Mehmet Volkan Balbay
3 years ago - 2 Dakika, 24 Saniye
tr
az
en
kk
ky
uz
ru
tk

Batıda Türkofobi ve İslamofobinin Geldiği Nokta: "Türk Yiyici"

İnsan, korkularının esiridir ve o korkular insana her türlü kötülüğü yaptırabilir. Bugün, kırk dokuz masum insanı acımasızca katleden Yeni Zelanda'lı terörist Brenton Tarrant, silahının kabzasına “TURKOFAGOS” yazarak, kendisinin ve kendisi gibi düşünenlerin korkularını haykırdı tüm dünyaya. Tüm insanlık, ölüm saçan o namlunun ucundan verilen “Türk Yiyici” mesajıyla, aslında korkunun bir insana neler yaptırabileceğine bir kez daha şahit oldu.

Batıda Türkofobi ve İslamofobinin Geldiği Nokta: "Türk Yiyici"


Kendisini savunma imkânı olmayan insanların üzerine alçakça kurşun yağdıran katil; korkularının acı bir eseri olan nefretini, gerçekleştirdiği katliam öncesinde sosyal medya hesabından yayınladığı bir bildirge ile kusmuştu. O talihsiz bildirgede Türklere ve Müslümanlara hitaben yazılmış olan: “Boğazın doğu yakasında kalın, batı yakasına geçmeyin!” anlamındaki satırlar, katilin ve beslendiği zihniyetin yaşadığı büyük korkunun boyutlarını gösteriyordu.

Tarrant neden silahına “Türk Yiyici” yazmıştı? Boğazın doğu tarafında kalmasını ısrarla istediği kişiler kimdi?

Bu sorulara verilecek olan doğru cevap, kırk dokuz kişinin neden şehit edildiğini anlamamızı sağlayacaktır.

Batıda Türkofobi ve İslamofobinin Geldiği Nokta: "Türk Yiyici"


Avrupa, kavimler göçünü başlatarak tarihin akışını değiştiren Türklere, önce Anadolu’yu ardından da İstanbul’u teslim etmek zorunda kalmıştır. Ancak kendilerince asıl büyük tehlike, İstanbul Boğazı’nın batısına doğru yayılan Türk akınlarıyla başlayacaktır. En son 1526 yılında yaşadıkları Mohaç travmasını günümüze kadar üzerinden atamayan Avrupa; Mohaç’tan sadece üç yıl sonra Türklerin Viyana önlerine kadar gelişini de tarih boyunca hazmedememiştir.

Türk yiğitlerinin, istenilen başarı elde edilememiş olsa bile Viyana önünde gösterdiği amansız mücadele; Hristiyan dünyası tarafından “beka sorunu” olarak algılanmıştır. Bugün yaşanan menfur hadiseyle gün yüzüne daha net bir şekilde çıkan Türk nefretinin kaynağı, yüzyıllardır aşılamayan Türk korkusu ve beka kaygısıdır.

Batıda Türkofobi ve İslamofobinin Geldiği Nokta: "Türk Yiyici"


Öte taraftan teröristin silahına “Türk Yiyici” yazması, ancak Türklerin bir araya geldiği dernek, lokal tarzı yerler yerine Müslümanların mabedi olan Camiye saldırması da, üzerinde dikkatle durulması gereken konulardandır. Bu tablo bizlere, Avrupa’nın bir kesiminin “Türk” derken yalnızca bir ırkı, salt bir kavmi tanımlamadığını gösteriyor. Hristiyan dünyasının lügatinde “Türk” demek, yüzyıllarca İslam’ın bayraktarlığını yapmış olması nedeniyle “Müslüman” demektir.

Bugün yaşanan menfur hadiseyle gün yüzüne daha net bir şekilde çıkan Türk nefretinin kaynağı, yüzyıllardır aşılamayan Türk korkusu ve Hristiyanlığın beka kaygısıdır. Oysa tarih dikkatle incelendiğinde bu kaygıların yersiz olduğu anlaşılacaktır. 

Çünkü Türklerin yönettiği toprakların tamamında Hristiyanların huzur içinde yaşamış olduğu tarihi vesikalarla sabittir. Osmanlı Devleti’nin hâkim olduğu topraklarda yaşamış olan Hristiyanların; dinlerini, kültürlerini ve dillerini kaybetmeden hayat sürdükleri yadsınamaz tarihi gerçeklerdendir.