Hüseyin Efe KARATAY
2 months ago - 2 Dakika, 10 Saniye
tr
az
en
kk
ky
uz
ru
tk

Vefalı Türk Yine Gelecek

“Yıllar birer ikişer derken

Beşer onar mı yürüdü

Yollar silindi çoktan

Tarihi duman bürüdü”

Kerkük, Türk’ün gönlündeki kapanmaz yara… Şehrin tarihsel kısmı ile ilgili herkesin malûm olduğu bilgiler dışında bir şey söylemeyeceğim. Zira böyle bir çalışmayı ortaya koymanız için, en azından çok sayıda ana kaynağı, araştırma ürünü eseri, makaleyi, ansiklopedi maddesini ve sözlüğü taramayı ve kullanmayı göze almanız gerekir. Böyle bir çalışma ise alanında uzman kişilerce yapılmalıdır/yapılmaktadır. Ben elimden geldiğince Türk’ün gönlündeki yaraya bir Türk evladı olarak değinmeye çalışacağım.

Vefalı Türk Yine Gelecek

“Yine de içim diyor

Şuracıkta yakındadır

Ya Büyük ya Küçük

Kar'ın altındadır”

Kerkük: Bilinen tarih boyunca yaşayan tüm toplulukların göz bebeği, Türk topluluklarının Anadolu’ya göç etmeye başladığı tarihten bu yana bir Türkmen yurdu, tarihin tüm dönemlerinde zalimin zulmüne şimşek gibi inen Türkmen yurdu… Emperyalist, sömürgeci –sözde hümanist- batılı devletlerin zulmüyle baş başa kalmış, Türk’ün yetim bıraktığı Kerkük…

“Geçerken kapılardan kemerlerinden

Zaman denilen sarayın

Arayın kuşlar arayın

Arayın bulutlar arayın”

Kültür toplumların millet olduğunun kanıtıdır ve tarih her defasında defaatle göstermiştir ki kültürlerini kaybeden toplumlar yok olmaya mahkûmdur. İşte Kerkük bahsettiğimiz Türk kültürün göz bebeği, inci tanesidir. Tanrı dağlarından esen rüzgarlar serinletir halen Kerkük’ü. Ankara, Bakü ne kadar Türk’se Kerkük de o kadar Türk’tür. Bugün bizler bunu unutur, görmezden gelir, o topraklarda kandaşlarımızın verdikleri mücadeleyi yok sayarsak; tarih bizleri affetmeyecek! Oralarda bir yerlerde bir grup kandaş, garındaş var, bizden bir ses bekleyen…

“Perdeleri örtük

Lambaları sönük

Sırtında yıllar yük

Hatıraları kırık dökük

Bir yer olacak orada

Adı Kerkük”

Yine tarih şahittir ki Türk özgürlüğüne canından daha düşkündür. Kür Şad’lar, Kültigin’ler, Bilge Kağan’lar şahittir, delildir. İki bin yıllık tarihinde sadece elli yıl esir kalmış, bu sürede iki yüz elliden fazla isyan çıkarmıştır hürriyeti için. Bugün Kerkük’te Türkmenlerin verdiği bu mücadelenin iki bin yıl önce verilen mücadeleden tek bir farkı var o da ne yazık ki seslerini kandaşlarının duymaması. Demokratik şartlar çerçevesinde, gasp edilen hakları ve toprakları için verdikleri mücadele belki bugün bizler için çok büyük bir anlam taşımasa da tarih Kerkük Türkmenlerini en şerefli kalemiyle yazacak. Ataları gibi “Ya istiklal, ya ölüm!” fikriyle şeref dolu yazacak.