komutanı: Mete Han

Türk tarihinin en büyük hükümdarlarından olan Mete Han, Türk tarihinde ilk modern devlet ve ordu anlayışını geliştiren hükümdar olmuştur.

Mete Han'ın çocukluğunu M.Ö. 187 tarihinde Çin imparatoriçesine yazdığı mektupta şöyle anlatmaktadır. “Irmaklar ve göller arasında doğdum; geniş yaylalarda sığırlar ve atlar arasında büyüdüm; kendimi sık sık sınır boylarında buldum”.

Her Hun çocuğu gibi Mete Han koyunların sırtına binip farelere, gelinciklere, kuşlara, tilkilere ve tavşanlara ok atarak ilk atıcılık eğitimlerini yapmış ve kendini gelişmiştir.

Türk Ordusunun Ebedi Komutanı: Mete Han


Mete Han'ın Hayatı ve Savaşları

Çinli tarihçilerin Mete Han'ın gençlik hayatı hakkında toplayabildikleri en önemli bilgi, bir komplo olayının hikayesinden oluşmaktadır. Hun Hükümdarı (Şan-yü) Tuman’ın (Teoman) kendine varis olarak Mete Han'ı değil küçük hanımından olan oğlunu bırakmak istiyordu. Bunun için Mete Han'ı komşuları olan Yüe-çilere rehin olarak verdi ve Mete Han'ın rehin bulunduğu sırada Yüe-çilere saldırarak oğlunun öldürmeyi planladı. Mete Han rehin bulunduğu yerden kaçarak babasının planını bozdu.

Tuman, kurduğu komplonun başarısız olmasıyla tavır değiştirip, Mete Han'ı ödüllendirerek meseleyi unutturmak ve kapatmak istemişti. Mete Han ise babasının planının ne anlama geldiğini biliyordu ve artık babası ile arasında bir iktidar mücadelesi başlamıştı.

Mete Han'ın Babasını Öldürmesi

Mete Han ıslık çalan bir ok tasarladı ve oku neye doğru atarsa askerlerinin de hep birlikte o hedefi vurmalarını, vurmayacak olanların öldürüleceğini emretti. Çıktıkları av sırasında oku ilk önce değerli bir atına fırlattı. Atı vurmayan askerler öldürüldü. Daha sonra kendi eşini hedef aldı yine cesaret edemeyen asker öldürüldü. Bir süre sonra babasının atını hedef aldı ve bütün askerleri aynı anda hedefe ok fırlattı.

Artık askerlerlerine güvenen Mete Han, yine bir gün çıktıkları bir av sırasında babasını hedef aldı ve bütün askerlerin de aynı anda ok fırlatması ile Hun hükümdarı öldürülmüş oldu.

Mete Han tahta çıktıktan sonra güneybatı komşuları olan Tung-hular, Hun tahtına genç yaşta birinin çıkmış olmasından yararlanarak, Hun ülkesini istila etmek istiyorlardı. Bunun için Hunlara politik baskı uygulamaya başladılar. Gönderdikleri elçi ile Mete Han'n babası Teoman’a ait atı istediler. Mete Han bu isteği kabul ederek atı yolladı. Tung-hular Mete Han'ınkendilerinden çekindiğini düşünüp daha ileri gittiler ve Mete Han'dan cariyesini istediler. Mete bu istediği de kabul edip cariyesini yolladı. Tung-hular daha ileri giderek iki devlet arasında kullanılmayan çorak bir araziyi istediler.

Mete Han, "devletin temeli olan toprağı biz nasıl verebiliriz?" demiş ve hem verilebilir hem verilemez şeklinde öğüt verenlerin hepsi, başlarını ayaklarının önünde bulmuştur. Bu olay devlet hayatında taviz politikasının sınırlarını göstermesi bakımından önemlidir. Mete Han kendisine ait olan at ve cariyeyi vermekte tereddüt etmemiş ama halkın malı olan toprak söz konusu olunca taviz vermektense savaşmayı tercih etmiş ve bu tavır tüm Türk tarihi boyunca Türk devlet anlayışının temelini oluşturmuştur.

Mete Han'ın ordusu ani bir baskınla devletin namusuna el uzatan Tung-hu’lara haddini bildirmiş onları imha etmiştir.

Mete Han, tahtta kaldığı 20 yıl içinde Hun hakimiyeti altında Orta Asya birliğini kurmuştur. Altay dağlarından Aral gölüne kadar bütün ülkeleri ele geçiren Mete Han, 26 tane büyüklü küçüklü devleti ortadan kaldırarak, Hun siyasi birliğini sağlamıştır.