Yusuf Güldür
1 month ago - 3 Dakika, 1 Saniye
tr
az
en
kk
ky
uz
ru
tk

Yemen Türküsü’nün Acı Hikayesi

Osmanlı’nın, son dönemlerinde en fazla uğraştığı konulardan biri de Yemen Sorunudur. Zira İngiliz tesirinin en yoğun yaşandığı yer olmuştur Yemen. Burada özellikle Zeydiler, sürekli olarak Devlet-i Aliyye’ye isyan etmiş ve her fırsatta Osmanlı zabitlerini boğazlamaktan geri durmamışlardır.

Yemen Türküsü’nün Acı Hikayesi


Bunda şüphesiz İngiltere’nin teşvik ve kışkırtmaları etkili olmuştur. Bunu yaparken de, iyi eğitimli İngiliz ajanları, şeyh ve derviş kılığında, her yanda anti-Osmanlı bir propaganda yapmışlardır. Böylece zayıf karakterli ve menfaatperest bir kısım hain, Türk askeri avına çıkacak kadar kendinden geçmiştir. Bu trajik sorunu net olarak algılayabilmek için, gelin olayların başlangıç noktasına gidelim ve Yemen üzerinde ne tür oyunlar döndüğünü görelim.

Yemen Sorunu - Zeydiler

Burada ilk dikkat etmemiz gereken şey, isyancı Zeydilerin özellikleridir. Mutezile geleneğine sahip olan Zeydiler, Osmanlı’ya bağlandıklarından beri, Osmanlı Sultanı’nı halife olarak kabul etmeye yanaşmamışlardır. Dolayısıyla devlet sistemine tam anlamıyla kanalize olamamışlar, bu da sömürgeci devletler tarafından rahatlıkla kullanılmalarının kapısını açmıştır.

Yemen Türküsü’nün Acı Hikayesi


Hatta Zeydiler, Osmanlı hilafetini tanımadıkları gibi, kendi başlarındaki “imam” diye tanımladıkları liderlerini halife olarak görmüşlerdir. Tüm bu şartlar göz önüne alındığında, Yemen sorununun daha iyi anlaşılması mümkün olacaktır. Yani Osmanlı’ya isyan eden, hilafete bağlı ehl-i sünnet bir grup değil, Osmanlı hilafetini reddeden ve harici bir anlayışla hareket eden İngiliz yanlısı Zeydilerdir.

Sultan Abdülaziz zamanında 1872 yılında isyan eden ve bu isyanları Ahmet Muhtar Paşa’ca bastırılan Zeydiler, Sultan 2.Abdülhamid zamanında da rahat durmamışlardır. Bu defa, 1891 yılında İmam Hamidüddin önderliğinde ayaklanan Zeydiler, uzun müddet devletin başını ağrıtmıştır. Her ne kadar 1897-1898 yıllarında, büyük harekâtlar düzenlenmişse de Yemen’de tam bir sükûnet sağlanamamıştır.

1904 yılında İmam Hamidüddin’in ölümünden sonra yerine geçen oğlu İmam Yahya döneminde ise, artık Yemen, uğruna anaların türküler yaktığı bir ateş çukuruna dönmüştür. İmam Yahya isimli bu İngiliz piyonu, yeryüzündeki son bağımsız Müslüman devletin askerlerine, Avrupalı sömürgecilerin veremeyeceği kadar zarar vermiş, binlerce Anadolu yiğidinin katledilmesine sebep olmuştur.

Arap İsyanı - Ajan Lawrence

Yemen Türküsü’nün Acı Hikayesi


Bu katliamların başında İmam Yahya kadar rolü olan bir de İngiliz ajanı bulunmaktadır ki bu meşhur casus Thomas Edward Lawrence’dir. Özellikle 1.Dünya Savaşı sırasında Osmanlı’ya karşı Arap İsyanı’nı başlatan ve Araplara “Osmanlı zabitlerinin (subaylarının) üniforma düğmelerinin altın kaplama olup her kim zabit düğmelerinden 5 tane getirirse bu düğmeler 2 İngiliz lirasına satın alınacaktır” diyerek, adeta bir insan avı başlatan mahir İngiliz ajanıdır.

Lawrence, yıllarca Arapların içinde kalmış, onların dillerini, kültürlerini çok iyi öğrenmiş ve bir şeyh kılığında çölden çöle dolaşarak, Arap milliyetçiliğini içten içe körüklemiştir. Dahası, Mekke Şerif’i Hüseyin’i bile avucunun içine alıp bir kukla gibi oynatmıştır.

Özetle İngilizler, hem Arap milliyetçiliğini kullanarak kendilerince zeki bir politika izlemişler, hem de isyancıların kan dökücü eylemlerini parayla ödüllendirmişlerdir. Öldürülen ve parçalanan her Osmanlı zabitinin üniformasından sökülen düğmeleri, bunun en bariz kanıtıdır.

İşte bu yüzdendir ki Yemen Cehennemi’ne düşen Osmanlı’nın yiğitleri, sırf iki İngiliz altını için delik deşik edilmiş ve Yemen’i kavuran çöl sıcağından bin kat fazlası Anadolu’daki yürekleri yakmıştır. Bir soru tutturmuştur Türk Milleti Yemen Türküsü’yle;

Ano Yemendir,

Gülü çemendir

Giden gelmiyor

Acep nedendir?