Yusuf Güldür
2 months ago - 2 Dakika, 48 Saniye
tr
az
en
kk
ky
uz
ru
tk

Türk'ün Bilge Atası: Bilge Kağan

Bilge Kağan denilince hiç şüphesiz ilk akla gelen Orhun Abideleri’dir. Zira Orta Asya Türkleri’nin tecrübelerinin, acılarının ve ülkülerinin taşların bağrına kazındığı bu abideler, Türk Tarihi’nin ilk yazılı kaynakları olarak kabul edilmektedir. Özellikle Çin tehlikesinin, kahramanlık vurgusunun ve Türklerdeki sosyal devlet anlayışının vurgulandığı bu eserler, maziden müstakbele gönderilen bilgece birer mesajdır.

Bilge Kağan Kimdir?

Türk


 Tarihte Türk adıyla kurulan ilk Türk Devleti olan Köktürkler’i mutlaka duymuşsunuzdur. Hani er meydanında Çinlileri dize getiren ama siyasi ayak oyunlarıyla Çin tarafından parçalanıp esaret altına alınan… Bu esaret dönemindedir ki 40 çerisiyle Çin Sarayı’nı basıp istiklâl mücadelesi veren Kürşad’ı yetiştirmiş olan medeniyet…

Kürşad’ın vatan aşkının tüm Orta Asya’yı sarmasından sonra kurulan 2.Köktürk (Kutluk) Devleti’nin en önemli hükümdarı olan Bilge Kağan, ismine yaraşır bir bilgelikle ülkeyi yönetmiş ve bu dönemde Köktürkler en güçlü zamanlarını yaşamışlardır.

Bilge Kağan, devlet yönetiminde bencil davranmamış, kardeşi Kültigin’i ve veziri Tonyukuk’u da yanına alarak Türk ulusuna emsalsiz bir dönem yaşatmıştır. Özellikle Çin oyunlarına karşı bir hayli uyanık olan Bilge Kağan döneminde Orta Asya’nın yegâne hâkimi Türkler olmuştur.

Bilge Kağan’ın Bazı Tasarıları:

Bilge Kağan’ı kendisinden önceki Türk Hakanları’ndan ayıran en önemli özelliklerinden birisi, Türkleri yerleşik hayata geçirme isteği olmuştur. Şehirler kurmak ve bu şehirlerin çevresini tıpkı Çinliler gibi güçlü surlarla çevirmek isteyen Büyük Hakan, bu fikrini veziri Tonyukuk’a açmış ve Tonyukuk’tan şu enfes cevabı almıştır;

“Türkler, Çinlilerin yüzde biri kadar bile değildirler. Su ve otlak peşindedirler. Avcılık yaparlar. Belli bir yerleri yoktur ve savaşçıdırlar. Kendilerini güçlü görünce, orduları yürütürler. Güçsüz bulunca kaçarlar ve gizlenirler. Çinlilerin sayı üstünlüklerini böylece etkisiz kılarlar. Türkleri surlarla çevrili bir kentte toplarsanız ve bir kez Çin’e yenilirseniz, onların tutsağı olursunuz.”

Herhangi bir hükümdar olsa kendi bildiğini okuyabilecekken, Bilge Kağan bilgeliğinin bir gereği olarak bu konuda vezirine kulak vermiş ve bu tasarısından vazgeçmiştir. Dahası, bir dönem Budizm dininin Türkler’e uygun olup olmadığını düşünmüş, bunu da vezirine danışmış ve Vezir Tonyukuk, bu dinin de Türklerin savaşçılığını baltalayacağını söyleyerek Bilge Kağan’ı bu düşünceden vazgeçirmiştir. Bir anlamda Bilge Kağan’ın başarısı bu bilgeliğinde ve devlet yönetiminde egodan çok akla önem vermesindedir.

Türk

Bilge Kağan Yazıtı

Bilge Kağan’ın Ölümü

Bilge Kağan, uzun yıllar ülkeyi birlikte yönettiği Vezir Tonyukuk ve kardeşi Kültigin’i kaybettikten sonra adeta yalnız kalmış, kolu-kanadı kırılmış ve Bilge Hakan’ın etrafındaki koruyucu dostluk zırhı delinmiştir.

Vezirin ve Kültigin’in ölümünden sonra, Çinliler kolaylıkla içte bazı hainler bulmuşlar ve bir toygun (bakan) olan Buyruk Cor’a Bilge Kağan’ı zehirletmişlerdir. Zehir kanına karışıp ölüm döşeğine düşen Bilge Kağan, daha dünyadan göçmeden intikamını almış ve hainleri öldürtmüştür.

Bugün Türk Dünyası’nın Bilge Kağan gibi alicenap, Kültigin gibi fedakâr ve Tonyukuk gibi âkil siyasetçilere ihtiyacı vardır. Tarih, bizim pusulamızdır vesselâm. O pusulayı kaybedenler, hadiselerin içinde yitip gideceklerdir.