Selman Yamak
7 months ago - 3 Dakika, 56 Saniye
tr
az
en
kk
ky
uz
ru
tk

Yılbaşının İslamdaki Yeri

Yılbaşının İslamdaki Yeri


2020 yılının sona gelmesiyle birlikte İslamiyette olmayan; kutlamalar ve eğlenceler yurdun her bir tarafını kuşatmış durumda. 

Hz. Adem (Aleyhisselam)' dan son Peygamber Hz. Muhammed (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)'e kadar gelmiş geçmiş bütün kitap ve Peygamberleri kabul ediyoruz. 

Ehli küfür; bizim hiçbir dini değerlerimize saygı göstermez ken, bizler onlara benzemek için neredeyse birbirimizle yarışırız.

Peygamber Efendimiz (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor: "Kişi sevdiği ile beraberdir."

Nasıl olur da bizler ehli küfüre benzeriz şaşılacak şeydir. Yüce Rabbimiz Ayeti Kerime de şöyle buyuruyor : 

- Onlar sizin sıkıntı çekmenizi severler, ağızlarından çıkana bakarsanız size nefretlerini kusarlar, kalplerinde gizledikleri niyetler daha fenadır ve daha büyüktür. Ey Müslümanlar size bu kadar Ayet okuyoruz eğer aklınız varsa (Bizi dinleyin)! (Ali İmran sûresi :118.Ayet)

İslâm’a göre farklı dinlere ait merasimlerin kutlanması kesinlikle haramdır. Dinlerin dinî özellik taşıyan âdetlerini tatbik etmek ya da onlara ta‘zîmde bir sakınca görmemek, en önemli hususlardan biri olmaktadır. 

Bu sebeple Kur’ân-ı Kerîm’in birçok âyet-i kerimesinde Yahudiler, Hristiyanlar ve Mekke müşriklerinden uzak durulması önemle vurgulanmıştır.

Yahudi ve Hristiyanların yolundan uzak kalmaya dair duâ ile tamamladığımız Fâtiha Sûresinin son âyeti : “Yahudi ve Hristiyanları dost edinmeyin, onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden kim onları dost edinirse, o da onlardandır” şeklinde Maide Sûresi’nin 51. Âyet-i kerimesi, bu manayı ifade eden âyet-i kerîmelerdendir.


Peygamber Efendimiz (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)'in ehli küfüre benzememe hakkındaki ikazları; 

- "Kim bir kavmin (topluluğun) karartısını (kalabalığını) çoğaltırsa o, onlardandır.” 

- “Kim kendini bir kavme benzetirse o, onlardandır.” 

- "Kendinizi Yahûdîlere ve Hristiyanlara benzetmeyiniz.” 

- “Bizden başkasına kendini benzeten, bizden değildir.”

Yılbaşının İslamdaki Yeri


Ulemânın ve Evliyânın büyüklerinden İmâm-ı Rabbânî (Kuddise Sirruhû) Hazretleri bu konu üzerinde önemle durmuş ve insanları mektuplarıyla sakındırmıştır:

“İki dîni tasdik eden dahi, şirk ehlinden sayılır. İslâm hükümleri ile küfrü bir araya getirmeye teşebbüs eden dahi müşriktir. Hâlbuki küfürden teberrî etmek (uzaklaşmak), şirk şâibelerinden sakınmak tevhiddir." buyurarak, şöyle devâm eder: Hindûların büyük bildikleri günlere tâzîm, Yahûdîlerce bilinen âdetlere uymak küfrü îcâp ettirir. Nitekim ehl-i İslâm’ın câhilleri, bilhassa kadınlar, küffârın belli günlerindeki küfür merâsimini icrâ etmektedirler. Bunları, kendileri için de bayram kabul edip, kızlarının ve kardeşlerinin evlerine onlar gibi hediyeler yollarlar… Böylelikle o merâsîme tam mânâsı ile îtinâ ederler.” (Mektubât-ı Şerife, 3 /41)


İmam-ı Rabbani (Kuddise Sirruhu) Hazretleri şöyle buyuruyor :

"Bizim bir komşumuz vardı, Müslümandı. Fakat bazı yanlışları vardı. Vefat etmek üzereydi, komşuluk hakkı üzere beni çağırdılar. Gittim ve gördüm ki komadadır. Kendini kaybetmiş olarak onu gördüğümdendir ki teveccühte bulundum, manevi bir yönelişle kendisine yanaştım. Kalbine manevi bir hal üzere nazar ettim (baktım), zifiri karanlık bulutlar çökmüş, iman nuru sönecek bir mum gibi kalmış olarak gördüm. Komşuluk hakkını mülazaha ederek ne yapabileceğimi düşündüm. Karanlıkları dağıtmak amacıyla teveccüh ettim lakin zerre kadar karanlık açılmadı, dağılmadı. Bunu bir iki kere denedim ama fayda yok.

Üçüncüde de olmayınca "Ya Rabbi! Acaba bende mi bir kusur var bugün" diye düşündüm. "Bu kadar sana müracaat ettim ama hiçbir faydası olmadı" diye niyaz ederken tam o esnada kalbine bir nida :

"Ey imam! Eğer sen bu teveccühlerini dağlara yapmış olsaydın, senin hürmetine ve teveccühün bereketine dağları yerinden sökerdim.

Ama bu adamdan sen bir karanlık açamazsın, çünkü bunun karanlığı bazı amel noksanlıklarından değil, bazı günahları işlediğinde değil, dinsizlerin ve müşriklerin Hinduların şirk merasimine katılmasındandır. Burada şirk vardır ve senin teveccühün tesir etmez "diye bir ilham geldi.

O zamanlar Hindistan'da şirk bayramlarında boyalı, renkli pilav pişiriyorlarmış ve birbirlerine bunu hediye ediyorlarmış. Bu Müslüman adam da onlardan etkilenmiş aynı günde aynı şekilde pilav pişiriyormuş, yiyor, dağıtıyor ve de kutluyormuş.

Peki şimdi günümüzde bu olaydan farksız ne var!

Hz. İsa (Aleyhisselam)' ın doğumu böyle içkiler, zinalar ve şirklerle mi kutlanır. Bir Peygamberin doğumu böyle mi ihya edilir. 

İmansızlıktan daha kötü bir bela yoktur. Bu günde ne bir programa bakmalı nede o güne özel bir program yapılmalıyız. Eğer doğum günümüz dahi o güne denk gelecek olsa ya bir gün önce yada bir gün sonra kutlamalıyız. Bu hareketimiz ile şunu demiş oluyoruz; Rabbim bizler senin sevmediğini sevmiyor ancak ve ancak sana itaat ediyoruz, diyoruz.

 

                                   ومنالله التوفيق


Selman YAMAK

selmanyama5@gmail.com

@selman_sefer