Yusuf Güldür
4 months ago - 3 Dakika, 1 Saniye
tr
az
en
kk
ky
uz
ru
tk

Unutturulan Zafer: Kut'ül Amare

1.Dünya Savaşı denilince hiç şüphesiz ilk aklımıza gelen Çanakkale Zaferi olur. Zira Çanakkale Zaferi, Osmanlı’nın tüm cihanı titreten son kükreyişlerinden birisidir. Orada asırlar boyu anlatılacak nice destanlar yazılmış ve Çanakkale, Türk Tarihi’nin şeref sayfalarına altın harflerle kazınmıştır. Evet, Çanakkale Savaşı çok iyi bilinir, her yıl görkemli törenlerle yâd edilir de ya ondan bir yıl sonra gerçekleşen ve Osmanlı’nın son zaferi olan Kut’ül Amare… İşte bu zafer, çoğu insanımızın ismini bile bilmediği unutturulmuş bir destandır.

Unutturulan Zafer: Kut


Kut’ül Amare Nedir?

1.Dünya Savaşı Cepheleri arasında bulunan Irak Cephesi’nde gerçekleşen bu savaşta, Osmanlı petrol bölgelerini istila etmek isteyen Büyük Britanya Krallığı (İngiltere), büyük bir orduyla Bağdat’a doğru yürümüş ancak 22-23 Kasım 1915’te gerçekleşen Selman-ı Pak savaşında Sakallı Nurettin Bey komutasındaki Osmanlı birliklerine yenilmiştir.

Bu önemli savaşta yaklaşık 30 bin kayıp veren İngilizler, adeta neye uğradıklarını şaşırmışlar ve daha fazla kayıp vermemek için bozulup ricat etmişlerdir. İngilizlerin çok güvendikleri Tümgeneral Charles Vere Ferrers Townshend komutasındaki bu İngiliz 6.Poona Tümeni, Dicle Nehri kıyısındaki Kut’ül Amare kasabasına sığınmışlardır.

Unutturulan Zafer: Kut


Kut’ül Amare Kuşatması

İngiliz Ordusu zelil bir şekilde köşeye sıkıştıktan sonra umumi İngiliz Karargâhı’ndan yardım istemişlerdir. Dahası, bu sırada Doğu Anadolu’da işgalci konumda bulunan Rus birlikleri de teyakkuza geçirilmiş ve Osmanlı yiğitleri tarafından köşeye sıkıştırılan İngiliz Birlikleri kurtarılmaya çalışılmıştır.

27 Aralık 1915’te Miralay Sakallı Nurettin Bey komutasındaki Osmanlı Birlikleri Kut’ül Amare’yi kuşatmış ve Büyük Britanya için ecel terlerinin döküleceği günler başlamıştır. İngilizler, bu birliklerini kurtarmak için General Aylmer komutasındaki birliklerle saldırıya geçse de Sakallı Nureddin Bey onların da canına okumuş ve yine binlerce İngiliz askeri can vermiştir.

Halil Paşa Komutayı Devralıyor

Bundan kısa bir zaman sonra, Sakallı Nureddin Paşa’nın yerine, Enver Paşa’nın kendisinden bir yaş küçük olan amcası Halil (Kut) Paşa getirilmiş ve Halil Paşa da Kut’ül Amare kuşatmasını iyice yoğunlaştırmıştır.

Bundan sonra İngilizler birkaç kez kurtarma saldırıları düzenleseler de General Aylmer’in yerine General Gorringe getirilse de Osmanlı yiğitleri üzerine saldırı üstüne saldırı yapılsa da sonuç değişmemiş, Halil Paşa tüm saldırıları püskürtüp, koca Büyük Britanya’yı çaresiz bırakmıştır.

Unutturulan Zafer: Kut


Dile kolay, 5 aylık bir kuşatmadan sonra bu Kurt Kapanı’ndan çıkamayacaklarını anlayan İngiliz General Townshend, evvela tüm askerlerinin silahlarını yaktırıp, sonra da Halil Paşa’ya teslim olmuştur. İngiliz Tarihi açısından büyük bir utanç olan bu olayda 13 İngiliz General, 481 Subay ve 13300 İngiliz askeri Osmanlı tarafından esir alınmıştır.

Bu olay, Osmanlı’nın son zaferi olmakla birlikte İngilizlerin de tarihlerindeki en büyük utançtır. Zira İngiliz Tarihçi James Morris, bu olayı “Britanya askeri tarihindeki en aşağılık şartlı teslimi” olarak nitelemiştir.

Peki Kut'ül Amare Neden Unutturuldu?

Bu büyük zafer, Türk Ordusu tarafından kutlanan milli bir bayram olarak kabul edilmiş ve her yıl 29 Nisan Kut Bayramı adıyla kutlanmıştır. Ne zamana kadar mı? 1952’ye yani Türkiye’nin Nato’ya üye olmasına kadar. Zira 1952 yılına kadar bir Milli Bayram olan Kut’ül Amare Zaferi, Türkiye’nin Nato’ya üye olmak istediği 1952 yılında İngilizlerin ricası (dayatması) üzerine dönemin Demokrat Parti Hükümeti tarafından yasaklanmış ve Osmanlı’nın son büyük zaferi maalesef nesillerimize unutturulmuştur. Ne denir ki dostlar? Ecdat, biz unutalım diye yazmadı bu tarihi. Unutturmayacağız vesselam.