Yusuf Güldür
2 months ago - 3 Dakika, 32 Saniye
tr
az
en
kk
ky
uz
ru
tk

Türkmenistan ve Türkmen Kültürü

Daha evvel tarihini anlattığımız ve “isyankâr kandaşlar” olarak nitelediğimiz Türkmenleri bir de kültürel açıdan ele alalım istedik. Zira Orta Asya Türk Kültürü’nü –hâlâ- en iyi yansıtan bu kandaşlarımızın geleneksel ve modern yaşam şekillerini irdelemeden, onların benliklerini ne kadar koruduklarını anlamak zorlaşır.

Türkmenler, belki de yeryüzündeki tüm Türk toplulukları içinde milli kültürlerine en fazla bağlı olanlardan birisidir ki, onların dinamik yaşam tarzı sayesinde Türk Kültürü kendisine nice Kızıl Elmalar bulmuş ve çınarın köklerinden Osmanlı gibi sürgünler filiz verirken, o çınarın gölgesi 21.yy’ın üzerine de düşmüştür. Gelin şimdi hâlâ bozkır kültürünün yaşatıldığı Türkmenistan'ı ve Türkmen kardeşlerimizi birkaç geleneğiyle yakından tanıyalım.

Türkmenistan ve Türkmen Kültürü


At Bakanlığı

Dünyadaki Tek At Bakanlığı Türkmenistan’dadır.

“At Türk’ün kanadıdır.” demişti Kaşgarlı Mahmut. Ne var ki çağın şartları bu kanatları kırmış ve özellikle Anadolu’da atın Türk Milleti için önemi azalmıştır. Günümüzde Anadolu’da at kullanımı o kadar azdır ki, pek çok köyde tek bir ata bile rastlamak mümkün değildir.

Bu yüzden ata sporlarımızdan cirit gibi, yamba kapma gibi pek çok spor artık unutulmaya yüz tutmuş, Anadolu bozkırları o ruhları okşayan nal seslerini çoktan unutmuştur. Bu, Türk dünyasının pek çok yeri için geçerliyken, Türkmenistan hiç şüphesiz bunun istisnasıdır.

Zira 3000 yıllık bir gelenek olan ata binme, Ahal Teke adlı efsanevi Türk Atını hâlâ yaşatma meselesi, Türkmen kandaşlarımız için adeta bir milli meseledir. Biz, bizi asırlarca seferden sefere, zaferden zafere taşıyan o kadim dostlarımızdan ayrı düşsek de Türkmenler hepimizin adına ata sahip çıkmaktadırlar.

Türkmenistan ve Türkmen Kültürü

Türkmenistan Devlet Başkanı Gurbanguli Berdimuhamedov
Öyle ki dünyada “At Bakanlığı” olan tek ülkedir Türkmenistan. Dahası her yıl Nisan ayının son haftası “At Bayramı” olarak kutlanır ki, kandaşlarımızın bu geleneklerini yâd etmek için bu ayın sonunda bu geleneği çevrenizde dile getirebilirsiniz. Özellikle At Bayramı döneminde yolunuz Türkmenistan’a düşerse, Türkmen süvarilerin birbirinden zor ve akrobatik hareketleri nasıl da kolaylıkla yaptıklarına tanık olur ve Türkmenlerin tarih boyunca savaşlarda ne kadar dinamik olduklarını anlayabilirsiniz.

Türkmenistan’da Göçebelik

Bilindiği üzere Türkmenler, Yörük Kültürü’nün en önemli temsilcilerindendirler. Bu yönüyle bu tarihsel kimlikleri bugünkü hayatlarına da yansımış ve Türkmenistan’da yarı göçebe yaşayan önemli bir nüfus kitlesi oluşmuştur. Dahası, bu göçebelik onların dillerinde de son derece önemli bir zenginlik ve çeşitlilik sağlamıştır.

Törenin İzdüşümü: Kuralcılık

Safkan Türk diyebileceğimiz Türkmenler, asırlar boyunca Türk Töresi’ne bağlı yaşamışlardır. Töreye bağlılık gereği, tarih boyunca son derece disiplinli bir hayat süren ve bu disiplinleri sebebiyle öz benliklerini koruyup, hızlı bir şekilde teşkilatlanan Türkmenler, günümüz dünyasında da kendi ülkelerinde koydukları katı kurallarla tanınmaktadırlar.

Örneğin eğer yolunuz Türkmenistan’a düşerse Başkent Aşkabat’ta kesinlikle fotoğraf çekmenin yasak olması gibi katı bir uygulamayla karşılaşırsınız. Bu durum, daha çok güvenlik gerekçesiyle olup, Türkmenler kendilerini dış dünyadan olabildiğince soyutlamışlardır. Dahası, umumi mekânlarda sigara ve alkol içilemediği gibi gece saat 23:00’dan sonra sokağa çıkmak da yasaktır. Dolayısıyla Türkmenistan, disiplinden hoşlanmayan bireylerin hoşlanacakları bir bölge değildir.

Benzerlikler ve Farklılıklar

Türkmenistan ve Türkmen Kültürü


Anadolu Kültürü
ve Türkmen Kültürü'nün benzer yönleri daha çok dini temaya dayanmaktadır. Öyle ki tüm dini bayramlar ile sünnet düğünü gibi gelenekler, her iki coğrafyada da kutlanma şekli bakımından benzerlik gösterir.

Buna karşılık Nevruz Bayramı, Türkiye’dekinin aksine görkemli törenlerle ve festivallerle kutlanmakta ve tabiatın uyanışı, tıpkı eski Türk toplumlarında olduğu gibi Türkmenlere de ayrı bir ruh vermektedir.

Ülke, 1991’de bağımsızlığını kazandıktan sonra, Marksist-Leninist kültürün etkisinden sıyrılabilmek için Saparmırat Türkmenbaşı tarafından ciddi bir revizyon döneminden geçirilmiş ve bu dönemde milli kimliğin ön plana çıkarılması için pek çok önemli adım atılmıştır.