S KENC
5 months ago - 2 Dakika, 49 Saniye
tr
az
en
kk
ky
uz
ru
tk

Üzüm ve Pekmezin Tarihsel Yolculuğu

Asma olarak nitelendirilen ve pekmez yapımında da kullanılan üzümün anavatanı Anadolu olarak bilinmektedir. Coğrafi konumu itibariyle bağcılığa son derece elverişli olan Anadolu’da “bağcılık” MÖ 3000’lü yıllara uzanan bir geçmişe sahiptir. 

Üzüm ve Pekmezin Tarihsel Yolculuğu


Üzüm Adı Nereden Geliyor?

Üzüm kelimesinin kökeni Uygur dönemine dayanan bir kelime olup, dönemin tıp kitaplarında kendine yer edinmiştir. Örneğin “kurug” ifadesi kuru üzümün ta kendisidir. Kaşgarlı Mahmut’un da zikrettiği “üzüşmek” deyimi ise bir üzüm toplama yarışını ifade eder. Kıpçak Türk çevrelerinde ise “yüzüm” ifadelerine rastlanır.

Üzüm ve Pekmez’in Tarihteki Yeri

MÖ 2000’li yılların başında Erken Hitit ve Asurlular zamanında yazılan eserlerde “bağbozumu” ifadesine rastlanır. Konya-Karahöyük kazılarında yine Erken Hitit dönemine (MÖ 1750) ait üzüm çekirdeği kalıntıları ve salkım biçimli kaplara rastlanmıştır. Ayrıca Hitit kanunlarında da “bağ çubuğu” ifadeleri olduğu ortaya çıkarılmıştır. 

Üzüm ve Pekmezin Tarihsel Yolculuğu

Hitit kaya resimlerinde üzüm
Orta Asya Türk tarihine bakacak olursak bağcılığın çok önemli bir zirai faaliyet olduğu görülmektedir. Öte yandan Çin halkının ilgisini çeken üzüm, bu ülkeye Göktürkler tarafından ihraç edilmekteydi. 

11’inci yüzyıla gelindiğinde ise üzüm suyu, üzüm şerbeti ve bekmes (pekmez) elde edildiği, ayrıca kavut (talkan) adı verilen kavrulmuş arpa ununa pekmez katılarak tüketilen bir tür helva tüketildiği bilinmektedir. Burada Kaşgarlı Mahmut’un derlediği “Kavutu olan pekmeze katar, aklı olan ise öğüdü tutar” sözünü de hatırlatmadan geçmeyelim.

Pekmezi Yapılan Meyveler

Türk tatlıları yıllar boyunca bal ve pekmezle yapıldı. Bu şekilde Türk damak tadının önemli bir öğesi olan pekmez, zamanla yerini şekere bırakmıştır. Öte yandan pekmez, saklanması güç olan üzüm ve üzüm şırasının tüketim ömrünü uzatma işlevini de görmüştür. 

Meyve şırasının yoğunlaştırılıp kaynatılmasıyla oluşan pekmez, üzümün yanı sıra dut, erik, armut ve elma gibi meyveler ve keçiboynuzu ile de yapılmaktadır. Kimi yörelerde nadiren de olsa karpuz, nar ve şeker darısı gibi ürünlerden de pekmez imal edildiğine rastlanır. Andız pekmezi de pekmez çeşitleri arasında ilginç bir örnektir. Bu pekmez Toroslar’da yetişen andız ağacının olgunlaşmış kozalaklarından imal edilir.

Üzüm ve Pekmezin Tarihsel Yolculuğu


Pekmezin Faydaları

Yağ ve kolesterol içermeyen, antioksidan, demir, magnezyum, kalsiyum, manganez, potasyum ve B6 vitamini bakımından zengin bir ürün olan pekmez ölçülü bir şekilde tüketildiğinde birçok faydaya sahiptir. 

İşte pekmezin iyi geldiği rahatsızlıklar:

1. Halk tarafından sıklıkla dile getirilen “pekmez kan yapar” söylemi, yerinde bir ifadedir. Pekmez tüketimiyle kırmızı kan hücrelerinin üretimi artar.

2. Pekmez, kabızlık vb. sindirim sorunlarına iyi gelir. Zira doğal bir “müshil” niteliğindedir. Dışkı yumuşatıcı rolüyle kabızlık problemi çekenlere pekmez tüketmeleri önerilir.

3. Pekmez, kalp dostudur. Yüksek kolesterol ve tansiyon sorunları olanlara da pekmez tüketmeleri tavsiye edilir. İçeriğindeki potasyum, vücutta hipertansiyona sebebiyet veren sodyumun etkisini azaltır.

4. Kanserle mücadele eden pekmez, zengin selenyum içeriğiyle hücrelerin kanserle mücadelesinde bir takviye edici vazifesini görür. Ayrıca serbest radikallerle mücadele eder.

5. Pekmez, enerji verir; vücudun direncini ve dayanıklılığı artırır. Karbonhidrat zengini olan pekmez, düşük enerjili kimseler için ideal bir enerji kaynağıdır.

6. Pekmez, uyku sorunu çekenlere tavsiye edilir. Kalsiyum zengini olan pekmez, “melatonin” üretimine yardımcı olur.